Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/575
Karar No
K. 2021/575
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/575 Esas - 2022/1325

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/575 Esas
KARAR NO: 2022/1325
DAVACI: ... - .... Demirci Mah. Dedeağaç Sk. No:22 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ: Av. ..... -
DAVALI: 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - .....
VEKİLİ: Av. ..... -
DAVALI: 2- ... - Hüdavendigar Mah. 5. Sok. No:9/1 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ: Av.... - [16851-58660-......] UETS
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/02/2017
KARAR TARİHİ: 29/11/2022
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA :

Davacı dava dilekçesinde özetle;davalılardan ...'ın ruhsat sahibi olduğunu, davalı ... Sigorta AŞ'ne 14663282 nolu "Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası" poliçesi ile sigortalı bulunan, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı, hususi otomobil ile müvekkili ...'e ve yanında bulunduğu müvekkiline ait ... plaka sayılı hususi otomobile 10/08/2015 tarihinde saat 00:10 sularında "Nilüfer-Yaylacık Köyü Kayapa Yolunda"çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesi müvekkillerinden davacı ...'ün yaralandığını ve müvekkiline ait aracın pert olduğunu, müvekkilinin Kayapa istikametinden gelip Kayapa yolunu müteakip Çalı istikametine seyir halinde iken Yaylacık Köprü üzerine geldiuği sırada plakasını alamadığı bir aracın Yaylacık Köyü iç yoldan önüne çıkması neticesinde araca çarpmamak için sola manevra yapıp aracın sol ön kısmı ile köprü bariyerlerine çarpıp durduğunu, kazayı müteakip sol yan kısımlarına, aynı yönden ve aynı istikametten gelen davalılardan ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması neticesinde iki araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davaya koınu kaza nedeniyle açılmış ve kesinleşmiş olan Bursa 4.Asliye Ceza Mah.'nin 2015/916E/2016/214 karar sayılı dosyasıyla görülen davada "taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma" suçundan davalı otomobil sürücüsü ...'ın 3.000,00 TL.para cezası ile cezalandırıldığını ve Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini ve bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığını beyanla, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın daha fazla olduğunun tespiti halinde harcı ikmal etmek ve davalı sigorta şirketlerinin maddi (araç hasarı-kazanç kaybı-tedavi giderleri) tazminata ilişkin taleplerinden poliçe limitleri dahilinde poliçe limitleri ile sınırlı olarak soruml tutulmalarınıa, manevi tazminat açısından ise poliçelerinde böyle bir yükümlüklerinin mevcut olması halinde, poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulmaları kaydıyla, davacı ... için şimdilik 100,00 TL.kaza nedeniyle müvkkilinde meydana gelmiş bulunan işgücü kaybı zararı, 100,00 TL.kaza nedeniyle müvekkilince yapılmış bulunan tedavi-pansuman-SGK tarafından karşılanmayan diğer tedavi giderleri (maddi tazminat), 100,00 TL.kaza nedeniyle pert olmuş müvekkiline ait ... plaka nolu araç nedeniyle meydana gelen zarar (maddi tazminat), 100,00 TL.kaza nedeniyle müvekkilinin 1 yıl çalışamamış olduğundan çalışamadığı bu süreye ilişkin gelir kaybı zararı (maddi tazminat), 20.000,00 TL.manevi tazminatın, 10/08/2015 tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçelerinde yazılı olan şart ve limitlerle sınırlı olarak ve maddi tazminat talepleri yönünden fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak ve alacağın fazla olduğunun tespitti halinde harcı ikmal kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili 15/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde; kaza tutanağına göre dava konusu aracın kenarda iken köprüye giren sigortalı aracın gecenin karanlığı ve davacının kazalı aracın arkasına üçgen reflektör gibi kaza yerini gerekli tedirleri almadığından sigortalı aracın kaza yaptığını, davacının araca yan kısmından çarptığını, kaza tutanağına ve ceza davasındaki bilirkişi raporuna göre davalı köprüye girerken gerekli hızını azaltmadığı ve dikkatli olmadığından aracın asli kusurlu, davacının ise kaza yapan aracın çevresinde gerekli önlemleri almadığından tali kusurlu kabul edildiğini, kaza tutanağı ve ceza davasındaki kusur miktarını kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde delil kısmında SGK tarfından karşılanmayan masrafları delil listesinde (fatura) sunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen delillerin dışında yeniden delil sunulmasına muvafakatleri bulunmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, davacının kaza tarihinden yasal faiz talep etse de ödeme yeri beyan etmediğinden davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, tedavi giderleri hususunda dava dilekçesi ekinde ek harcama faturası ibraz edilmediğini, davacının müvekkilinden talep ettiği manevi tazminatın poliçe ve kanun kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddi ile mahkeme masrafının ve vekalet ücretinin karşı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ihbar dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, tanık beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin2015/96-2016/214 E/K sayılı ilamı, kaza yapan aracın ruhsatname örneği, sigorta poliçesi, davacıya ait 07/06/2016 rapor tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu, maluliyet raporu, SGK kaydı, bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi, yazılan müzekkere cevapları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, cismani zarar nedeniyle oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, araç hasar tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.

Davacının bildirdiği tanık ...'ün celse sırasındaki ifadesinde "Dava konusu trafik kazasına ilişkin görgüye dayalı bilgim yoktur, olay tarihinde ben araçta değildim,babam ... trafik kazasından sonra Uludağ Üniveristesi Hastanesine tedavisi için götürüldü, 15-20 gün kadar yaklaşık olarak hastanade tedavisi sürdü, ben babamın yanında refakatçiydim, bu süre boyunca da hastanede yataktaydı, kalkamıyordu, 2 ayağında da platin vardı, sonrasında eve babamı götürdük, burada da yere basamıyordu, sürekli yataktaydı, 6 - 7 ay boyunca bu şekildeydi, kendisinin ihtiyaçlarını ben ve annem birlikte giderirdik, yardım ederdik, 1 yıl boyunca babama refakat ettik, hastanede tedavi gördüğü süre ve evde bakımı devam ettiği sürede de yere basamaması sebebiyle sürekli acı duyuyordu, halen de bu acısı devam etmektedir, iki ayağında da platin vardır, platinler alınmadı, babam temizlik firmasında şoförlük yapardı, kaza sonrasında bu yerden süpürge kısmına verdiler, kendisinin daha rahat olması için bu bölümde çalışmayı düşündüler, ancak bu kısımda da sürekli ayakta kalması gerektiği ve babam da mola verdiğiden temizlik firması sahibi babamın işten çıkmasını istedi, bu konuda ihtarda bulundular, 1 yıldır işten ayrıldı, şuan herhangi bir işte de 1 yıldır çalışmıyor" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Diğer tanık Ayşe ÇÜN'ün celse sırasında alınan ifadesinde; "Ben olay tarihinde eşim ile birlikte 16 BTM 20 plakalı aracımızın içindeydik, eşim otomobili kullanıyordu, daha önce kollukta ben ifade verdim, normal seyir halinde karayolunda giderken aniden bir araç önümüze çıktı, yolun banket olan kısmında durduk, eşim araçtan indi, bu sırada arkamızdan gelen araç eşim ve arabamıza vurdu ve olay yerinde eşimin iki ayağı da kırıldı, sonrasında Uludağ Üniversitesi Hastanesine acil bölümüne götürüldü, burada 26 gün tedavisi sürdü, kendisi yataktan kalkamıyordu, bende Koparan Hurdacılıkta çalışıyordum, yaklaşık 80 gün boyunca işe gidemedim, eşime refakat ettim, hem evde hem hastanede bakımında yardımcı oldum, eşim olaydan yaklaşık 1 yıl süre ile herhangi bir işte çalışamadı, benim refakat ettiğim 80 günden sonra yavaş yavaş kalkmaya başladı, koltuk değneklerinden destek alıyordu, eşim normalde firmada şoförlük yapıyordu, bu sakatlığı sebebiyle yapamadı, kendisini süpürge kısmında çalışmaya başladı, ancak buradada verimli olamayınca kendisinden çıkması yönünde tutanak tutuldu, zira eşim ayakta sürekli duramıyordu, sık sık mola veriyordu, bu sebeple kendi isteği ile eşim işten çıktı, bir miktar tazminat verdiler, 2017 yılının Ağustos ayından beri eşim hiçbir işte çalışmamaktadır, bir işe girmeye teşebbüs etti ancak bu hastalığı sebebiyle ayrıldı, halen de ağrıları vardı, bacağının bir tanesinde incelme vardır, platinler hala duruyor, doktorların söylemesine göre tamamen iyileşmesi mümkün değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/916 Esas sayılı dosyası celp edildikten sonra dosya kusur konusunda rapor düzenlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 22/11/2017 tarihli raporunun İRDELEME BÖLÜMÜNDE, "Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, sürücü beyanları, davalı dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, keşif, bilirkişi raporu ile tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği ve gerçekleşen kazada Davacının daha önceden yapmış olduğu kaza nedeniyle mahal şartlarını dikate alarak yol üzerinde seyir halinde olan ve olay mahalline yaklaşan araçları uyarı mahiyetinde yeterli önlemleri alarak aracını kaplama dışına emniyetli önlemin alındığı bir anda kaplama dışına sevk etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeksizin hatalı ve tehlike tevlit eder tarzda hareket ederek kazanın meydana gelmesinde zemin hazırladığı anlaşılmış olup, mahal şartları dikkate alınarak kaza tespit tutanağı ve keşifli bilirkişi raporunda atfedilen kusur durumlarına iştirak edilmeyerek aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre ;

A)-Davacı ..., idaresindeki otomobil ile olay mahallinde evvelce yapmış olduğu kaza nedeniyle aracını yol dışına sevk etmeden önce mahal şartlarını dikkate alıp bu mahale yaklaşan gelen sürücülerin tedbir alması için belli bir mesafeden fark edilebilirliğini sağlamak maksadıyla önceden uyarı mahiyetinde nizamlara uygun bir şekilde gerekli önlemleri alması gerekirken bu hususa riayet etmeksizin aracını evvelce yaptığı kazadan sonra önlemsizce yol dışına sevk ederken Davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalarak sebep olduğu olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu bulunmuştur.

B)-Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda seyir halinde iken hızını mahal şartları ile far ışığı altındaki görüş alanına göre ayarlayıp, evvelce kaza yapan Davacı idaresindeki otomobili zamanında fark ederek etkin fren ve uygun direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususa riayet etmeksiz seyrederek karıştığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu bulunmuştur. SONUÇ BÖLÜMÜNDE ise, A)-Davacı ... 'ün, %60 (yüzde atmış) oranında kusurlu olduğu, B)-Davalı sürücü ... 'ın, %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu" sonucuna varılmıştır. Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dosya, davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması açısından aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiştir.

Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 10/12/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; ... plakalı aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 6.750,00 TL. ... plaka sayılı aracın hasarlı haliyle satış değerinin 985 kg*0.695=685,00 TL., somut olayda davalı taraf sürücüsü %40 oranında kusurlu bulunduğundan 2.426,00 TL.davacının talep edebileceği görüşünde olduklarını, dava konusu aracın 985 kg ağırlığında (ruhsat bilgisi) olup, olay tarihindeki hurda rayiç değerinin de aşağıdaki tablodan anlaşılacağı üzere 0.695 TL olduğu belirlenmiş olup, dosya arasında bulunan araç satış bedelinin (280,00 TL) uygun olmadığı görüşüne ulaşıldığını, kazalının varsayımsal kazancının 470.482,96 TL.olacağı, kazalının varsayımsal kazancının 470.482,96 TL.olacağı, bir sonraki aşamada ise, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 15/08/2018 tarihli, 11.13.2018-245 sayılı raporunda, olay tarihinden itibaren dokuz ay olduğunun belirtilmesi sebebiyle 10/08/2015-10/05/2016 tarihleri arasında %100 malül sayıldığını, bu tarihten itibarenki kazançlarına %21 oranı uygulandığını, takiben kazalının %60 mterafik kusur oranı uygulanarak kazalının net zararının 42.885,24 TL.olacağının hesaplanmış olduğu, diğer yandan dava dışı SGK tarafından yapılan 4.677,34 TL'lık ödemenin rücua tabi kısmı kazalanın net zararından indirilerek talep miktarının 41.014,30 TL.olacağının hesaplanmış olduğu, davacının tedavi-pansuman-SGK tarafından karşılanmayan diğer tedavi giderleri konusunda hekim bir bilirkişinin görüş vermesinin uygun olacağının düşünüldüğü görüş ve kanaati açıklanmıştır.

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 24/12/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle: Maddi tazminat alacağını 43.440,30TL. arttırarak, toplam 43.440,30 TL olarak ıslah etmiştir.

Davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı davalılar tarafından zamanaşımı defi ileri sürüldüğü anlaşılmakla, dosyanın zamanaşımı yönünden değerlendirildiğinde, dava konusu trafik kazasının 10/08/2015 tarihinde gerçekleştiği, KTK'nın 109. Maddesi uyarınca 2 yıllık asgari zamanaşımı süresinin dava tarihi(17/02/2017) itibariyle dolmadığı ve davanın belirsiz alacak davası açılması sebebiyle alacağın ıslah edilen kısmı yönünden de zamanaşımı süresinin kesildiğinden zamanaşımı defiine itibar edilmemiştir.

O halde toplanan delillerden somut olayda, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında meydana gelen 10/08/2015 tarihli trafik kazasında, düzenlenen kaza tespit tutanağı, ATK kusur raporu ile davacının otomobil ile olay mahallinde evvelce yapmış olduğu kaza nedeniyle aracını yol dışına sevk etmeden önce mahal şartlarını dikkate alıp bu mahale yaklaşan gelen sürücülerin tedbir alması için belli bir mesafeden fark edilebilirliğini sağlamak maksadıyla önceden uyarı mahiyetinde nizamlara uygun bir şekilde gerekli önlemleri alması gerekirken bu hususa riayet etmeksizin aracını evvelce yaptığı kazadan sonra önlemsizce yol dışına sevki sebebiyle davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalarak sebep olduğu olayda; %60 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda seyir halinde iken hızını mahal şartları ile far ışığı altındaki görüş alanına göre ayarlayıp, evvelce kaza yapan davacı idaresindeki otomobili zamanında fark ederek etkin fren ve uygun direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususa riayet etmeksiz seyrederek karıştığı olayda; %40 oranındaki kusurun olaya uygun olduğundan itibar edilerek ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporu ile rapora karşı itirazların yerinde olmadığından bu raporlara göre düzenlenen gerekçeli denetime açık aktüer bilirkişi heyetinin 10/12/2018 tarihli raporuna itibar edilerek davacının 41.014,30 TL iş göremezlik zararı ile 2426 TL araç hasarı olmak üzere 43.440,30 TL ıslah talepli alacağın kabulune karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizce verilen karar davalı ... ANONİM ŞİRKETİ (... Sigorta Şirketi) tarafından istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 2019/821 Esas ve 2021/869 Karar sayılı Kararda "Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan 03.02.2016 tarihli kusur raporu ile mahkemece aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.05.2018 tarihli kusur raporu arasında mübayenet giderilmeden karar verilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece ceza dosyasında aldırılan ve işbu dosyada aldırılan bilirkişi raporları arasındaki mübayeneti giderecek şekilde rapor temin ettirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına" gerekçesi ile kusur yönünden inceleme yapılarak kaldırma kararı verilmiştir.

Dosyanın Bursa BAM 5. HD'nin 2019/821 Esas, 2021/869 Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda kusura ilişkin rapor aldırmak amacıyla İstanbul Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına, talimatın İTÜ Makine Mühendisleri Öğretim Görevlisi 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek, ceza mahkemesince alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan rapor arasındaki çelişkiyi giderir kusur oranın belirtir rapor aldırılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetinin 05/11/2021 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ..., olay yerinde daha önce yaptığı kaza sonrasında diğer sürücülerin fark etmesi için tedbir alması gerekirken, önlem almadan aracını yol dışarısına taşıması esnasında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın çarpmasına sebep olduğu olayda, Karayolları trafik yönetmeliğinin 166. maddesinde belirtilen “…araç sürücüleri, bütün imkanları elverdiği ölçüde kullanarak hareket ettirme, itme ve benzeri şekil ve surette, araçlarını karayolu dışına, bu mümkün olmaz ise, bankette, bu da mümkün değilse taşıt yolunun en sağına almak ve her durumda yol, hava ve trafik şartları ile gece ve gündüz olmasına göre, gerekli güvenlik ve uyarı tedbirlerini derhal alıp uygulamakla yükümlüdürler” maddesini ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile % 60 oranında ASLİ KUSURLU bulmak mümkün olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ..., seyir halinde iken hızını ayarlayıp yol üzerindeki kaza yapmış aracı ve sürücüsünü fark edip, fren yapması gerekirken bu hususa uymadığı bu olayda 2918 Sayılı K.T.K’nunun 84ncü maddesinde belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan madde 52/a sürücüler, “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar” maddesini ihlal ettiği; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %40 oranında TALİ KUSURLU bulmak mümkündür. Sürücü ... ‘ün %60 (Yüzde Altmış) oranında asli kusurlu olduğu, Sürücü ...’ın %40 (Yüzde Kırk) oranında tali kusurlu olduğu yönündeki müşterek görüş ve kanaatlerini sunmuştur.

Dava konusu trafik kazasının 10/08/2015 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla bu tarihte yürürlükte bulunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 10/05/2022 tarihli rapor ile davacının maluliyetinin %8 , iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Dosyanın önceki aktüer bilirkişiye tevdi edilerek, 2022 yılı asgari ücret miktarları, vergi indirim oranları ve Yargıtayın 2021 yılı güncel içtihatları kapsamında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak, maddi tazminat konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Düzenlenen önceki aktüer bilirkişi raporlara itirazlar üzerine 28/09/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Kazalının varsayımsal kazancınının 1.838.498,51TL olduğu, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın10.05.2022Tarihli raporunda bedensel kayıp oranının 8% olduğu belirtilmiştir.

İyileşme döneminin olay tarihinden itibaren dokuz ay olduğundan 10.08.2015-10.05.2016 tarihleri arasında %100 malül sayıldığı ,takiben kazalının %60 müterafik kusur oranı uygulanarak, kazalının net zararının 62.329,59TL olduğu davacının işgöremezlik dönemi zararının 10.211,96TL, sürekli işgöremezlik dönemi zararının ise 52.117,63TL olacağı mütalaa edilmiştir.

Davacı tarafından 07/03/2022 tarihli dilekçe ile değer artırım talebinde bulunarak, maddi tazminat miktarını 85.676,64 TL artırarak toplamda 126.690,94 TL yönünden maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar, önceki gerekçeli karar ve istinaf ilamı doğrultusunda, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında meydana gelen 10/08/2015 tarihli trafik kazasında, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir İTÜ Makine Mühendisleri Öğretim Görevlisi 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek davacı ... ‘ün %60 (Yüzde Altmış) oranında asli kusurlu olduğu, Sürücü ...’ın %40 (Yüzde Kırk) oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Diğer yandan dava konusu trafik kazasının 10/08/2015 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla bu tarihte yürürlükte bulunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen 10/05/2025 tarihli % 8, oranındaki maluliyet raporu göre düzenlenen gerekçeli denetime açık aktüer bilirkişi heyetinin 28/09/2022 tarihli raporu ile TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle yapılan tazminat miktarının hesaplamalara itibar edilerek kusur oranı doğrultusunda davacının 62.329,59 TL maluliyet sebebiyle iş göremezlik zararı ve 18/12/2018 tarihli makine mühendisi bilirkişinin raporunda vurgulandığı üzere davacının araçtaki zararının 2426 TL olduğu kanaatine varılmıştır. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/10352 Esas ve: 2021/2596 Karar sayılı Kararı ve Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 2021/2641 Esas ve 2021/1911Karar sayılı Kararında, diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş ve tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması vurgulanmıştır.)

Bu durumda davacının iş göremezlik zarar alacağının 62.329,59 TL, araç hasar alacağının 2426 TL olduğu ancak davacı tarafından mahkememiz kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmadığından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğu ancak davacı tarafından önceki kararda hüküm altına alınan 41.014,30 TL.işgücü kaybı (geçici ve sürekli iş göremezlik), 2.426,00 TL.araç hasar bedeli olmak üzere toplam 43.440,30 TL talep edebileceğinden bu miktarlar yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın sunduğu ıslah ve talep artırım dilekçelerinde önceki karardan fazla taleplerin davalılar lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğundan bu taleplerin reddine karar verilmiştir.

Diğer yandan davacının manevi tazminat talebi yönünden bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasında, tarafların kusur oranları, olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, maluliyet varlığı ve oranı değerlendirilerek davacıda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla 8.000 TL manevi tazminat' ın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilerek manevi tazminat talebinin davalı sürücü ve işleten yönünden kısmen kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın KISMEN KABULÜ-KISMEN REDDİ ile;

a)41.014,30 TL.işgücü kaybı (geçici ve sürekli iş göremezlik), 2.426,00 TL.araç hasar bedeli olmak üzere toplam 43.440,30 TL.alacağın davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 17/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b)8.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3513, 88 TL nispi karar ve ilam harcından ıslah harcı, tamamlama harcı ve peşin harç ( 69,68 TL, 147,35 TL, 293 TL) 510,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.003,85TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan ( davalı ... A.Ş( ... Sigorta A.Ş) nin bakiye harcın 2.457,37 TL kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından maddi tazminat sebebiyle yapılan bilirkişi incelemesi ve rapor gideri 4114,50 TL , müzekkere, tebligat ve posta giderleri olan 535,65 TL, olmak üzere toplam 4.650,15‬ TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.564,50 TL yargılama gideri ve 441,6 TL harç olmak üzere toplam 2.006,10 TL. Yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından manevi tazminat sebebiyle yapılan tebligat, posta ve müzekkere gideri 168 TL nin davanın kabul ve red oranına göre 67,2 TL si ile peşin yatırılan harç 68,43 TL olmak üzere toplam 135,63 TL nin davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı ... A.Ş nin ( ... Sigorta AŞ) ; posta ve tebligat gideri 91 TL'den davanın kabul ve ret oranlarına göre hesaplanan; 60,38 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

6.Davacının vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacının vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 8.000 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalıların vekil ile temsil edildiklerinden reddedilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9.Davalı ...' ın vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 8.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

10.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/11/2022 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog