Aramaya Dön

1.Asliye Ceza Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/04/2022
KARAR TARİHİ: 20/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 05/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 29/04/2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Akçaabat 1.Asliye Ceza Mahkemesi Yargıçlığının; ... E.nolu dosyasının getirtilip incelenmesinden anlaşılacağı üzere müvekkillerin anne olarak yakınları ...,Akçaabat ilçesinde ... Köfte Salonu önündeki kavşaktan karşıya geçerken "1" nolu davalıya ait,"2" nolu davalı yönetimindeki,"3" nolu davalıca sigortalanmış ... plakalı aracın ,kırmızı ışığın sarı ışığa geçmesi aşamasında,yeşil ışığın yanmasını beklemeden yolda gerekli denetimleri yapmadan hareket etmesinin ardından araca bağlı yarı römorkun sol arka yanının kendisine çarpması sonucu römorkun altında kalarak yaşamını yitirdiğinden bağlı olarak müvekkiller oğul,kız olarak yakınları ...'ün desteklerinden yoksun kaldıklarından trafik kazası biçiminde gerçekleşen haksız eylemden ötürü çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklı tutularak 6100 sayılı yasanın 107/1 maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasından ötürü; "1","2","3",''4'' nolu davacıların annelerini kaybederek desteklerinden yoksun kalmalarına bağlı olarak maddi zararlarının saptanmasıyla her biri için 1,00 TL'den toplamda 4,00 TL maddi ödence, yaşamış oldukları olayın ağırlığı da gözetilerek,"1" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"2" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"3" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"4" nolu müvekkil için 30.000,00 TL manevi ödenceler toplamı 120.004,00 TL'nin olay tarihi 09.10.2012'den yürütülecek yasal faizleriyle davalılardan (“3” nolu davalı bakımından,Poliçe miktarlarıyla sorumlu olmak üzere,"3" nolu davalı bakımından manevi ödence istemimiz yoktur.) dayanışmalı olarak alınmasına yargı buyrulması için başvurmak zorunluluğu doğmuştur. Bu nedenlerle, Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinden değinilen ceza dosyasının,getirtilmesiyle kanıtlar toplanarak doğrulanacak dava dayağı olgulara koşut trafik kazası biçiminde gerçekleşen haksız eylemden ötürü çoğa ilişkin istekle dava hakkımız saklı tutularak 6100 sayılı yasanın 107/1 maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasından ötürü; "1","2","3",''4'' nolu davacıların annelerini kaybederek desteklerinden yoksun kalmalarına bağlı olarak maddi zararlarının saptanmasıyla her biri için 1,00 TL'den toplamda 4,00 TL maddi ödence, yaşamış oldukları olayın ağırlığı da gözetilerek,"1" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"2" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"3" nolu müvekkil için 30.000,00 TL,"4" nolu müvekkil için 30.000,00 TL manevi ödenceler toplamı 120.004,00 TL'nin olay tarihi 09.10.2012'den yürütülecek yasal faizleriyle davalılardan (“3” nolu davalı bakımından,Poliçe miktarlarıyla sorumlu olmak üzere,"3" nolu davalı bakımından manevi ödence istemimiz yoktur.) dayanışmalı olarak alınmasına yargı buyrulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir. Duruşmaya gelen davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.

Davalı ... ve Tic.A.Ş. vekili tarafından mahkememize sunulan 06/06/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan bu dava ve alacak talepleri için öncelikli olarak zamanaşımı itirazından bulunuyoruz. Dava konusu alacak talepleri zamanaşımına uğramıştır. Davanın bu nedenden dolayı ret edilmesi gerekmektedir. Dava görevli mahkemede açılmamıştır. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davanın görev yönünden ret edilmesi gerekmektedir.

Davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açmıştır. Davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.

Davacı taraf maddi zararların neler olduğunu somut olarak bilebilecek durumdadır. Bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılan bu davanın ret edilmesi gerekmektedir.

Davacı taraf dava dilekçesinde destekten yoksun kalınması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Öncelikle müvekkil şirketin ve aracı kullanan davalı şahsın bu kaza nedeniyle hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Kazanın oluşmasında tüm kusur müteveffaya aittir. Davanın bu nedenden dolayı da ret edilmesi gerekmektedir. Davacı tazminat iddiasını ispatlayacak, tazminatın değerini ortaya çıkaracak hiçbir delil, bilgi ve belge sunmamıştır. Yaşanılan kaza, kaza sonucunda davacılar nezdinde oluşan zarar ve illiyet bağını ortaya koyması gerekmektedir. Davacılar tarafından tazminatın konusu olan destekten yoksun kalma konusunda hiçbir açıklama yapılmadan mahkemenizce resen araştırma yapması usul ve yasaya aykırıdır. Taraflarca getirme ilkesi gereğince davacı tarafın bu açıklamaları ve delillerini sunması gerekmektedir. Ayrıca Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi yaptırılan diğer davalı sigorta şirketi tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise bu ödemenin miktarı konularının araştırılmasını talep ediyoruz. Eğer bir maddi tazminat söz konusu ise bu maddi tazminattan sorumlu tek taraf davalı ... Sigorta Şirketidir. Maddi tazminat yönünden müvekkil şirket için davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. ... plakalı araç için kaza tarihi itibari ile ... poliçe numarası ile ... Sigorta Şirketinden kasko poliçesi de bulunmaktadır. Kasko poliçesi kapsamında da Sigorta şirketinin ödeme yapması gerekmektedir ve ZMMM de karşılanamayan kısım için sigorta şirketi sorumludur. İlgili kasko poliçesinin davalı şirketten istenilmesini talep ediyoruz.

Davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinini reddini talep ettiğimizi belirtmekle birlikte, mahkemeniz aksi kanaatte ise yaşanılan olay ve haksız fiili arasındaki bağlantının ortaya çıkartılması, kusur oranlarının belirlenmesini talep ediyoruz. Müvekkil şirket işleten olarak sorumlu tutulabilmesi için yaşanılan olay kapsamında müvekkile kusur atfedilecek durumun olması gerekmektedir. Diğer davalı şahsın yargılandığı ceza davası ve olayın oluş şekline göre tarafların kusur durumunu belirleyecek rapor alınmasını talep ediyoruz. Bu nedenlerle, haksız açılan davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili tarafından mahkememize sunulan 20/06/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacıların açmış olduğu davanın şartlarından biride "arabulucuya başvurma" şartı olup, Trabzon Arabuluculuk Bürosunun ... büro nolu,... arabuluculuk nolu evrağından davet toplantısının 27.04.2022 tarihli ve davanın ise 28.04.2022 tarihli olduğu, dava dilekçesinde deliller arasında "arabuluculuk" evraklarından bahsedilmemektedir. Arabuluculuk evrakları celp edilerek, davanın usulüne uygun açılmamış olması halinde reddi gerekmektedir. Olay tarihinin 09.10.2012 tarihi olduğu değerlendirildiğine, davacıların haksız fiile muttali olduğu tarihinden 10 yıl sonra açılan bir manevi tazminat davasının BK 72.maddesinde düzenlenen zamanaşımı tartışmasına muhatap olacağı ve manevi elemin 10 yıl sonra fark edilmesinin mahkemecede samimi bulunmayacağı açıktır. Davacılar maddi destekten yoksun kaldıklarını belirtmiş ise de, ölümün gerçekleştiği ve zararın oluştuğunu iddia ettikleri 09.10.2012 tarihinden beri ne şekilde maddi destekten yoksun kaldıklarını, o tarihten beri geçimlerini nasıl sürdüklerini, açıklamamışlardır.-Açılan dava "haksız fiil tazminatı" özelliğinde dava olup, davalı ... Akçaabat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında bulunan ve suretini ekte sunduğumuz Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 02.04.2014 tarihli raporunda belirlenen "kusursuz" raporu doğrultusunda beraat etmiştir. Dolayısıyla, Yargıtayda bulunan ve henüz kesinleşmemiş ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Davacıların sigorta şirketinden para alıp almadıkları meçhuldür. Davalı Sigorta şirketinin sunacağı kayıtlara yada mahkemenin talebi üzerine gelecek kayıtlardan davacıların iş bu kaza nedeniyle sigorta şirketinden aldıkları para olup olmadığının tespiti ve mahkemece lehlerine karar verilmesi halinde tazminat miktarlarından tenzili gerekmektedir. Davalı ... evli ve 3 çocuk babasıdır. Asgari ücretle çalışmakta olup, başkaca hiç bir geliri yoktur. Çocuklarından ikisi Yomra Yavuz Selim İlköğretim okulunda okumakta ve aylık ortalama 1.000.-TL civarında masrafları olmaktadır. Eşi ev hanımıdır. Davalı ... açlık sınırında yaşamını sürdürmeye çalışan biri olup, talep edilen tazminat miktarının davalının ödeme sınırını aşan ve davalı ...'in daha da fakirleşmesine yol açacağını, bu nedenlerle; Trabzon Arabuluculuk Bürosunun ... büro nolu,... arabuluculuk nolu evrağı celp edilerek, usuli şartlar yerine getirilmeden açılan davanın reddini, Akçaabat 1.Asl.C.M. Nin ... esas sayılı dosyasının kesin neticesinin beklenmesini, Davacılara mahkemece süre verilerek, ne şekilde maddi destekten yoksun kaldıklarının açıklattırılmasını, Tarafların olay tarihindeki maaş bordrolarının getirtilmesini, Davacıların trafik poliçesinden dolayı davalı sigorta şirketinden tazminat alıp almadıklarının tespitini, ilerde belirteceğimiz tanıklarımızın dinlenilmesini dosyanın bilirkişiye gönderilememesi halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı trafik İhtisas Dairesinin 02.04.2014 tarihli raporununda değerlendirmeye alınmasını, Toplanacak delilere göre zamanaşımı da dahil, kazadan 10 yıl sonra bir kısım mirascılar tarafından kötüniyetle açılmış davanın usul ve esas yönünden reddini Masraflar ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRMESİ: Zurich Sigorta A.Ş., Türkiye Noterler Birliği, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü, Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün cevabi yazıları ile mahkememizce istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelenmiştir. Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 04/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Müteveffa yaya ...'ün asli ve tam kusurlu olduğu, (% 100, yüzde yüz), şüpheli sürücü ... ...’nin kusurlu olmadığı, (% 0, yüzde sıfır), bildirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.

Destekten yoksun kalma tazminatı, geçici veya sürekli iş göremezlik tazminatının talep edilebilmesi için zararı yanında zarar ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekir. Somut olayda gerçekleşen türden bir sonucu, olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine göre mahiyeti ve ana temayülü itibariyle meydana getirmeye genel olarak elverişli olan veya bu türden bir sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artırmış bulunan zorunlu şartla söz konusu sonuç arasındaki bağa uygun illiyet bağı denir. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun temel ilkesi olarak görülür. Bu şart olmaksızın bir şahsın sorumluluğu düşünülemez. Hukukta, gerçekleşen zararla sorumluluğu doğuran olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, genel anlamda illiyet bağı denir (Eren, F.: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 361, Sorumluluk Hukuku ) Trafik kazasından kaynaklanan tazminatlarda üç tür sorumluluk bulunmaktadır. Haksız fiil sorumluluğu, tehlike sorumluluğu ve sözleşmeden doğan sorumluluktur.

Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu BK'nın 41. (TBKm.49.) maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğu olup maddede "Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur." hükmü ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.

Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu KTK'nın 85. maddesinde düzenlenmiş olup 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatını haiz olması gerekmektedir. Bu hükme göre sorumluluk, motorlu aracın işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla işletenin sorumlu olması için zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda işletenin sorumluluğu doğar.

Yukarıda yar alan açıklamalar ışığında somut olay kül olarak değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasından ve davacının doğan zararından davalının kusurlu olup olmadığının, kusurlu ise kusur oranın tespiti için mahkememizce dosya ATK trafik ihtisas dairesine gönderilmiş olup; Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve CD tutanakları incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunda; davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı davacıların desteği ...'ün asli ve tam kusurlu olduğu, rapor edilmiştir. Dosyamızda yapılan incelemede maddi olgu belirlendiği ve ceza yargılamasında alınan rapor ile mahkememizde alınan raporun örtüştüğü de dikkate alınarak, yeni raporun yenilik katmayacağı anlaşılmakla talebin reddine karar verilerek, dosyaya kazandırılan raporun denetime elverişli olması, usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.

KTK’nın 91. maddesine göre davalı sigorta şirketinin işleten konumundaki davalı işverenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, bir başka deyişle davalı sigorta şirketinin motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sıfatıyla davalı işveren sigortalının sorumlu olması gerektiği, işleten konumundaki davalı işveren sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan davalı sigorta şirketini sorumlu tutma imkânı bulunmadığı, bu nedenle davacıların geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin tam kusuru ile kendi yaralanmasına neden olan davacının olayda iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden davanın reddine, ayrıca manevi tazminat istemi yönünden de yine davalı tarafından davacılara yönelik gerçekleştrilen kusurlu bir eylem olmaması, davacıların duydukları elem ve kedere sebebiyet veren eylemde davalılara atfedilebilecek bir sorumluluk halinin bulunmaması sebebiyle manevi tazminat istemlerinin dinlenilmesi mümkün olmadığından bu talep yönünden de davanını reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların subut bulmayan maddi ve manevi tazminat davalarının REDDİNE.

2.Alınması gereken toplam 179,90 TL’nin peşin alınan 409,88 TL’den mahsubu ile bakiye 229,98 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE.

3.Kendisini vekille temsil eden davalılar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak DAVALILARA ÖDENMESİNE.

4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA.

5.Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE.

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA. Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.