3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2012/27840 E. , 2013/28025 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkmesi tarafından 16/07/2007 tarih ve 2007/250 E, 2007/595 K sayılı kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanığa 29/11/2007 günü tebliğ edildiği, sanıkça kanun yoluna başvurulmadığı, karar kesinleştirilerek infaza verildiğinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulması konusunda Adalet Bakanlığı'ndan talepte bulunulduğu, talebin tebliğname ile tevdi edildiği Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 15/07/2008 tarih ve 18653/13430 E/K sayılı ilamla mahkmece verilen kararda yasa yolunun hatalı gösterilmesi nedeniyle kararın kesinleşmemiş olduğu, kararın usulünce tebliğ edilerek kesinleşmesi sağlandıktan sonra ancak kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği belirtilerek talep reddilmiştir.
Mahkemece 16/07/2007 tarih ve 2007/250 E, 2007/595 K sayılı karar ilgilisine başvurulabilecek kanun yolu, kanun yoluna başvurma süresi, sürenin ne şekilde başlayacağı, kanun yoluna başvurma şekillerini içerir meşruhatla gerekçeli kararı tebliğ etmek yerine 5728 sayılı yasa ile yapılan değişiklikler gerekçe gösterilerek dosya tekrar esasa kaydedilmiş ve 16/09/2008 tarih 2008/831-680 E/K sayılı yeni bir karar verilmiştir.
Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 16/07/2007 tarih ve 2007/250 E, 2007/595 K sayılı kararın Başsavcılıkça mahkemesi vasıtası ile tebliği sağlanmış ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesi alınarak dosya Başsavcılığa iade edilmiş olmakla 16/09/2008 tarih 2008/831-680 E/K karar yok hükmünde olduğundan temyiz incelemesi Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkmesi tarafından 16/07/2007 tarih ve 2007/250 E, 2007/595 K sayılı kararına münhasıran yapılmıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Sanığın tekerrüre esas kabul edilen Şanlıurfa Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24/10/2002 tarih ve 2001/2234 E, 2002/2008 K sayılı ilamının karar tarihi itibariyle kesin nitelikte erteli adli para cezasını içermesi nedeniyle tekerrüre esas kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.