18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/334
- Karar No
- 2024/40
- Karar Tarihi
- 18.01.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA:
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı firma arasında akaryakıt satımı için 3 adet kira ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin, davalıdan satın aldığı akaryakıtı kendisine ait 3 istasyonda satacak olduğunu, bu istasyonların birinin ..., biri ... diğeri ise ... bulunduğunu, ...Mahallesi, ... Cad.No:14 .../İstanbul adresinde bulunan İstasyonun, müvekkiline kiralanmadan önce köy istasyonlarından farkı olmayan bir istasyon olduğunu, bu istasyonun davalı şirket tarafından işletilmekte olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkilin bu istasyonu işletmesini istediklerini, aşırı karlı bir istasyon olacağını bildirdiklerini, müvekkil şirketi bayilik sözleşmesi yapmaya ikna ettiklerini, müvekkilinin, sözleşmeyi imzaladıktan sonra harabe şekilde olan bu istasyonun iyileşmesi ve faaliyete geçmesi için yaklaşık 200.000 USD masraf yaptıklarını ve faaliyete geçirdiklerini, davalı şirketin, müvekkilin bu istasyonu alıp işletmesi için istasyonun aşırı kar ettiğini ve edeceğini beyan ederek müvekkili kandırdığını, istasyonun faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra ise müvekkil şirketin davalının dediğinin aksine zarar etmeye başladığını, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 100.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın, yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, davacı tarafından bilinmesi mümkün olan zarar tutarının belirtilmemesi sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının, dilekçesinde ... istasyonuna yaklaşık 200.000,00 USD masraf yapmış olduğunu, bunun dava dilekçesinin ekinde sunduğu faturalardan da anlaşılabildiğini, dilekçesinin devamında ise her üç istasyon sebebiyle yaklaşık olarak 2.000.000,00 TL zarar edildiğini, bu zararın şirket defter ve kayıtlarından ve hatta otomasyon kayıtlarından anlaşıldığını dile getirdiğini, davacı tarafın iddiaları tamamen soyut nitelikte olup, basiretli bir tacir sıfatını haiz olması gereken davacının 'ikna olmak', 'kandırılmak', 'öngörememek' gibi kavramları iddialarına dayanak yapmasının; ticaret hukukunun, ticari örf ve adetlerin, tacir olmanın hüküm ve gereklerine aykırılık teşkil ettiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, neticede haksız ve kötü niyetli davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı firma arasında akaryakıt satımı için 3 adet kira ve bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin, davalıdan satın aldığı akaryakıtı kendisine ait 3 istasyonda satacak olduğunu, bu istasyonların birinin İstanbul Yenidoğanda, biri İstanbul Sancaktepede diğeri ise ... bulunduğunu, ...Mahallesi, ... Cad.No:14 .../İstanbul adresinde bulunan İstasyonun, müvekkiline kiralanmadan önce köy istasyonlarından farkı olmayan bir istasyon olduğunu, bu istasyonun davalı şirket tarafından işletilmekte olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkilin bu istasyonu işletmesini istediklerini, aşırı karlı bir istasyon olacağını bildirdiklerini, müvekkil şirketi bayilik sözleşmesi yapmaya ikna ettiklerini, müvekkilinin, sözleşmeyi imzaladıktan sonra harabe şekilde olan bu istasyonun iyileşmesi ve faaliyete geçmesi için yaklaşık 200.000 USD masraf yaptıklarını ve faaliyete geçirdiklerini, faaliyete geçtikten sonra ise müvekkili şirketin davalının dediğinin aksine zarar etmeye başladığını, davalı firmanın bu istasyon ile ilgili olarak müvekkili aleyhine bayilik sözleşmesinin iptal etmeleri üzerine .... ATM nin ... Esas sayılı dosyası ile el atmanın önlenmesi davası açtığını, bu mahkemece müvekkiline ait istasyonun yerel mahkemece davalıya 02/07/2018 tarihinde yediemin olarak teslimine karar verildiğini, İstinaf KAnun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 12. Hukuk Dairesinin ... sayılı ilamı ile 15/08/2018 tarihinde kaldırıldığını, müvekkiline ait istasyonun 16/08/2018 tarihinde taraflarınca icra kanalı ile geri alındığını, davalı yanın hiçbir alacağı olmamasına rağmen müvekkilinin adına kayıtlı bulunan ... ili, ... ilçesi, 2548 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin paraya çevrilmesi için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, takip dayanağına takip dayanağına ise daha önce aleyhlerine keşide etmiş olduğu .... Noterliğinin ihtarnamesini ekleyerek alacak taleplerinde bulunduğunu, müvekkili firmanın bu icra dosyasına konu edilen alacak kalemleri ile ilgili davalıya herhangi br borcu bulunmadığını, tam tersine davalı firmadan tedbire konu edilen istasyona yapmış olduğu masraflarla ve ticari zarar ile ilgili olarak alacağı bulunduğunu, nitekim bu alacakları için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açılmış olup huzurda görülecek dava ile bu dava arasında irtibat bulunduğundan birleştirme talibinde bulunarak zararların bilirkişi ve defter incelemesi ile ortaya çıkacağından bu zararla ilgili olarak şimdilik azlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili firmanın davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava;
Asıl davanın; Taraflar arasında Akaryakıt satımı için 3 adet kira ve bayilik sözleşmesinin yapılması, davacının sözleşmeyi davalının taahhütlerine uymaması sebebi ile feshetmesi sebebi ile belirsiz alacak davası şeklinde 100.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsili davası olduğu anlaşıldı. Birleşen .... ATM 'nin ... esas sayılı dosyasından; davacı ... tarafından taraflar arasındaki üç adet kira ve bayilik sözleşmesi nedeni ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borcu bulunmadığı nedenle menfi tespit davası olduğu anlaşıldı. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı ve 03/03/2020 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle 2020/334 esas sırasına kaydedildiği tespit edildi.
Davacı vekili 22/12/2023 havale tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, davalı yandan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragatlerinin kabulününe karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 25/12/2023 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacı yan davasından feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı tarafça davadan feragat edilmesini nedeni ile davacı yandan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davadan feragat HMK 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davacının, talep ve sonuçlarından kısmen veya tamamen vazgeçtiği bir taraf işlemidir.
Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmış, Feragat bildirimi de HMK’nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
A- Esas Dava Yönünden;
1.Davanın feragat nedeniyle reddine,
2.Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL'den mahsubu ile artan 1.437,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
5.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. B-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı davası yönünden;
1.Davacı davasından feragat ettiğinden davanın reddine,
2.Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harcın düşümü ile eksik kalan 99,07 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,
3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)