8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/6402 E. , 2023/1035 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Torul Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararının, müşteki ... vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru ilgili bankalar olup; müşteki ...'ın 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmadığı, bu nedenle açılan davaya katılma hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tespit edilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyizine ilişkin yapılan değerlendirmede; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Torul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2.Torul Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasının "ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği" iddianamede tarif edildiği şekli ile "fiilin suç teşkil etmemesi veya fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri" dışında, dosyadaki deliller takdir edilerek beraat kararı verilebilmesi için, mutlaka sanıkların sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, sanıkların savunması yöntemince saptanmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının ve kabule göre de; beraat kararının dayanağı olan uygulama maddesi belirtilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru ilgili bankalar olup; müşteki ...'ın 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmadığı, bu nedenle açılan davaya katılma ile hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla müşteki vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın sorgu ve savunmasının sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, sanıkların usulüne uygun biçimde savunmaları alınarak ve deliller toplanıp değerlendirmesi de yapıldıktan sonra, sonucuna göre hukuki durumların tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle müşteki ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun mağduru İş Bankası A.Ş’ye tevdi kararımızla birlikte gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen hükme yönelik temyiz talebi olmadığının anlaşılması karşısında; Tebliğnamedeki B-2 no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Torul Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.