12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/20625 E. , 2012/28734 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Esas-Karar No : 2009/79 müteferrik
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Urla Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/12/2008 tarihli ve 2006/380 Esas, 2008/824 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/02/2009 tarihli ve 2009/79 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak;
1.Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/02/2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 Esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde yer alan şartın aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık vekilinin itirazının kabul edilmiş olması karşısında, önceki hükümle belirlenen ve sanık için kazanılmış hak olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan daha ağır ve sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 16/06/2009 gün ve 2009/6354/32042 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/06/2009 gün ve 2009/161003 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın, 1. derece doğal sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu kabul edilerek sanık hakkında anılan kanun maddesi uygulanmak suretiyle hüküm tesis edildiği, “sanığın daha önce kasıtlı bir suç işlemediği ve yargılama sürecinde gösterdiği davranışlar dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaate varıldığı” gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile eklenen 6. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, mahkemece anılan hükmün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, sözü edilen ilk iki koşul değerlendirildiği halde, “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” koşulunun tartışılmadığı, halbuki 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine aykırı hareket neticesinde, Devlet tarafından tescil edilerek koruma altına alınan bölgenin, izinsiz inşai ve fiziki müdahaleler nedeniyle zarar gördüğü, kamunun bu şekilde uğradığı zarar maddi olarak ifade edilemeyecek ve “aynen iade” ya da “tazmin” suretiyle giderilemeyecek olmakla birlikte, izinsiz yapılan inşai ve fiziki müdahalelerin kaldırılması, başka bir deyişle “suçtan önceki hale getirme” yoluyla zarar gideriminin mümkün olduğu, sanığın ya da müdafiinin, 1. derece doğal sit alanına yapılan inşai ve fiziki müdahaleye son verildiğine, alanın, müdahale öncesi hale getirildiğine dair savunmada bulunmadıkları gibi, dosya kapsamında, bu yönde herhangi bir bilgi veya belge de mevcut olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinde aranan koşulun gerçekleşmediği,
Diğer yandan, mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık müdafii ile katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin itiraz ettikleri, itiraz mercii olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden inceleme yaparak, “doğal sit alanı içerisinde bulunan taşınmaza tecavüz ettiği kabul olunan sanığın bu alana verdiği zararı gidermediği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına hükmettiği, bu aşamada henüz esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından, sanık aleyhine bir durum yaratıldığından ve dolayısıyla sanığın kazanılmış hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla; Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden,
Adalet Bakanlığı'nın, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/02/2009 tarih ve 2009/79 müteferrik sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.