Esas No
E. 2013/16238
Karar No
K. 2013/22048
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/16238 E.  ,  2013/22048 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat

Hüküm : Davanın Reddi

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği gibi; yerel mahkeme tarafından da aynı yönde yapılan değerlendirme ile kesinleşen beraat kararı üzerinden 25 yıldan fazla süre geçtiği ve bu uzun süre içerisinde davacının hakkındaki beraat hükmünün kesinleştiğini bilmediğinden söz etmenin yaşamın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile tazminat istemine ilişkin davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davanın tamamen reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı hazine lehine vekalet ücreti yerine, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 3. bendinde dilekçe yazım ücretine ilişkin kısım hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan ''2.400'' TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog