Esas No
E. 2023/2267
Karar No
K. 2023/7894
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/2267 E.  ,  2023/7894 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/275 E., 2022/687 K.
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki aidiyet tespiti ve yaşlılık aylağı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, davacının prim ödeme, yaş ve gün sayılanın doldurarak davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için 31.12.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bu talebin davalı Kurumca 5000 iş gününü doldurmadığı gerekçesi ile reddedildiği, Kurumun bu işleminin reddinin gerektiği, davacının ... ... ve ... sicil numaralan ile çalıştığı ve primlerinin bu numaralar üzerinden yatırıldığı,... SGK tarafından ... sicil numarasına ait hizmet sürelerinin ... sicil numarası ile birleştirilerek ... sicil numarasının iptal edildiği, ayrıca davacının primlerinin bir kısmının kendi sicil numarası üzerinden değil, ... sicil numarası üzerinden... TCK No’lu ... adına yatırıldığı, oysa bu primlerin davacının çalışmalarının karşılığında yatırılan sigorta primleri olduğu, Kurumca yaşlılık aylığı talebinin reddi üzerine, ... adına olan hizmet cetvelinde yer alan ve ... olarak görünen ödemelerin kendisine ait olduğunu ve kendi sicil numarasına aktarılmasını talep ettiği, bu yanlışlığın düzeltilmediği, davacının çalışmış olduğu döneme ait sigorta primlerinin başka sicil numarası ile başka kişi adına yatırılmış olduğunun dosyaya sundukları bordrolardan da anlaşıldığı, bu nedenle davacının mağdur olduğu, yaşlılık aylığı talebinin bu yüzden reddedildiği belirtilerek, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin müracaat tarihi olan 31.12.2007 tarihi itibariyle kabulü, davalı ...’in tespit edilecek adresine dava dilekçesinin tebliği, ... sicil numarası üzerinden yatırılmış olan primlere ait hizmet sürelerinin ... sicil no'sunda birleştirilmesi, davalı Kurumun emeklilik talebinin reddine dair kararının kaldırılması, tahsis talep tarihi itibariyle tahsisin yapılması ve yaşlılık aylığı bağlanması talep edilmektedir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacının aidiyet tespitine ilişkin istemlerinin çelişkili olduğu, aidiyet tespitine konu edilen dönemlerin anlaşılamadığı, dava dilekçesinin açıklanması gerektiği, diğer davalının dava konusundaki beyanının alınması, aylık bağlanması istemi ile aidiyet tespitine ilişkin istemin ayrı ayrı davaların konusunu oluşturduğu, birinin tespit diğerinin ise eda hükmü verilmesini içerdiği, davaların ayrılması zorunluluğunun bulunduğu belirtilerek, davacı ve diğer sigortalıya ait nüfus kayıtlarının celbi, davacıyı yakından tanıması gereken aynı işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi, işyerinde diğer sigortalının mı, davacının mı çalıştığının kesin olarak belirlenmesi, bilirkişi marifetiyle işe giriş bildirgesi esas alınarak imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılması, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, davacının sicil dosyasının incelenmesinde çalışmalarının 5000 güne ulaşmadığının anlaşıldığı, davacının isteminin haksız olduğu üzerinde durularak davaların ayrılması ve reddi savunulmuştur.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2010/1159 E., 2016/204 K. sayılı kararı ile dava konusu uyuşmazlığın, ... sicil numarasıyla 01.04.1986 tarihinden sonra hem davacı ... hem de davalı ... adına görülen çalışmaların davacı ...'e ait olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı, dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler, yapılan tespitler, beyanı alınan tanıkların ... ... İnşaat, Davut Güngör, ... Mühendislik, Polyma, Sunta Fabrikası işyerlerinde çalışan kişinin davacı olduğunu, ... isminde bir şahsın çalışmadığını beyan etmeleri, davalı ...'in de duruşmadaki beyanında bu husuları doğruladığı, tüm bu hususların değerlendirilmesinde 34000... sicil numarasında 01.04.1986 tarihinden sonra ... ve ... adına görülen 01.04.1986-09.06.2005 tarihleri arasındaki 4250 gün çalışmaların davacı ...'e ait olduğu kanaatine varılmış, davacıya 31.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği belirtilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 14.05.2019 tarih ve E.2016/15879, K.2019/4266 sayılı kararında "Davacı, hizmetlerinin bir kısmının davalı ... adına kaydedildiğini ve onun hizmetinde göründüğünü belirtmek suretiyle, bu hizmetlerin aidiyetinin tespiti ile sonrasında yaşlılık aylığı bağlanmasını istemektedir. Mahkemece yapılan araştırma sonrasında, tanık beyanları nazarında davacının 34000... sicil numarasında 01.04.1986 tarihinden sonra ... ve ... adına görülen 01.04.1986-09.06.2005 tarihleri arasındaki 4250 gün çalışmaların davacı ...'e ait olduğu, davacıya 31.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava dosyası incelendiğinde, davacı ile davalının kimlik bilgilerinin birbiri ile benzerlik göstermekle birlikte, Mahkemece davacıya aidiyetine karar verilen sigorta kayıtları irdelendiğinde, 1990/1 dönemi ile 23.07.1991 tarihleri arasında 7599 işyeri sicil numaralı Sunta Tahta ... A.Ş. adına kayıtlı işyerindeki bordro örneklerinde davalının sigorta sicil numarası ile davacı adına kayıt bulunduğu, 1992/3-1993/1 tarihleri arasında geçen 223 güne ait 611863 işyeri sicil numaralı Erdoğan Dereli adına kayıtlı işyerinde geçen kayıtlara ait bordro örneklerinin bir kısmında davacı, bir kısmında davalının ad ve soyadı kullanılarak davalının sigorta sicil numarası ile sigorta kaydı yapıldığı, yine 1995/2-1995/3 tarihleri arasında geçen 205 güne ait 500430 işyeri sicil numaralı ...... A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 01.06.1995 tarihli işe giriş bildirgesinde davalının kimlik bilgilerinin yer aldığı ve bordro örneklerinde de davalının ad, soyad ve sigorta sicil numarası ile sigorta kaydı yapıldığı, aynı işyerinde 1996/1-1998/3 dönemleri arasında geçen 823 güne ait bordro kayıtlarında davacının adı, davalının sigorta sicil numarası ile sigorta kaydı yapıldığı, 1999/1-1999/3 tarihleri arasında geçen 229 güne ait 81036989 işyeri sicil numaralı ... Prefabrik ...A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 15.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesinde davalının kimlik bilgilerinin yer aldığı, 2004/6-8. aylarındaki 77 güne ait 1073434 işyeri sicil numaralı ... ...Ltd. Şti. adına kayıtlı işyerindeki bordro örneklerinde TC kimlik numarasının davacı adına, sigorta sicil numarasının ise davalı adına kayıtlı olduğu, 2004/8-2005/6 aylarındaki tarihleri arasında geçen 286 güne ait 1072825 işyeri sicil numaralı ... İnş... Ltd.Şti adına kayıtlı işyerine ait işyeri tescil bildirgesinde davalının kimlik bilgilerinin yer aldığı ancak aynı aya ait bordro örneğinde davacının TC kimlik numarası ile sigorta kaydı bulunduğu, davalının 20.10.1988-31.12.1999 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, davalının duruşmada alınan beyanında 1996 yılından beri Almanya'ya yerleştiği ve Sunta ... A.Ş.'de çalışmadığını ifade ettiği, diğer işyerleriyle ilgili beyanının alınmadığı, mahkemece resen tanık dinlenilmeden davacı tanıklarının beyanları ile yetinildiği, tüm bu veriler ışığında davalı adına kaydedilen çalışmaların davacıya aidiyeti hususunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmediği anlaşılmaktadır.

Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece mevcut yazılı belgeler üzerinde araştırma yapılmış, taraf beyanları alınmış ve en son tanık dinlemek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, tanık sözlerinden ayrı olarak işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği bulunmaktadır. Mahkemece, tüm Türkiye çapında nüfus kayıtlarından araştırma yapılmalı, davacının ad ve soyadını taşıyan başka ... isminde kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bildirilen kişilerin adres bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, özellikle davacının ... ...A.Ş., ......A.Ş.'de geçen çalışmalarına ait işe giriş bilgilerinde davalının kimlik bilgilerinin neden yer aldığı, karışıklığın nasıl meydana geldiğinin araştırılması, bordro tanıkları resen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, 1996 sonrasına ait davalının yurtdışı giriş çıkış belgelerinin celbi ile aidiyet tespiti istenen çalışmaların gerçekte kime ait olduğu, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, tüm bu hususlar aydınlığa kavuşturulduktan sonra yaşlılık aylığı istemi yönünden varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni" olduğu belirtilerek verilen karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapıldığı, eksikliklerin giderildiği, emniyet Müdürlüğünden davalının yurda giriş çıkış kayıtlarının celp edildiği, Nufüs ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden ... isimli kişi bilgilerinin celp edildiği, ... Prefabrik şirketine müzekkere yazıldığı, bir kısım tanıkların dinlendiği, tespit bilirkişisinden rapor alındığı, toplanan delillerin bozma ilamı öncesinde toplanan delillerle birlikte değerlendirildiği, tanık ... ... İnşaat, Davut Güngör ... Mühendislik Polyma, Sunta Fabrikası işyerlerinde çalışan kişinin davacı olduğunu, Mehmet Masum Çetin adında kişinin çalışmadığını beyan etmeleri, bozma ilamı sonrasında beyanları alınan bordro tanıklarının işyerinde çalışan kişinin davacı ... olduğunu belirtmeleri, davalının kendisinin sunta Sanayi Tic..Ltd.Şti'nde hayatı boyunca çalışmadığını, 1990'lı yıllarda memleketi ...'de 1975-1982 yıllarında ...'da olduğunu, davanın mahiyeti hakkında bilgi sahibi olmadığını, Sunta Sanayinde Mehmet Masum Çetin isimli çalışan varda da kendisi olmadığını, 1996 yılında Almanya'ya gidip yerleştiğini, halen de Almanya'da ikamet ettiğini beyan etmesi Türkiye çapında yapılan araştırmada Sadık oğlu 1957 doğumlu başka bir Mehmet Masum Çetin bulunmadığının tespit edilmesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, eksik inceleme ile hüküm tesis edidliğini beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, aidiyet tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr.

A. Recai Seçkin’e Armağan, ...

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

3.Değerlendirme Somut olayda, Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.

Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere 500430 işyeri sicil numaralı ...... A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 01.06.1995 tarihli işe giriş bildirgesi ile 81036989 işyeri sicil numaralı ... Prefabrik ...A.Ş. adına kayıtlı işyerine ait 15.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde davalıya ait kimlik bilgileri bulunduğundan bildirgelerde davalının kimlik bilgilerinin neden yer aldığı, karışıklığın nasıl meydana geldiği araştırılmalı, işe giriş bildirgeleri üzerinde yer alan imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmalı, aidiyeti istenen tüm işyerleri ile ilgili bordro tanıkları resen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalının yalnızca Sunta ... A.Ş.'de çalışmadığını ifade etmesi, diğer işyerleriyle ilgili beyanının alınmamış olması nedeniyle tüm işyerleri ile ilgili olarak (9 adet işyeri) çalışmasının bulunup bulunmadığı sorulmalı, tespiti istenen çalışmaların gerçekte kime ait olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, tüm bu hususlar aydınlığa kavuşturulduktan sonra yaşlılık aylığı istemi yönünden varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog