16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2186
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI: 2018/1138 Esas - 2020/369 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasarı Nedeniyle Açılan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/10/2017 tarihinde, davalının kasko sigortacısı, müvekkiline temlik eden Tercih İthalat ... Tic.Ltd.Şti.'nin malik-işleten ve sigortalısı olduğu... plakalı aracın hasarlandığını, müvekkili tarafından aldırılan ekspertsiz raporuna göre, araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 20.253,06-TL olduğunu, ekpertsiz raporu için 250-TL ödendiğini, davalı tarafa başvurduklarını, ancak davalı tarafça edimlerin yerine getirilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000-TL hasar bedeli ve 250-TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde davalıdan temerrüt tarihi olan 17/02/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; 04.09.2019 tarihli dilekçe ile araç hasarı talebini 13.207,80-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının temlik alacağı sebebiyle aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkiline kaza tarihinden 4 ay sonra bildirimde bulunduklarını, tazminat miktarının ve eksper ücretine ilişkin talebin kabulünün mümkün olmadığını, hasar sonrasında müvekkil şirket tarafından ekspertiz incelemesi yapılmasına olanak tanınmadan araç yetkili servis dışında onarıldığından müvekkilinin temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...Dosyada mübrez ekspertiz raporlarından sigortalı araç sürücüsünün park yerinden geri geri çıkarken beton duba ve tabela direğine çarparak aracın arkasının hasarlanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, davalı şirkette sigortalı araca, şoförün %100 kusuru ile verilen zararı davalı şirketin kasko sigortası poliçesi gereğince tazmin borcu olduğu; hasar bedeli ve ekspertiz ücret istemleri yönünden yapılan teknik değerlendirme kapsamında ise kaza nedeni ile ... plakalı araçta meydana gelen hasarın, davadan önce farklı eksperlerce düzenlenen 3 adet rapor incelenerek işçilik ve parça bedelinin piyasa şartlarına uygun olarak ve yine piyasa şartlarında geçerli iskontolar uygulanmak suretiyle rayice uygun olarak 15.048,16- TL olarak tespit edildiği, sigortalı aracın onarımının davalı sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu serviste yapılmadığından poliçedeki muafiyet klozu nedeniyle tespit edilen hasar bedelinden %20 muafiyet indirimi yapılmasının gerektiği, böylece davacı şirketçe talep edilebilir tazminatın 12.038,53 TL olarak bulunduğu, her ne kadar kazanın davalı sigorta şirketine geç bildirildiği sabit ise de TTK'nun 1446/2. maddesi gereğince geç bildirim nedeniyle ödenecek tazminatta artış olması halinde indirim yapılacağı düzenlendiğinden geç bildirimin hasar tazminatının bedeline bir etkisi bulunmadığı''gerekçesiyle,Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 12.038,53-TL hasar tazminatının 17/02/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücreti talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davalı vekili, müvekkilinin onayı alınmadan haricen yapılan onarımların teminat dışı olduğunu, davacının sözleşmede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmediğinden, kazadan yaklaşık 4 ay sonra 07.02.2017 tarihinde bildirimde bulunduğundan müvekkilinin zararı tazmin yükümlülüğü olmadığını, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve ekspertiz ücreti istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; sigortalının aracı davalının anlaşmalı servisinde tamir ettirmek yada davalının belirlediği ekspere inceletme zorunluluğunun bulunmamasına; sigorta ettirenin kasten bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve/veya hasarın teminat dışı olduğunun davalı tarafça ispat edilememiş olmasına;
25/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda toplam hasar tutarı, dosya kapsamında bulunan davacının ve davalının sunduğu ekspertiz raporları, aracın hasar gören parçaları ile aracın fotoğrafları irdelenerek belirlenmiş olup, hesaplanan tutarın araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar ile uyumlu olmasına, bilirkişi raporunda parça ve işçilikten yapılan iskontoların uygulama ile uyumlu olmasına; aracın yetkili servis dışında onarılması nedeniyle kasko poliçesindeki şartlara göre toplam hasardan %20 oranında tenzili muafiyet uygulanmış olmasına, bu nedenlerle anılan bilirkişi raporu yeterli olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353-1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.