12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/32807 E. , 2013/25777 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme
Hüküm : Beraat
Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 2009/89-243 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5353 sayılı yasayla eklenen 5271 sayılı CMK’nun 193. maddesinin 2. fıkrasının konuluş amacı gerekçesinde belirtildiği gibi, sanık hakkında sorgusu yapılmamış olsa dahi mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması durumunda, davanın gereksiz yere uzamaması için 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan da duruşmanın bitirilebilmesi mümkün bulunduğundan, tebliğnamede, sanık ... hakkında kurulan hükümle ilgili yer verilen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; tanınmış bir sanatçı ile evli olan katılanın, İzmir'de halka açık olarak işletilen bir çay bahçesinde kız arkadaşı ile olan samimi görüntülerinin, çay bahçesinde çalışan sanıklar tarafından, gizlice kamera ile kayda alınıp çeşitli basın ve yayın kuruluşlarına gönderilerek yayımlanmasını sağladıklarının iddia edildiği olayda, sanık ...'nin aşamalı olarak, diğer sanık ...'nin de hazırlık aşamasında verdiği savunmalarında, atılı suçu kabul etmediklerini, kamera çekimi ve kaydının yapılmasını katılanın kendilerinden istediğini, kameranın katılana ait olduğunu ve katılanın talebi üzerine kız arkadaşı ile olan görüntülerini kayda aldıklarını beyan ettikleri, dosya kapsamından görüntülerin umuma açık bir çay bahçesinde diğer müşterilerin arasında katılan ve yanındaki bayanın görüntülerinin gizlice çekilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, hukuk mahkemesinde dinlenilen bir kısım tanıkların beyanından çekimleri çay bahçesinde bulunan diğer müşterilerin izlediğini beyan ettikleri, Mahkemece, mevcut deliller ışığında sanıkların atılı suçu işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilen dosyada, yapılan yargılama sonunda, savunmanın aksine, sanıkların mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.