2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 09.08.2021 tarihinde davalı ...n sevk ve idaresinde olan aynı zamanda maliki olduğu ... plakalı kamyonu ile İstanbul'dan Edirne istikametine doğru ilerlerken sol ön lastiğinin patlaması ile lastik ve araç parçalarının yola savrulması ile birlikte o sırada aynı yönde ilerlemekte olan müvekkili ...ın ... plakalı aracına doğrudan çarpmak suretiyle hasar veren lastik ve araç parçalarının trafik kazasına neden olması nedeniyle işbu davayı ikame etme zarureti tarafımıza hasıl olduğunu, anılı trafik kazasının vuku bulması ile birlikte müvekkilinin aracının sağ ön kısımlarında çıplak gözle bariz bir şekilde görülen; kaza sonrasında Almanya'da alınan ekspertiz raporları ile de sabit olunan, ciddi anlamda büyük zararlar bulunduğunu, davalının ağır kusur ve ihmalinin bulunduğu işbu kazada, müvekkilinin mevzuat kapsamında herhangi ihlalde bulunmadığını, dolayısıyla tarafına kazaya sebebiyet veren herhangi kusurunun yüklenemeyeceğini, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür, şeklinde belirtildiğini, buna göre, davalı yanın açık kusurunun bulunduğu trafik kazasında, müvekkilinin aracında oluşan maddi zararın tazmini ile mükellef olduğunun, ilgili Kanun hükmüyle de sabit olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında ikamet ettiği Almanya'ya döndüğünü, yine Almanya'da bulunan bir bilirkişi tarafından araç hasarının tespitini gerçekleştirdiğini, buna göre araçta kaza nedeniyle oluşan hasar toplamda 14.831,79-Euro olup, anılı hasarlar alınan ekspertiz raporunda kalem kalem belirtildiğini, nitekim aracın alım değeri yüksek olması göz önünde bulundurulduğunda, meydana gelen hasarın onarımında makul faydanın gözetildiğini, aracın pert veya onarımına değmeyecek nitelikte değerlendirilmemesi; dolayısıyla da onarımının makul fayda niteliğinde olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin kazada hasar alan aracı...- Benz Marka; Viano Modeli olduğunu, aynı değer, marka, model, kilometre, diğer her türlü ayrıcalıklar ve statüdeki araçların piyasada ileri sürülen değerleri gerek bilirkişice gerekse tarafımızca tespit olunduğunu, buna göre, piyasada satışa sunulan 2. el araçların değerleri ortalama olarak 24.750 € ile 24.880 € arasında değişmekte olduğunu, somut olayda müvekkiline hiçbir kusur atfedilemeyeceği sabit olduğunu, araçta oluşan zarar ve hasarların, aracın değerini oldukça düşürdüğünü, piyasa değerinden çok daha geriye düşen aracın değerinin; Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarında 2020 yılında yapılan değişiklik neticesinde, yabancı plakalı araçlarda meydana gelen değer kaybının sigorta şirketleri tarafından karşılanmayacağının belirtilmesi nedeniyle, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının kusurlu davalı asil tarafından karşılanması gerektiğini, ancak; araçta meydana gelen değer kaybı ancak bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceğinden, eldeki davayı ikame ederken değer kaybının tarafımızca kesin olarak tespitinin mümkün olmadığını, anılan nedenlerden dolayı, eldeki davaya konu taleplerimizden, değer kaybına ilişkin talebimiz belirsiz alacak olarak ikame edilmekte olup, bilirkişi marifetiyle belirlenecek oranda arttırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla, araçta meydana gelen hasar haricinde, değer kaybı açısından şimdilik 50,00 EURO'luk talebimiz bulunduğunu, davalı yanın kusurunun bulunduğu 09.08.2021 tarihli trafik kazasında müvekkilin aracında maddi hasarın oluştuğunu, müvekkilinin aracında oluşan zarar, Almanya'da alınan ekspertiz raporunda belirtilerek davalı yan tarafından tazmini istemli hasar başvurusunda bulunulmuş ise de, herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı olan Arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılamadığını, karşı tarafça zararın giderilmesine ilişkin herhangi yükümlülüğün yerine getirilmesi durumu söz konusu olmadığını, hal böyle iken, müvekkilinin tarafına herhangi kusur isnat edilmeksizin oluşan maddi hasarlı trafik kazasında karşı tarafın münferiden kusurlu olması göz önünde bulundurulduğunda, davalı yanın sebebiyet verdiği kazada oluşan zararı gidermekle yükümlü olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, davanın kabulü ile eldeki dava konusu trafik kazası nedeniyle; müvekkilinin aracında meydana gelen toplam 14.831,79 Euro maddi zararın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının 3095 Sayılı Kanun'un 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla) sigorta şirketine yapılan hasar başvurusunun tebliğ tarihine 8 işgününün eklenmesiyle ulaşılacak 08.10.21 faiz başlangıç tarihinden, davalı araç sahibi bakımından ise, kaza tarihi olan 09.08.2021 faiz başlangıç tarihinden, Müştereken ve müteselsilen tahsiline, değer kaybı yönünden ise, kazanın gerçekleştiği gün itibariyle aracın rayiç bedelinin kaza sonrası değer kaybına uğraması sebebiyle HMK 107 uyarınca, mahkemece tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda artırılmak üzere, şimdilik 50,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte araç sahibinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğramış olup taleplerinin reddinin gerektiğini, öncelikle davacının dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. Maddesi gereğince müvekkil şirkete yasaya ve usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu usulüne uygun olarak yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 09.08.2021 tarihli trafik kazasına karıştığı iddia olunan... plakalı araç "..." poliçe numarası ile 04/06/2021-04/06/2022 tarihleri arasına kapsayacak şekilde müvekkil şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, davacının Almanya'da yaptırdığını iddia ettiği hasar bedelinden müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığını, söz konusu kazada davacı tarafın sürmüş olduğu araca ait hasar bedeli tespitinin Almanya' da yapıldığı davacının beyanından anlaşıldığını, söz konusu hasar bedeline ilişkin raporun esas alınarak davacı müvekkilin şirketten hasar bedeline ilişkin ödeme talep ettiğini, ancak müvekkil şirket haricindeki başka bir kuruluş tarafından alınan ve dosya içerisine de davacı tarafından sunulan kati eksper raporunda orijinal parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak bedel tespiti yapıldığını, söz konusu eksper raporun kabul etmediklerini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, kazanın oluşumunda 2918 sayılı kanun gereği hızını yolun durumuna göre ayarlamayan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davacının kazanın oluşumunda %100 kusuru olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirketin sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, araç başına maddi limit tutan poliçeden de görüleceği üzere 43.000,00-TL olup davacının fazla taleplerinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Vekili, cevap dilekçesinde özetle; dava, trafik kazası sonucu hasarlanan araçla ilgili tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının; Almanya'dan geçici olarak getirdiği ... plakalı aracının, müvekkil davalı...ın maliki ve ...
Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı bulunduğu ... plakalı araçtan yola savrulan parçalara çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek Almanya'da yaptırdığı hasar tespit raporunda belirlenen zararın ve değer kaybının tazminini istediğini, davacının aracındaki hasar oluşumunda müvekkilin hiçbir kusuru olmadığını, bir an için müvekkile kusur isnat edilse dahi Karayolları Trafik Kanunu uyarınca davacı tarafın meydana gelen kazada asla kusursuz olmadığını, bu kapsamda tutulan polis raporundaki kusur belirlemesine şiddetle itiraz ettiklerini, kusur belirlemesi için de uzman bilirkişi atanmasını önemle talep ettiklerini, aracın hem sigortalı hem de Genişletilmiş Kaskolu olduğu halde müvekkilin fahiş hasar ve onarım bedeli iddiası nedeniyle büyük endişe ve maddi manevi mağduriyetler yaşamakta olduğunu, davacının oluştuğunu iddia ettiği hasar bedellerinin çok uçuk rakamlar olduğu gibi meydana gelen kaza ile alakası olmayan tamiratlar olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/05/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... E. sayı ile görülmekte olan dava dosyasında; * ... plaka sayılı kamyon sürücüsü Davalı...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d ve 30/1a maddelerini ihlal ettiği, * ... yabancı plaka sayılı araç sürücüsü Davacı...’ın olayın meydana gelmesinde kural ihlali görünmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. * 09.08.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, davacı yanın maliki olduğu ... plaka sayılı araçta meydana gelen gerçek zarar 8.400,00 €. olarak tespit edilmiştir. * Davalı sigorta şirketinin işletenin üçüncü şahıslara vermiş olduğu bu hasarı (davada ... plaka sayılı araç) kusuru oranında (% 100) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında müteselsilen sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. * Dosya kapsamında KTK m.97 gereği zarar gören davacının bakiye hasar bedeli için 29.09.2021 tarihinde sigortacıya yazılı olarak müracaat ettiği, müracaatın 30.09.2021 tarihinde tebliği edilmiş olduğu, bu bilgiler ışığında 13.10.2021 tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. * ... plaka sayılı aracın 8.400,00 €. olarak hesaplanan gerçek zarar bedelinden davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin, poliçe teminat limiti olan 43.000,00 TL’yi aşmamak üzere 13.10.2021 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre (Sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.) belirlenen değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası (€) Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak sorumlu olduğu, diğer davalının olay tarihinden itibaren müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 19/10/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...1-Kusur yönünden: A)Davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, B)... plakalı kamyonun olay mahalli otoyol üzerinde seyir halindeyken araçta meydana gelen lastik patlaması kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu,
2.Hasar yönünden: - Kaza sonucunda davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın 2.000,00€ olduğu ve meydana gelen hasar nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklide rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Talimat sayılı dosyasına yazılan talimat uyarınca, İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan heyetten oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 22/03/2023 tarihli raporda; "Yukarıda yapılan açıklamalara göre meydana gelen olayda; Dava konusu hasarın Almanyada onarım tutarının KDV dahil 14.831,17 EURO tutacağı, Aracın kaza tarihi itibarıyla ikinci el rayiç değerinin 22.400,00 EURO olduğu, Rayiç değerin %66'sı mertebesindeki onarımın ekonomik olmayacağı, dolayısıyla pert işlemine tabi tutulmasının uygun olduğu, Aracın hasarlı haldeki sovtaj değerinin 14.000,00 EURO olacağı, Meydana gelen zararın 8.400,00 EURO olduğu Aracın pert işlemi halinde değer kaybının söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, davacı ...a ait ... plaka sayılı araç ile davalı...'ın sürücüsü ve maliki olduğu, diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin KZMMS sigorta poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalısı olan...plaka sayılı araç arasında 09/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinin her iki davalıdan, değer kaybı zararının ise yalnızca araç malikinden tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 14.831,79-Euro zarara uğradığını, aracın değeri yüksek olduğu için onarımın faydalı olduğunu, aracın hasar sonrasında onarılmış olsa dahi değerinde azalma gerçekleşeceğini, davalı araç malikinin değer kaybı zararından sorumlu olduğunu savunarak 14.831,79-TL hasar zararının her iki davalıdan, 50,00-TL değer kaybı zararının davalı ...dan tazminini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının usulüne uygun olarak yazılı başvuruda bulunmaksızın dava açtığını, davalının yalnızca Türkiye sınırları içerisindeki zararlardan sorumlu olduğunu, Almanya ülkesindeki hasar bedelinden dolayı davalının sorumlu tutulamayacağını, davacının kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kusurlu olduğu kabul edilme dahi davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının ileri sürdüğü hasar bedellerinin çok yüksek rakamlar olduğunu ve kaza nedeniyle meydana gelemeyeceğini, Türkiye'de yapılan ekspertiz raporu ile Almanya'da yapılan ekspertiz raporu arasında önemli farklılıklar bulunduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının genişletilmiş kasko sigortasının bulunduğu ve ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığı, husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığı, KTK 97.maddesinde düzenlenen özel dava şartının yerine getirilmeden dava açıldığı, davalıya ait aracın tekerleğine bir cisim saplanması nedeniyle patladığını, davalı araç sürücüsünün güvenli şekilde aracını yol kenarına çektiğini ancak davacının görüş mesafesine göre hızını ayarlamadan seyrettiği için kazanın gerçekleştiğini, kazada davacının asli kusurlu olduğunu, yurt dışı şartlarında belirlenen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını, Türk Hukuku'na göre belirlenecek zararın giderilmesi gerektiğini, Türkiye'de gerçekleştirilen ekspertiz incelemesinde aracın 7.118,00-TL zarara uğradığının tespit edildiğini, aracın Almanya'ya götürülerek alınan ekspertiz raporu ile Türkiye'de belirlenen zarar arasında aşırı fark bulunduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşmadığını, yabancı para karşılığı tazmin ve faiz talebinin yerinde olmadığını ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; Davacının... aracılığı ile 29/09/2021 tarihli talep başvuru dilekçesini davalı şirkete gönderdiği ve evrakın 30/09/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaştığı anlaşıldığından KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı ... vekilinin husumet itirazlarının değerlendirilmesinde, davalı araç maliki ile aracın sigortacıları arasındaki ilişkinin sıralı sorumluluk değil müteselsil sorumluluk niteliğinde olduğu, zarar görenin sıralama gözetmeksizin herhangi bir sorumluya karşı talepte bulunabileceği gibi aynı anda da taleplerini iletebileceği, bu haliyle davalının husumet itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı ... vekili yetki itirazında bulunmuş ise de davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü yapılanmasının İzmir ili Konak ilçesinde faaliyet gösterdiği, Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre şube müdürlüklerine göre daha yetkili olan bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin sigortadan kaynaklanan davalarda yetkili olacağı, buna göre mahkememizin taraflardan biri yönünden yetkili olması nedeniyle diğer davalı yönünden de yetkili kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kaza tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermediği gözetilerek davalı ... vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
3.Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4.Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5.Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6.Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49.maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50.maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8.Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'ın KTK 47/D ve 30/1-a maddelerine ilişkin kural ihlali sonucu meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulan 19/10/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi heyet raporunda da ilk raporla benzer şekilde davalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalıya ait araç lastiğinin seyir halindeyken patlaması neticesinde yolda kalan lastik parçalarının ve yine davalıya ait araçtan kopan parçalarının tek etken olarak yer aldığı, davalı araç maliki ve sürücüsünün aracın trafik güvenliğine uygun olarak seyrini sağlamak yükümlülüğü altında olduğu, araçta meydana gelen teknik arıza ve aksaklıkların da yine davalının kusuru olarak kabul edileceği, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi heyet raporunda ittifakla davalının kusurlu bulunduğu, bu itibarla davalı savunmaları yerinde görülmediğinden dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü ve malikinin asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
9.Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:... K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle onarım bedelinin KDV dahil 14.831,79-Euro olduğu, davacıya ait aracın kaza öncesi değerinin 22.400,00-Euro seviyesinde olduğu, aracın değeri ve onarım bedeline göre onarımın ekonomik olmadığı, aracın sovtaj değerinin 14.000,00-Euro ve davacının gerçek zararının 8.400,00-Euro yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, her iki tarafça rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce itirazlar dikkate alınarak dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 19/10/2022 tarihli ATK raporunda davacıya ait aracın Almanya ülkesinde yapılan ekspertiz işleminde yer alan bir kısım hasarlarının fotoğrafta tespit edilemediği, bu nedenle onarım bedeli zararının 2.000,00-Euro mertebesinde olduğu, araçta değer kaybı oluşmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüş olup ayrıca dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile ATK raporu arasında çelişki oluştuğu gözetilerek dosyanın İTÜ otomotiv bölümü öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 22/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 22.400,00-Euro olduğu, araçtaki onarım bedelinin Almanya ülkesindeki rayiçlere göre KDV dahil 14.831,17-Euro olduğu, aracın onarımının ekonomik olmadığı, kaza nedeniyle davacının 8.400,00-Euro zarara uğradığı, araçta pert işlemi uygulanması gerekmesi nedeniyle değer kaybı zararının oluşmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı her iki taraf vekillerince bir kısım itirazlar ileri sürülmüş olup özellikle davalı ...vekili tarafından yargılamanın tüm aşamalarında Türkiye'de düzenlenen ekspertiz raporuna göre zararın belirlenmesi gerektiği savunulmuştur.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, ATK raporu ve İTÜ Otomotiv bölümü öğretim üyelerinden oluşturulan heyetin sunduğu raporlar birlikte incelendiğinde, 22/03/2023 tarihli heyet raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Türkiye'de gerçekleştirildiği belirtilen ekspertiz incelemesinin yüzeysel olduğu, aracın bağlantı parçalarının ve diğer parçaların değiştirilmesinin gerekebileceği, Türkiye'de gerçekleştirilen ekspertiz incelemelerinin Türkiye'de kabul gören onarım standartlarına göre gerçekleştirildiği, Türkiye'de çok daha düşük bedel ile onarılabilecek parçaların veya hiç onarılmaksızın kullanılabilecek parçaların Almanya ülkesindeki onarım standartlarına göre tamamen değiştirilerek onarımın gerçekleştirildiği, bu nedenle onarım bedelinin oldukça yüksek çıkabileceği, Almanya'da düzenlenen ekspertiz raporunda doğrudan araçta yapılan inceleme sonucu ortaya konulan zarar gören parçaların kaza ile uyumlu oldukları yönünde görüş bildirilmiş olup,
09/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 19/10/2022 tarihli raporu arasındaki çelişkinin 1.rapor lehine giderildiği, raporun gerekçeli olarak zararın miktarını belirlediği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle 22/03/2023 tarihli raporda gösterilen gerçek zarar miktarı hükme esas alınmış ve davacının gerçek zararının 8.400,00-Euro olduğu, değer kaybı zararının oluşmadığı kabul edilmiştir Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 43.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından bir ödeme belgesi veya poliçe limitinden eksilmeye yol açan başka bir husus sunulmadığından 43.000,00-TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere hüküm kurulmuştur.
Yargılama sırasında davacı tarafça aracın İMMS sigortacısına karşı İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında ZMMS limitinin üzerinde kalan kısım yönünden dava ikame edilmiş olup, davalı araç sürücüsü ve maliki aleyhinde hükmedilen tazminatın anılan dosyada hükmedilecek tazminat ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere tahsiline karar verilmiştir.
10.Davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulduğu, başvuru evrakının 30/09/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edildiği, 8 iş günü sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından 13/10/2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, diğer davalı yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
11.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 8.400,00-EURO hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 13/10/2021, diğer davalı Doğan Turhan yönünden ise kaza tarihi olan 09/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının davalı ...Sigorta A.Ş yönünden sorumluluk üst sınırı KZMMS poliçe limiti 43.000,00-TL'yi aşmamak kaydı ile, İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında kurulacak hükümle tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.857,00-TL harçtan peşin olarak alınan 3.919,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.937,41-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, davalı... Sigorta A.Ş. Yönünden hükmedilen miktar itibariyle peşin harcın yeterli olduğu anlaşıldığından ...Sigorta A.Ş.'den ayrıca karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 20.745,45-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yalnızca 17.900,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.919,59-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta A.Ş.'nin yalnızca 2.937,33-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına,
6.Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 202,95-TL posta ve tebligat ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ve Adli Tıp raporu fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 5.783,65-TL yargılama giderinin, davanın red ve kabul oranına göre takdiren 3.273,96-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı Sigorta Şirketi tarafından bilirkişi ücreti ve Adli Tıp raporu fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 900,00-TL yargılama giderinin, davanın red ve kabul oranına göre takdiren 392,00-TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı ... tarafından bilirkişi ücreti ve Adli Tıp raporu fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 1.300,00-TL yargılama giderinin, davanın red ve kabul oranına göre takdiren 566,22-TL'sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
9.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
10.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 769,85-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 590,15-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)