12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/14585 E. , 2013/18201 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, keza CMK’nın 232/2-b maddesi uyarınca, katılan ...'in ismine yer verilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklikler olarak kabul edilmiştir.
30.04.2009 günlü oturumda verilen (1) no.lu ara karar ve 30.06.2009 günlü duruşma zaptından mahkemece 27.05.2009 tarihinde trafik polisi bilirkişi refakatiyle olay mahallinde icra edilen keşfe ilişkin tutanağın dosya içerisinde bulunmadığı, Dairemizin 23.01.2013 gün, 2012/11338 Esas ve 2013/2092 Karar sayılı ilamıyla, keşif tutanağının eklenmesi amacıyla dosya mahalline tevdi edilmiş ise de keşif zaptının araştırmalara rağmen temin edilememiş olması ve mahkemece 05.04.2013 tarihli tutanağın düzenlenmiş olması karşısında; hükmün gerekçesinde keşifte alınan beyanlara herhangi bir atfın bulunmadığı, bilirkişi raporunun da doğrudan hükme esas alınmadığı ve olay sonrası kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımının aynı yönde olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren 1 no.lu görüşe; 30.04.2009 tarihli ve 30 TL bilirkişi ücretine ilişkin sarf kararında her ne kadar keşif yazılmış ise de, bu ücretin keşifte hazır bulunan bilirkişi için takdir edilmiş bir ücret olmadığı zira keşfin 27.05.2009 tarihinde yapıldığının sabit olduğu, söz konusu ücretin, beyanlarının alındığı 30.04.2009 günlü oturum itibariyle 18 yaşından küçük mağdurlar için CMK'nın 236/3. maddesi uyarınca duruşmada hazır bulundurulan psikolog Gökhan Çelik için aynı tarihli duruşma zaptının 5 no.lu ara kararı uyarınca takdir edilen ücret olduğu anlaşıldığından, bilirkişi ücretinin keşif giderlerine dahil olduğundan bahisle tebliğnamede bozma öneren 2 no.lu görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, savunma haklarının kısıtlandığına, eksik incelemeye, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4. paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 10 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine;
TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine;
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.