Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/311
Karar No
K. 2023/874
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/311
KARAR NO: 2023/874
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/05/2021
KARAR TARİHİ: 07/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ---- poliçe numarasıyla Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı -----Şirketi'ne ait dağıtım hattında, 19.06.2020 tarihinde -----Şirketi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında doğal gaz hattında hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından, sigortalı ------ Şirketi'ne 27.07.2020 tarihinde 23.188,46 TL tazminat ödemesi yapıldığını, doğal gaz dağıtım hattında meydana gelen hasardan, ----- sorumluluğu bulunduğunu, sigortalısına sigorta tazminatını ödemiş olan müvekkili şirket, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre hukuken sigortalısının yerine geçerek söz konusu zararı sorumlulardan tazmin hakkına sahip olduğunu, açıklanan hususlar çerçevesine, müvekkili şirket tarafından,------ödenmiş tazminat tutarı 23.188,46-TL ile takip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı 1.222,95-TL olmak üzere olmak üzere toplam 24.411,41-TL'nin tahsili amacıyla-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takip davalı yönünden durduğunu, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın çözümü amacıyla Arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, takibe itirazın haksız ve hukuka aykırı olması, Arabuluculuk süreci neticesinde de hukuki ihtilafın çözümlenememiş olması nedeniyle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, davalının, müvekkili şirkete karşı, müvekkili şirketin sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarı yönünden sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle takibe yapılan itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı borca itirazlarının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı / borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde hasar adresi olarak bir adres belirtilmediğini, ancak; dilekçe ekindeki '' Hasar Tespit Tutanağı '' başlıklı belgede hasar adresi olarak; ----- adreslerinin kesişimi olarak tanımlanan yerde bir hasar iddiası bulunduğu anlaşıldığını, hasar tarihi olarak belirtilen 19.06.2020 tarihinde bahse konu adreste müvekkili davalı şirket tarafından doğrudan bir çalışma yapılmadığı tespit edildiğini, müvekkilinin davalı şirketin ----unvanlı bir yüklenicisinin bulunması sebebiyle yapılmış olmakla, değinildiği üzere-----adına imza atan şahsın bu şirketle bir ilişkisi olup olmadığı, bir başka deyişle hasara-----tarafından sebep olunduğunun bu şirketin bir çalışanı tarafından kabul edilip edilmediği hususunda şu aşamada bir açıklama yapılamadığını, hasar iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere; ---- tarafından bahse konu tarih ve adreste bir çalışma yapılmış ise dahi, bu çalışmada-----tesislerine bir zarar verildiğine dair müvekkili davalı şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, bu itibarla öncelikle; davanın------ ihbarı talep edildiğini, dosya kapsamındaki '' ödeme dekontundan '' davacı tarafından dava dışı sigortalıya 23.188,46TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte, ödeme dekontunda belirtilen hasar dosyasının eldeki davaya konu olayla ilgili olup olmadığı da hasar dosyası dosya içerisinde alındıktan sonra açığa kavuşturulması gerektiğini, eldeki davaya konu olay sebebiyle ödendiği belirtilen 23.188,46TL' nin hangi kalemleri içerdiği anlaşılamadığını, dosya içerisindeki 19.06.2020 tarihli Günlük iş Raporu başlıklı belgede; arızaya----- plaka sayılı araçla müdahale edildiği, 4 km yol yapıldığı, toplam işlem süresinin bir saat olduğu ve iki personel ile çalışma gerçekleştirildiği anlaşıldığını, hasar sebebiyle sarfedildiği belirtilen malzemenin fiyatlandırmasının rayice uygun olup olmadığı bilirkişi tarafından ayrıca belirlenmesi gereken bir husus olmakla bu aşamada kullanılan malzeme için talep edilen bedelin fahiş bir bedel olarak kabul edildiğini, bunun yanında; dava dışı sigortalının bahse konu onarım işini; kendi personeli ve ekipmanı ile mi yoksa bu hususta hizmet satın alarak mı yaptığı hususu da davacı tarafından ispat edilmesi gereken bir başka husus olduğunu, davacının, dava dışı sigortalının kendi ekipman ve personeliyle gerçekleştirdiği çalışma için genel işlem giderleri olarak değerlendirilecek giderleri taraflarından talep edilmesinin mümkün olmayacağını, davacının, dava dışı sigortalının kendi araç gereci ve kendi personeli ile giderdiği hasarlar bakımından '' genel idare giderlerini '' talep edemeyeceğine dair Yargıtay kararı bulunduğunu, açıklanan sebepler doğrultusunda; müvekkilinin davalı şirket tarafından davaya konu tarih ve adreste herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğundan davanın husumet yokluğundan reddine, aksi kabul ile hasarın müvekkili davalı şirket yüklenici tarafından meydana getirildiğinin kabulü halinde fahiş onarım bedeli kalemlerinin bilirkişi marifetiyle indirilmesine, genel idare giderlerinin bedelden tenkis edilmesine, davanın ---- ihbarına, karşı delil ve ek delil sunma hakları saklı kalmak üzere delil listesinin kabulüne, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları,----- İcra Dairesinin -----Esas sayılı dosyası,------Paket Sigorta Poliçesi, Hasar Dosyası ve ----ödeme Dekontu, ---- Belediye Başkanlığı ve -----Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları, Hasar Tespit Tutanağı, belgesi ve ekleri, Bilirkişi Raporları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin---Paket Sigorta Poliçesi' nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle dava dışı sigortalısına ödediği hasar tazminatının; haksız fiil nedeniyle haksız fiil sorumlusu davalıdan rücuen tahsili için açılmış icra takibine yapılan itiraza bağlı olarak 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas ----.İcra Dairesinin----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca---- Belediye Başkanlığına ve ---- Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız eyleminin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı sigorta şirketinin 01/02/2020 -01/02/2021 başlangıç ve bitiş tarihli '---- Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalısı ------unvanlı şirketi sigortacısı olduğu dosyada mevcut poliçeden bellidir. Yine dosyaya mübrez bilgi ve belgelere göre davacı sigorta şirketinin doğal gaz dağıtım hattında meydana gelen hasardan dolayı dava dışı sigortalısına 27.07.2020 tarihinde 23.188,46 TL ödeme yapıldığı tartışmasızdır. Davacının dava dışı sigortalısının-----Sokak kesişiminde yapılan alt yapı çalışmaları sırasında doğal gaz hatlarına verilen zarar nedeniyle hasarın onarım bedelinin rücuen tahsili için davalı şirket aleyhinde -----.İcra Dairesinin ------ esas sayılı takip dosyası ile genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir. Somut olayda davalı şirket tarafından davanın haksız fiilin müsebbibi -----Unvanlı şirkete ihbarı istenmiş ve buna göre düzenlenen ihbar dilekçesi gereğince gerekli usul işlemleri yerine getirilmesine rağmen ihbar olunan şirket tarafından başvurma harcı yatırılmadığından feri müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreste kazı yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından kazı izni alındığı hususu----- Belediye Başkanlığı ve ----- Belediyesinden sorulmuştur. ----- Belediyesi tarafından söz konusu adreste sorumluluğun -----ait olduğu bildirilmiş;----- Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreste davalı şirket tarafından alt yapı kazı ruhsatı ve kablo tesisi için ruhsat alındığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bu duruma göre dosya kapsamındaki hasar tespit tutanağı ve ilgili belgelerden haksız eylem nedeniyle zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu , davalı şirketin savunmasında zarara ve zarar miktarına ilişkin somut bir itiraz da öne sürmediği tespit edilmiştir. Hemen ifade edilmelidir ki; su, atık su, doğal gaz, ----- kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşeli bulunan kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği maruftur. (HMK,187/2) Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluk sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır. (TBK,61,62,162 vd ) Bu açıklamalar ışığında tekrar olaya dönersek; mahkememizce taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış ve değerlendirilmiştir. Dava konusu olayda teknik bilgi de gerektiği düşüncesiyle hasar ve hasar onarım bedeli hakkında rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiştir.----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi Elektrik Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli raporda özetle ; zararın ihbar olunan ve davalının yüklenicisi şirketin eylemleri sonucunda oluştuğu, meydana gelen zarar miktarının 50,05 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğine müteakip yapılan beyan ve itirazlar da gözetilerek raporun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı kabul ve takdir edilerek ara karar ile dosya farklı bir bilirkişiye verilerek yeniden rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bu kez ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 15.07.2022 tarihli raporda ise özetle ; gerekçeleri belirtilerek, doğalgaz kaybından zararı 1.417,80.-TL olduğu, Sayaç açma-kapama bedeli 21.770,86.-TL, (239,61.-TL+21.531,25.-TL) olduğu, Malzeme, Araç, Personel giderleri 239,61.-TL olduğu, yönünde hasep ve görüş bildirilmiştir. İşbu bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir.

Mahkememizce öncelikle genel kamu hizmeti veren kurumsal şirketler tarafından bu tür uyuşmazlıklarda hizmetin aksamaması için hasarın derhal giderilerek buna ilişkin bilgi ve belgelerin iç işleyişe göre tutulduğu ve zararın da usulünce tespit edildiğine sürekli olarak muttali olunmaktadır.

Bu kapsamda somut olayda şirket tarafından tutulan hasar onarım bedeli ve gerekçeli ,hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen ikinci bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği anlaşıldığından uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delile gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacının sigortalısı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi, belge ve bilirkişi raporuyla uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre benzer uyuşmazlıklar da gözetildiğinde piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY, 138/1, 141/3-4 ,HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 266 vd.) Bütün bunlara göre ------ ruhsatı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere davalı şirketin, hukuken kendi sorumluluğunda bulunana haksız fiilden doğan işbu zararı, 6098 sayılı TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dava dışı ihbar olunan yüklenici firmayla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak yalnızca davalı şirkete takip ve dava yöneltebileceği bedihidir. Ancak taraflar arasındaki ilişki, ticari iş ve dava kapsamında olmadığından takipte asıl alacağa ticari faiz işletilmesi ve istenmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay ------.HD. ------Bu kapsamda mahkememizce genel bilgi çerçevesinde resen takip üzerinde avans yerine yasal faiz üzerinden işlemiş faiz hesaplanmış ve doğru sonuç bulunmuştur. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince asıl alacak yönünden esastan ispatlanan davanın kısmen kabulü ile ;davalı-borçlunun------. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.188,46 TL asıl alacak ve 811,91 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 23.188,46 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 24.000,37 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (411,04 TL) davanın/talebin reddine, karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı kurum yönünden yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu görülen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,

2.)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.188,46 TL asıl alacak ve 811,91 TL işlemiş faiz yönünden İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa ( 23.188,46 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 24.000,37 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (411,04 TL) talebin/davanın Reddine,

3.)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin Reddine,

4.)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.639,47 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 416,89 TL harcın mahsubuyla kalan 1.222,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,02) üzerinden hesaplanan 22,23 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,98) üzerinden hesaplanan 1.297,77 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7.)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 416,89 TL peşin harç ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 484,69 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.)Davacı tarafından yapılan 88,50 TL posta ücreti, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.788,50 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,98) ve ret (%0,02) oranına göre 1.758,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,

9.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10.)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 411,04 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11.)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başkaca bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

12.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı sigorta şirketinin 01/02/2020 -01/02/2021 başlangıç ve bitiş tarihli '---- Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalısı ------unvanlı şirketi sigortacısı olduğu dosyada mevcut poliçeden bellidir. Yine dosyaya mübrez bilgi ve belgelere göre davacı sigorta şirketinin doğal gaz dağıtım hattında meydana gelen hasardan dolayı dava dışı sigortalısına 27.07.2020 tarihinde 23.188,46 TL ödeme yapıldığı tartışmasızdır. Davacının dava dışı sigortalısının-----Sokak kesişiminde yapılan alt yapı çalışmaları sırasında doğal gaz hatlarına verilen zarar nedeniyle hasarın onarım bedelinin rücuen tahsili için davalı şirket aleyhinde -----.İcra Dairesinin ------ esas sayılı takip dosyası ile genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir. Somut olayda davalı şirket tarafından davanın haksız fiilin müsebbibi -----Unvanlı şirkete ihbarı istenmiş ve buna göre düzenlenen ihbar dilekçesi gereğince gerekli usul işlemleri yerine getirilmesine rağmen ihbar olunan şirket tarafından başvurma harcı yatırılmadığından feri müdahale talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreste kazı yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından kazı izni alındığı hususu----- Belediye Başkanlığı ve ----- Belediyesinden sorulmuştur. ----- Belediyesi tarafından söz konusu adreste sorumluluğun -----ait olduğu bildirilmiş;----- Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreste davalı şirket tarafından alt yapı kazı ruhsatı ve kablo tesisi için ruhsat alındığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bu duruma göre dosya kapsamındaki hasar tespit tutanağı ve ilgili belgelerden haksız eylem nedeniyle zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu , davalı şirketin savunmasında zarara ve zarar miktarına ilişkin somut bir itiraz da öne sürmediği tespit edilmiştir. Hemen ifade edilmelidir ki; su, atık su, doğal gaz, ----- kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşeli bulunan kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği maruftur. (HMK,187/2) Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluk sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır. (TBK,61,62,162 vd ) Bu açıklamalar ışığında tekrar olaya dönersek; mahkememizce taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış ve değerlendirilmiştir. Dava konusu olayda teknik bilgi de gerektiği düşüncesiyle hasar ve hasar onarım bedeli hakkında rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiştir.----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi Elektrik Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli raporda özetle ; zararın ihbar olunan ve davalının yüklenicisi şirketin eylemleri sonucunda oluştuğu, meydana gelen zarar miktarının 50,05 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğine müteakip yapılan beyan ve itirazlar da gözetilerek raporun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı kabul ve takdir edilerek ara karar ile dosya farklı bir bilirkişiye verilerek yeniden rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bu kez ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 15.07.2022 tarihli raporda ise özetle ; gerekçeleri belirtilerek, doğalgaz kaybından zararı 1.417,80.-TL olduğu, Sayaç açma-kapama bedeli 21.770,86.-TL, (239,61.-TL+21.531,25.-TL) olduğu, Malzeme, Araç, Personel giderleri 239,61.-TL olduğu, yönünde hasep ve görüş bildirilmiştir. İşbu bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce öncelikle genel kamu hizmeti veren kurumsal şirketler tarafından bu tür uyuşmazlıklarda hizmetin aksamaması için hasarın derhal giderilerek buna ilişkin bilgi ve belgelerin iç işleyişe göre tutulduğu ve zararın da usulünce tespit edildiğine sürekli olarak muttali olunmaktadır. Bu kapsamda somut olayda şirket tarafından tutulan hasar onarım bedeli ve gerekçeli ,hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen ikinci bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği anlaşıldığından uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delile gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacının sigortalısı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi, belge ve bilirkişi raporuyla uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre benzer uyuşmazlıklar da gözetildiğinde piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY, 138/1, 141/3-4 ,HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 266 vd.) Bütün bunlara göre ------ ruhsatı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere davalı şirketin, hukuken kendi sorumluluğunda bulunana haksız fiilden doğan işbu zararı, 6098 sayılı TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dava dışı ihbar olunan yüklenici firmayla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak yalnızca davalı şirkete takip ve dava yöneltebileceği bedihidir. Ancak taraflar arasındaki ilişki, ticari iş ve dava kapsamında olmadığından takipte asıl alacağa ticari faiz işletilmesi ve istenmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay ------.HD. ------Bu kapsamda mahkememizce genel bilgi çerçevesinde resen takip üzerinde avans yerine yasal faiz üzerinden işlemiş faiz hesaplanmış ve doğru sonuç bulunmuştur. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince asıl alacak yönünden esastan ispatlanan davanın kısmen kabulü ile ;davalı-borçlunun------. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.188,46 TL asıl alacak ve 811,91 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 23.188,46 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 24.000,37 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (411,04 TL) davanın/talebin reddine, karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı kurum yönünden yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2004 sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu K6098 md.117/2 TTK md.4/2 HMK md.26 K6098 md.50 K2004 md.67/2 TBK md.117/2 K6102 md.4/2 HMK md.341/1 TTK md.1472 TBK md.50 HMK md.114 İİK md.67/2 K6100 md.322 HMK md.333 HMK md.323/1 K6102 md.1472 K6100 md.333 K6100 md.297/2 K2004 md.67 HMK md.316 İİK md.67 K6100 md.345/1 HMK md.190 K6100 md.190 HMK md.332/1 K6100 md.332/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog