Esas No
E. 2023/1220
Karar No
K. 2023/1523
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/1220
KARAR NO: 2023/1523

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/05/2023

NUMARASI : 2023/147 Esas

DAVA: MENFİ TESPİT - İHTİYATİ TEDBİR
KARAR TARİHİ: 14/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/09/2023

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/147 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 16.05.2023 tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 24.02.2023 tarihli ara karar ile;''...Davacı vekili 11/04/2023 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, icra takibine konu miktarı icra baskısı altında ödemek zorunda bırakıldığı takdirde davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verileceğini, icra takibine konu miktar ödendiğinde ileride telafisi imkansız zararlarında doğacağı açık olduğunu, teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasını karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.

İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.

Daha önce reddedilen ihtiyati tedbir istemleri hakkında yasa yoluna başvurulmaksızın yeniden talepte bulunulması halinde her iki karar arasında yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde talebin kabulünü gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte yeni delillerin, durum ve maddi vakıaların ortaya çıkmış olmasının zorunlu bulunduğu, somut olayda ihtiyati tedbir istemi için yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde tedbir kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı, daha önce verilen redde ilişkin kararı etkileyecek ve değiştirecek yeni durum, koşul ve delillerin bulunmadığı, ayrıca istemin kabulüne karar verilmesinin önceki kararla çelişki yaratacağı gibi usul ve yasaya uygun olmayacağı birlikte değerlendirildiğinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/1187 esas, 2021/1019 karar, 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/829 esas, 2021/1313 karar ve 2021/905 esas, 2021/919 karar sayılı benzer iddialardan kaynaklanan ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takibinin durdurulması yönünde karar verilmesinin mümkün bulunmadığını belirten kararları dikkate alınarak yasal koşulları oluşmayan...'' gerekçesi ile davacı tarafın icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin REDDİNE ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin daha büyük zarara uğramasının önlenmesi, davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar dosya borcundan fazlasını icra dosyasına depo etmeyi kabul etmekte olduğunu, zira müvekkilinin icra tehdidi altında sebepsiz yere yapacağı ödemeyi geri alamama ihtimalinin olduğunu, bunun önlenmesi için %115 teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir.

Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.

Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama gerektirmesine ve bu aşamada üçüncü kişi tarafından kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile yapılan icra takibi yönünden ihtiyati tedbir koşullarının oluşmamasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/147 esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak verilen 16/05/2023 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 269,85.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın tenzili ile bakiye 89,95.TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog