12. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/33930
- Karar No
- 2013/28096
- Karar Tarihi
- 05.12.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
12. Ceza Dairesi 2012/33930 E. , 2013/28096 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-3, 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2.Sanık ... hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan;2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3.Sanık ... Nigişşen hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-3, 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
4.Sanık ... Nigişşen hakkında izinsiz define araştırmak suçundan; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
5.Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-3, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
6.Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
7.Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 39/2-b, 5271 sayılı CMK'nın 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması
8.Sanıklar ... ve ... hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5271 sayılı CMK'nın 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
9.Sanıklar ... ve ... hakkında izinsiz define araştırmak suçundan; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5271 sayılı CMK'nın 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, -2-
10.Sanıklar ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5271 sayılı CMK'nın 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
11.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5271 sayılı CMK'nın 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ..., ...Nigişşen ve ...'un mahkumiyetlerine ilişkin hükümler adı geçen sanıklar müdafileri ile müşteki vekili; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar sanık ... müdafii ile müştekivekili; sanık ... müdafinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar adı geçen sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanık ... müdafinin, adı geçen sanığa yönelik temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği mercince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı'na dava ihbar edilmemiş ise de, kovuşturma aşamasında kazı mahallinin niteliğine ilişkin olarak Kütahya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ile yazışma yapıldığı, böylece müşteki kurumun sanıkların eyleminden ve sanıklar hakkında açılan kamu davasından haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, müşteki vekilinin katılma talebi ile temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
Yokluğunda tefhim edilen hüküm sanık ...'a 12/08/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, adı geçen sanık tarafından hükümden sonra seçilen müdafinin, 1412 sayılı CMUK'un 310/1 maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 09/01/2012 tarihinde hükmü temyiz ettiği, bu nedenle mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kanuna uygun olduğu ve,
Sanıklar ... ve ...'un, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 17/07/1987 tarih ve 3552 sayılı kararı ile onaylı koruma amaçlı imar planı kapsamında kentsel sit alanı içerisinde yer alan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 18/01/1980 tarih ve A-2087 sayılı kararı ile korunması gerekli sivil mimarlık örneği olarak tescilli binanın kömürlük kısmında, 1.00 m eninde, 1.60 m uzunluğunda, 1.50 m derinliğinde çukur açmak suretiyle izinsiz kazı yaptıkları anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin, sanık ... Rıza'nın atfı cürüm mahiyetindeki beyanları nedeniyle sanığa kazı yapmak suçundan ceza verildiğine; sanık ... müdafinin, hayatında ilk kez adli bir olaya karışmış sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... müdafinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın ve sanıklar ... ile ...'un “izinsiz kazı yapmak” suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA,
Sanık ...'in “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesine gelince; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık ...'e ait iş yerinde yapılan arama sonucu çocuk figürlü iki adet metal şamdan bulunduğu, Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı tarafından düzenlenen 15/10/2009 tarihli raporda, bahse konu şamdanların korunması gerekli taşınır kültür varlığı olmadıklarının belirtildiği, aynı soruşturma nedeniyle sanık ... Nigişşen'in ikametinde yapılan aramada ise, 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığı belirlenen üç adet sikke ele geçirildiği, sanık ...'in aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, sözü edilen sikkelerle bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin de anılan savunmanın aksine bir beyanda bulunmadığı, her ne kadar soruşturma aşamasında sanıkların iletişimleri dinlenerek kayda alınmış ve mahkemece bahse konu kayıtlara dayanılarak sanık ... hakkında “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan hüküm tesis edilmiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 135/6 maddesine göre, 2863 sayılı Kanunun sadece 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar için belirtilen tedbire başvurulabileceği, dolayısıyla “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçu kapsamında yapılan görüşmelerin sanık ... aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, sanık tarafından atılı suçun işlendiğine dair başkaca delil de elde edilemediği, bu haliyle tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanık ...'in, korunması gerekli nitelik taşıyan üç adet sikkeyi, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde sayılan seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmek suretiyle ticarete konu ettiğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gözetilmeksizin, somut bir olaya dayanılmadan, sadece iletişim dinleme kayıtları gerekçe gösterilerek adı geçen sanığın “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Sanık ... Nigişşen'in “kültür varlığı ticaretine aykırılık” ve “izinsiz define araştırmak” suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde ise; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Sanık ...'nin soruşturma aşamasında sorguda verdiği ifadede, evinde yapılan aramada ele geçirilip korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıdığı belirlenen üç adet sikkenin, Tavşanlı'daki evinin önünde bulunan otopark görevlisine bırakılmış nesneler olduğunu, mevzuatı ve dolayısıyla sikkeleri nereye teslim edeceğini bilmediğini söylediği, aynı konuya ilişkin olarak kovuşturma aşamasında yaptığı savunmada ise, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... tarafından suça konu sikkelerin kendisine verildiğini, sanık ... ile olan ilişkisini kamufle etmek için anılan eserleri aldığını dile getirdiği, yukarıda izah edildiği üzere sanık ...'ye ait iletişim dinleme kayıtlarının “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçu bakımından delil olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar adı geçen sanığın, sikkeleri elde etme şekline yönelik ifadeleri arasında çelişki mevcut ise de, bunları ticari maksatla aldığına ve dolayısıyla üzerine atılı “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı, sanık hakkında, “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu düzenleyen 2863 sayılı Kanunun 70/1 maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile aynı Kanunun 67/2 maddesi uygulanarak karar verilmesi,
2.Sanık ...'nin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile, adı geçen sanığın işletmeciliğini yaptığı Yoncalı'daki tarihi hamama ilişkin olarak telefonla müteaddit defalar görüştüğü, sanıkların, bahse konu hamamda kültür varlığı bulunabileceği, durumun tespiti için sanık ...'nin hamam içerisinde inceleme yapması gerektiği hususunda konuştukları, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzuru ile ifade veren sanık ...'nin, Kütahya'ya yemeğe geldiklerinde sanık ...'in önerisi üzerine hamama gittiklerini beyan ettiği, sanıklar ...ve ...'in birbirleriyle irtibat kurmalarına aracılık eden ve durumdan haberdar olan sanık ...'ın kovuşturma aşamasında yaptığı savunmada, sanık ...'in isteği üzerine sanık ...'yi arayarak ona sanık ...'de cihaz olduğunu, tarihi hamama gelerek burayı cihaz ile kontrol etmesini söylediğini ifade ettiği, mahkemece, adı geçen sanıkların beyanları da sorulmak suretiyle sanık ...'nin konuya ilişkin savunması alınmadığı gibi, izinsiz define araştırması yapıldığı iddia olunan Yoncalı'daki hamamın niteliğinin de tespit edilmediği anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle sanık ... tarafından işletilen hamama giderek incelemelerde bulunan sanık ...'nin, define araştırmak üzere dedektör ya da başka bir alet kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise araştırma yapılan yerin kentsel sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı ve 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığı her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, somut bir delile dayanılmadan, sadece iletişim dinleme kayıtları gerekçe gösterilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ... ve ...Nigişşen müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.