Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/626
Karar No
K. 2023/936
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/626 Esas
KARAR NO: 2023/936
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/07/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 03/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalı müvekkil şirkete karşı sermaye artırımı sonucunda taahhüt ettiği sermaye payı borcunu süresi içinde yerine getirmemiş ve temerrüde düştüğünü,

... A.Ş.'nin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı gereğince, davalı tarafından ödenmesi öngörülen sermaye artırımında % 3,7606 oranında paya karşılık gelen 540.000,00-TL, yine aynı kararda öngörülen 24 ay içinde ödenmediğini, bunun üzerine, Yönetim Kurulu tarafından 16.05.2014 tarihinde usulüne uygun olarak alınan karar gereği, davalıya gönderilen Kayseri .... Noterliğinin 05.01.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen sermaye payı borçlarının 16.01.2017 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmesi müvekkil şirket tarafından ihtar edildiğini, Müvekkil şirketin 14.06.2019 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile artırılan sermaye payını ödemeyen ortakların artırılan sermayeye isabet eden yeni pay alma esasları belirlendiğini, bu karara göre, pay sahiplerine sermaye artırımına iştirak taahhütlerini bildirmek ve sermaye taahhüt bedellerinin bakiye tutarının tamamı ile vade tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte ödemeleri için 1 ay süre verilmiştir. Beşiktaş .... Noterliğinin 04.07.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 16.05.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ve 14.06.2019 tarihli Yeni Pay Alma Esaslarının Belirlenmesine dair karar gereğince davalıya ait ortaklık payı ve artırılan sermaye sebebiyle ödenmesi gereken ana para tutarı ve ödeme vadesi sonundan itibaren işlemiş faiz tutarının 04.07.2019 tarihine kadar ödenmesi, aksi takdirde artırılan sermaye bedeline denk gelen miktarda yeni pay alma hakkından mahrum edileceği ve Yönetim Kurulu'nun yeni pay alma esaslarının belirlenmesine ilişkin kararı uyarınca işlem yapılacağı ihtar edildiğini,

... A.Ş.'nin 16.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararında, davalının sermaye koyma borcu tutarı açıkça belirlenmiş olup, takibe konu alacak likit olduğunu, işbu dava yönünden fazlaya dair hakları ile sermaye taahhüt borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklı şirketin uğradığı/uğrayacağı, vergi, ceza, tazminat ve benzeri tüm zararlar yönünden yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketin 18.08.2016 tarihinden itibaren oluşturulan tüm yönetim kurulları ve dolayısıyla söz konusu hukuksuz yönetim kurulları tarafından alınan kararlar yokluk ile malul olduğunu, zira müvekkilin hissedar olduğu ... Holding A.Ş'ye Kayseri .... Sulh Ceza Hakimliğince ... D.İş numaralı karar ile CMK 133 Maddesi uyarınca 18.08.2016 tarihinde kayyım atandığını, ekli olarak sunmuş oldukları kararda açıkça kayyım kararının sadece ... Holding A.Ş'ye ilişkin olduğu belirtilmiş ve bazı grup şirketlerin ticaret unvanı listesi sıralanmış ve bunlara yönelik kayyım atanması talebinin reddedildiği belirtildiğini, iddianamenin düzenlenmesi üzerine ... Holding A.Ş kayyımlarınca Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesine yapılan başvuru ile kayyım kararının genişletilmesi talep edilmiş ancak Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesinin 26.08.2016 tarihli ... D.İş sayılı kararı ile ".... Holding A.Ş ve hakim ortaklık hissesi bulunan %50 ve %50 üzeri tüm bağlı şirket ve iştiraklerinin 18.08.2016 tarihinden itibaren Kayseri .... Sulh Ceza Mahkemesinin 18.08.2016 tarih ... D.İş sayılı kararında isimleri belirtilen kayyımlara devredilmesine ve yeni yönetimlerinin kayyımlar tarafından oluşturulmasına" karar verildiğini, davacı şirketin ortaklık yapısına bakıldığında ... Holding A.Ş bulunmadığı gibi %50'den fazlada hissesi bulunmadığını, davacı şirketin hissedarı olan ... Enerji A.Ş ve ... A.Ş isimli şirketlerin ortaklık yapıları incelendiğinde yine ... Holding A.Ş'nin hissedar olmadığı görüldüğünü, kaldı ki, Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2016 tarihli ara kararı uyarınca yukarıda bahsedilen ... D.İş sayılı kararı kaldırarak sadece ... Holding A.Ş'nin hakim ortaklık hissesi bulunan %50 ve %50 üzeri hissesi bulunan tüm bağlı şirket ve iştiraklerine kayyım atanması kararı verildiğini, davacı şirketin ortaklık yapısı ve ortaklar arasında bulunan iki şirketin kendi ortaklık yapısı incelendiğinde ... Holding A.Ş'nin hissedar olmadığı ve dolayısıyla söz konusu Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesinin kayyım atama kararına konu olmadığı açık bir şekilde görüldüğünü, tüm bunlarla birlikte Kayseri .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da davacı şirket bulunmadığını, mahkemenin ne ilk kayyım atama kararında ne de nihai kararında davacı şirketin adı geçmediğini, dolayısıyla davacı şirketin 18.08.2016 tarihinden önceki yönetim kurulunun yetkileri son bulmadığını, söz konusu Kayseri ... Ağır Ceza Mahkemesinin kayyım atama kararı uyarınca ... A.Ş, ... San. Tic. A.Ş, ... Sistemleri A.Ş unvanlı şirketlerinde kayyım heyeti TTK hükümlerine göre genel kurul kararı almış ve genel kurul yapıldığını, ancak davacı şirkette genel kurul yapmak yerine doğrudan kendilerini kayyım ilan ettiklerini, davacı şirket seçimlik hakkını ıskattan yana kullandığını, davacı şirket ıskat prosedürünü de başlattığını, ıskat prosedürünü başlatan davacı şirketin dönüp tekrardan müvekkilden sermaye taahhüdünü talep etmesi ve icra takibine girişmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket söz konusu yönetim kurulu kararını ticaret sicilde ilan edip, müvekkile ihtar göndermesi ile müvekkili ıskat yapılacağı düşüncesine sevk ettiğini, yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Kayseri İcra Dairesi'nin ... İcra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, sermaye koyma borcunun tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafça, davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası başlatılmış, davalının icra takibinin yetkisine itirazı üzerine yetki itirazı kabul edilerek, takibe Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. ile devam edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih E:2004/19-410 K:2004/471 sayılı kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir.

Bu kapsamda, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış icra takibi bulunması dava şartı olup HMK'nın 138 ve 140. maddeleri gereğince dava şartlarının öncelikle incelenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/6097 Esas - 2020/6762 Karar sayılı ilamı)

HMK'nun 14/2 maddesinde özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir.

HMK’nun 14/2. fıkrasına ilişkin maddenin gerekçesinde bu husus şöyle açıklanmıştır: “İkinci fıkraya göre, özel hukuk tüzel kişilerinin kendi iç ilişkilerine yönelik olmak üzere, örneğin bir üyenin veya ortağın diğer bir üyeye veya ortağa yahut üyenin veya ortağın merkeze karşı açacağı davalar, merkezin bulunduğu yerde açılacaktır. Bu tür davalarda, merkezin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir”.

Davacı tarafça takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış iken davalının yetki itirazı kabul edilerek yetkisiz icra dairesinde takibin devam ettiği, itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olmasının HMK' nın 115/2. maddesi anlamında özel dava şartı olduğu, davalı tarafça yetkiye itiraz edilmemiş olsa dahi mahkemece bu hususun re'sen nazara alınacağı, somut olaydaki gibi davacı tarafça davalının yetki itirazının kabul edilerek yetkisiz icra dairesinde takibin devamının da yetkinin kesin olması nedeniyle mümkün olmadığı, kesin yetki kuralı mevcut iken yetki itirazının kabulünün icra dairesini yetkili hale getirmeyeceği, davadaki uyuşmazlığın şirket ile ortağı arasındaki ilişkiden kaynaklanmasına göre, bu ihtilafın HMK' nın 14/2 maddesi uyarınca şirketin ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, dosyada mevcut Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğine göre davacı şirket merkezinin Başakşehir olduğu, İİK’ nın 50. maddesi ile HMK' nın 14/2 cümlesi uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yerdeki icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olup, bu yetki kuralının kesin yetki niteliğinde bulunması nedeniyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 189,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

6.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog