Esas No
E. 2013/12088
Karar No
K. 2013/23795
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2013/12088 E.  ,  2013/23795 K.

"İçtihat Metni"Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a-4 ve 43/1. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, (SAMSUN 2. ASLİYE CEZA) Mahkemesinin 24/07/2008 tarih ve 2007/641 esas, 2008/451 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve 59339 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; sanığın tekerrüre esas alınan Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli ve 2006/381 esas, 2006/632 sayılı kararı ile verilen 600,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1-1.bendi gereğince kesin olduğu ve aynı madde son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Kamu görevlisine hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2008 tarihli kararı ile 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli ve 2006/381 esas, 2006/632 sayılı kararı tekerrüre esas olduğundan, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın bu sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tekerrür hükmüne yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Adli sicil kaydında yer alan ve hüküm tarihi itibariyle kesin olan para cezasına ilişkin ilamın, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği, 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/2 maddesinde (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz." Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2009 tarih ve 2009/2-115 sayılı kararında da, "5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinde, 647 sayılı Yasanın 4. maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir" hükmüne yer verilmesine karşın, "Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez" hükmüne yer verilmemesi nedeniyle, gerek 5237 sayılı Yasanın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya seçenek olarak hükmedilen, gerekse 52. madde uyarınca doğrudan hükmedilen 2 milyar lirayı (2.000 TL'yi) aşmayan adli para cezalarına ilişkin hükümler kesin niteliktedir" denilerek, 5237 sayılı TCK döneminde, hangi hükümlerin (Anayasa Mahkemesinin CMK’nın 305/2. maddesine yönelik iptal kararının yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihi öncesinde) kesin nitelikte olduğu açıklığa kavuşturulmuştur.

İncelenen dosyada, mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün, sanığa Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli ve 2006/381 esas, 2006/632 sayılı kararıyla, kasten yaralama suçundan doğrudan verilen 600,00 TL adli para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir. Söz konusu mahkumiyetin, hüküm tarihi itibariyle (2.000) lirayı aşmayan para cezasına ilişkin olması nedeniyle, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1.Hakaret suçundan sanık ... hakkında, (SAMSUN 2. ASLİYE CEZA) Mahkemesinin 24/07/2008 tarih ve 2007/641 esas, 2008/451 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2.Karardaki hukuka aykırılığın aynı kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog