12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/12730 E. , 2013/16638 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.829,49 TL maddi, 1.500 TL manevi
tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması ve manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte,hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 82 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini mahkemenin 20.11.2008 tarihli 2006/230 Esas – 2008/386 Karar sayılı ilk hükmünün sadece davalı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.11.2010 tarih, 2010/905 Esas – 2010/11339 Karar sayılı ilamı ile davalı taraf lehine bozulması nedeniyle bozma sebebi yapılmamış, 5271 sayılı CMK’nın 144/1-a bendini yürürlükten kaldıran ve 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki düzenleme de gözetildiğinde, davacının tutuklu kaldığı sürenin sabıka kaydına esas teşkil eden mahkumiyetlerinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Mahkemenin 20.11.2008 tarihli 2006/230 Esas – 2008/386 Karar sayılı ilk hükmünün yalnızca davalı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.11.2010 tarih, 2010/905 Esas – 2010/11339 Karar sayılı ilamı ile davalı taraf lehine bozulması nedeniyle, bozulan hükümdeki miktarda davalı ve davacı yararına ayrı ayrı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmü temyiz eden davalının aleyhine olacak şekilde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine 2.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı yararına bozulan ilk hükümdeki vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince,isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin 3. paragrafın hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine 3. paragraf olarak “Yargıtayca bozulmasına karar verilen 20.11.2008 tarihli 2006/230 Esas – 2008/386 Karar sayılı ilk hüküm yalnızca davalı tarafından temyiz edildiğinden davalı aleyhine karar verilemeyeceği de gözetilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.