Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/1022
Karar No
K. 2021/1022
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1022 Esas - 2023/1075

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/1022
KARAR NO: 2023/1075
VEKİLİ: Av... - [16312-13659-....] UETS
DAVALI: ... TARIM KİMYA GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ....... [....-53473-17120] UETS
VEKİLİ: Av. .... - [16436-34967-....] UETS
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/11/2021
KARAR TARİHİ: 14/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafça, müvekkil-borçlu aleyhine Bursa 10. İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı icra dosyası ile müvekkil şirket tarafından teminat senedi olarak davalı tarafa verilen toplamda 50.000-TL meblağlı senetlere istinaden örnek 10 icra takibi yapıldığını, davalı şirket müvekkile zarar verme kastıyla teminat amacıyla verilen senetleri icra takibine konu ettiğini, müvekkil davacı ile davalının ticari ilişkisinin başlamasının akabinde müvekkil davacı tarafından davalı tarafa teminat amacıyla verilen 25.000-TL bedelli iki adet senet Bursa 10. İcra Müdürlüğü’nün 2021/...

E. Sayılı dosyasına kötü niyetle konu edildiğini, zira söz konusu senetler incelendiğinde eski tarihli ve malen ahzolunmuş olması iş bu durumu açıkladığını, zira davalı taraf takip konusu teminat senetlerini ticari defter ve kayıtlarına kaydetmediğini, müvekkili davacı şirket icra takibine konu edilen senetleri davalı tarafa verdiğinde teminat olarak verildiğine ilişkin evrak düzenlemiş ve evraka imza atarak davalı tarafa gönderdiğini, davalı şirket ise müvekkilin ıslak imzalı olarak kargo ile gönderdiği evrakı imzalamamış ve geri göndermediğini, sunulan ve müvekkil tarafından davalı tarafa gönderilen evrak incelendiğinde icra takibine konu edilen senetlerin teminat amacıyla verildiği sübuta erdiğini, müvekkili davacı şirket tarafından teminat amacıyla verilen senetler kargo ile gönderildiği gibi aynı gün müvekkil davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirket yetkilisine Whatsapp uygulaması aracıyla bildirildiğini, teminat senetlerinin yanında teminat amacıyla verildiğinei gösterir belgeninde gönderildiği Whatsapp kayıtlarıyla sabit durumda olduğunu, davalı taraf icra takibine konu senetlerin teminat amacıyla verildiğini bilmesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin olumsuz devam etmesi nedeniyle kötü niyetle teminat senetlerini icra takibine konu ettiğini, davalı taraf müvekkil şirkete zarar verme kastıyla hareket etmekte olup iş bu teminat senetlerinin yanı sıra ödenmiş senetleri de icra takibine konu ettiğini, söz konusu ödenmiş senetlere istinaden dava ikame edilmiş olup karara çıktığında sayın mahkemenize bildirileceğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak icra takibini başlattığını, davalı şirketin, ayıplı ve sağlık açısından kullanımı mümkün olmayan zirai ürünleri müvekkil şirkete gönderdiğini, müvekkilinde ayıplı ürünlerin iadesi hakkında davalı tarafla bir çok kez görüştüklerini, işbu ayıplı ürünlere istinaden müvekkilim, davalı tarafa iade faturaları ve ihtarnameler gönderdiğini, ancak davalı taraf iade faturalarını kabul etmediğini, müvekkili şirket ise mecburen Bursa Tarım İl Müdürlüğü’ne iş bu durumu ihbar etmiş ihbar neticesinde ayıplı ürünlere el konulmuş, ayıplı ürünlerden mütevellit davalı üretici firmaya para cezası kesildiğini, davalı tarafın müvekkilinin tamamen insan sağlığına aykırı ayıplı ürünleri kullanmayacağını anlayınca müvekkilimi cebri icra tehdidi ile icra dairelerini haksız ve kötü niyetli olarak aracı kullanarak müvekkilimi bezdirmeye çalıştığını, bu sebeple de öncelikle müvekkil şirket yetkilisinin ikamet ettiği evi cari hesaba ilişkin teminat vermesine rağmen sanki kesin bir borç ilişkisinden kaynaklı bir teminat varmış gibi müvekkiline icra emri gönderdiğini, bu usulsüz işleme istinaden müvekkilim Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinde ve Konya 6. İcra Hukuk Mahkemesinde 2 ayrı takibe itiraz davası ikame etmiş ve iş bu takibe itiraz davalarımız kabul edildiğini, davalı tarafın işbu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile göndermiş olduğu icra takipleri iptal edilince ve tarafımıza cari hesaba ilişkin dava açmak zorunda kalacağını, ikame edeceği davada ise haksız olması sebebiyle kaybedeceğini anlayınca bu kez müvekkilim tarafından davalı tarafça bir türlü müvekkiline teslim edilmeyen teminat amacıyla verilmiş olan senetlerle alakalı örnek 10 icra takibi yaparak müvekkilimin ticari itibarını zedeleyerek cebri icra tehdidi ile müvekkilini baskı altında tutarak ayıplı ürünleri müvekkilime zorla satmaya çalıştığını ancak müvekkil şirket, işbu hususta hem icra hukuk mahkemelerinde borca itiraz davaları açmakta hem de davalı aleyhine bedelsiz senetleri icraya koymaktan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu, Bursa 10. İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı icra dosyasında ve dosyada mevcut delillerden de açıkça anlaşılacağı üzere davalı şirkete müvekkil şirketin iş bu teminat senetlerine dayalı herhangi bir borcu olmadığından borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:

Davacı tarafından usul ve yasaya aykırı surette açılmış bulunan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın ipoteğin paraya çevrileceğine yönelik ihtarından sonra ve önceki süreçte davacı tarafından önceki ve sonraki dönemlerde teslim edilen tüm kıymetli evraklar imzasına karşılık teslim edildiğini, bunun yanı sıra müvekkilimiz PTT Kargo vasıtasıyla (Değerli Kargo/ Kıymetli Evrak Gönderi) elinde bulunan ödenmemiş ve kabul görmeyen diğer kıymetli evraklar da davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde belirtilen iddiaların tamamı asılsız ve mesnetsiz olup, kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bunun yanı sıra davacının cari hesap dökümü gerçek kayıtları yansıtmadığını, davacı, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameden sonra davacı ile gerçekleştirilen hesap mutabakatlarından da anlaşılacağı üzere, davacının müvekkilimiz ile gerçekleştirdiği ticari alış verişe istinaden, teslim edilen kıymetli evraklar ile sonradan düzenlenen iade faturaları haricinde, 14/12/2021 tarihi itibariyle bakiye 312.204,19-TL borcu olduğu görüldüğünü, belirtilen cari borç haricinde davacının kıymetli evraklar ile temin etmiş olduğu borcu da bulunduğunu, söz konusu hesap mutabakatında davacı tarafından bizzat hazırlanmış ve imza altına alındığını, buna ilişkin hesap ektresini ibraz ettiklerini, bu hususlar haricinde özetle, davacı borcunu azaltmak kastıyla ve borçtan kurtulmak için, müvekkili firmadan 07 Nisan 2020 tarihinde satın aldığı ürünlerin bozuk ve ayıplı olduğundan bahisle iade faturaları düzenlemeye başladığını, keza davacının mahkemeye ibraz etmiş olduğu iade faturalarına istinaden müvekkilimiz gerek noter marifetiyle ve gerekse muhasebesel anlamda iade faturalarını yeniden iade faturası düzenleyerek iade ettiğini, söz konusu ürünlerin satın alındığı tarihten yaklaşık 9 Ay sonra iade işlemine girişmesi ve bunların yanı sıra davacının borcunu ödememesi üzerine keşide edilen ihtarnameden sonra bu işlemleri gerçekleştirdiği aşikar olduğunu, davacının iyi niyetinden bahsetmek mümkün olmadığını, davacının ileri sürdüğü taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğundan dolayı değil kendisi satamadığından dolayı iade etmek istediğini açıkça ifade edildiğini, bu kapsamda, davacı tarafından ileri sürülen sözde ilgili tarım müdürlüklerinden tutulan tutanakların hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını, bu tutanakların akıbetinin hukuki anlamda araştırılması gerektiğini, bu hususta belirtildiği üzere 9 Ay önce satın alınan ürünlerin hesap kat ihtarından sonra ürünlerin ayıplı olduğunun tespitinin yapılması kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafça sözde yediemin tutanakları ile elinden alıkonulduğu iddiası ile ürünlerin kullanılamaz olduğu yönündeki iddiaları da mesnetsiz olduğunu, davacının, müvekkilimizden satın almış olduğu ürünlere istinaden birçok paylaşımı mevcut olup, üründen kalınan memnuniyete dair paylaşımları da mevcut olduğunu, bu paylaşımları da mahkemeye ibraz ettiklerini, davacının mesnetsiz ve soyut davasının usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası, taraflar arasında whatsapp kayıtları, e-mail yazışmaları, Bursa 15. Noterliğinin 15/02/2021 tarih ve 02973 yevmiye nolu ihtarnamesi, Bursa Tarım İl Müdürlüğü tutanakları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

Alacaklı lehtar tarafından, borçlu keşideci hakkında bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte; davacı borçlu, takip konusu bonoların taraflar arasında yapmış oldukları ticaret nedeniyle teminat amacıyla verildiğini, davacının senetleri davalıya verdikten sonra teminat olarak verildiğine ilişkin belge düzenleyip imzalamak suretiyle davalıya kargo vasıtasıyla gönderdiğini ancak davalının bu belgeyi imzalamadığı gibi geri de göndermediğini, whatsapp programı üzerinden de davalı şirket yetkilisine bahse konu bonoların teminat olarak verildiğine dair mesaj gönderdiğini ileri sürerek takibe konu senetlerin davalıya teminat senedi olarak verildiğini, bu sebeple senetlerden borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Sonraki aşamada ise, icra tehdidi altında borcu ödediğini ileri sürerek ödemiş olduğu bedelin istirdatını talep etmiştir.

Bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için, ya davakı alacaklının senedin teminat olarak alındığının kabulü, ya bononun üzerinde teminat ibaresinin bulunması ya da bu hususun taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 E., 2001/257 K. sayılı ve yine HGK’nun 20.06.2001 T. ve 2001/12-496 sayılı kararları).

Bu kapsamda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı borçlu, takip konusu bonoların taraflar arasında yapmış oldukları ticaret nedeniyle teminat amacıyla verildiğini, davacının senetleri davalıya verdikten sonra teminat olarak verildiğine ilişkin belge düzenleyip imzalamak suretiyle davalıya kargo vasıtasıyla gönderdiğini ve whatsapp programı üzerinden de davalı şirket yetkilisine bahse konu bonoların teminat olarak verildiğine dair mesaj gönderdiğini ileri sürerek takibe konu senetlerin davalıya teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmüş ise de; davalının takibe konu bonoların teminat olarak erildiğini kabul etmediği, senetlerin üzerinde teminat ibresinin bulunmadığı, davaya konu senetlerin teminat olarak verildiğine ilişkin davacı tarafça düzenlenen belgede sadece davacının imzasının ve kaşesinin bulunduğu, davalının herhangi bir imza veya kabulünün bulunmadığı, whatsapp programı üzerinden davalı şirket yetkilisine gönderilen mesaja karşılık davalı şirket yetkilisince herhangi bir kabul mesajı gönderilmediği, kaldı ki bu mesajın delil başlangıcı niteliğinde olacağı, dolayısıyla davacının takibe konu senetlerin teminat senedi olarak verdiğinin ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının takibe konu senetlerden borçlu olmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasının Reddine karar vermek gerekmiş olup, davacının sonraki aşamada, icra tehdidi altında borcu ödediğini ileri sürerek ödemiş olduğu bedelin istirdatını talep etmesi karşısında davanın İstirdat Davasına dönüşmesi sebebiyle davacının İstirdat Davasının Reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın REDDİNE,

2.Takip durmadığından şartlar oluşmaması nedeniyle davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 853,88 TL'den mahsubu ile bakiye 584,03 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan 82,00 TL posta-tebligat yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/09/2023 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ..

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ..

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.341 HMK md.333
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.