1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/4390 E. , 2023/7992 K.
"İçtihat Metni"
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'un, 5101 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.03.2007 tarihli ve 2005/1758 Esas, 2007/255 Karar sayılı kararının 07.04.2007 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 19.04.2007 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak yapılan incelemede, aynen infazına yer olmadığına ilişkin İstanbul İnfaz Hakimliğinin 16.02.2022 tarihli ve 2022/3180 Esas, 2022/3477 Karar sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair merci İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/408 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 94660652-105-34-12490-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve 2023/40787 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve 2023/40787 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar İnfaz Hakimliğince, "..hükümlünün yeni suç işlediği 19.04.2007 tarihinden itibaren "infazın bir suretle" (yeni suçun cezasının kesinleşme süreci) kesintiye uğraması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 68 ... maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu..." şeklinde gerekçe ile aynen infazın yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 ... maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.'' şeklindeki düzenleme ve hükmün kesinleşmesinden sonra zamanaşımından söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, kesinleşmiş bulunan erteleme kararının aynen ya da kısmen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” Şeklinde düzenlenmiştir.
2.Ertelenmiş cezalarda, ceza zamanaşımı süresi belirlenen denetim süresi içinde işlemeye başlamaz, çünkü ortada infazı gereken bir ceza bulunmamaktadır. Ancak ertelenen cezanın aynen infazına karar verilirse, aynen infazında içinde yer aldığı hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
3.Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde, hükümlünün 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve bir yıl denetim süresi belirlenmesine dair hükmün 07.04.2007 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde hükümlünün 19.04.2007 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 18.03.2009 tarihli, 2007/1044 Esas, 2009/425 Karar sayılı kararı ile mahkum olduğu ve hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün 27.06.2013 tarihinde kesinleşmesi sonrası yapılan ihbar üzerine erteli cezanın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle aynen infazına karar verilmesi istendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 51 ... maddesinin yedinci fıkrası uyarınca erteli cezanın aynen ya da kısmen infazına karar verilmesi gerekirken, ceza zamanaşımı suresinin dolduğundan bahisle aynen infazına yer olmadığına dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.04.2022 tarihli ve 2022/408 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.