6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili Şirketin, seyahat acentelerinin kullanımına yönelik dünyanın önde gelen turizm yazılımlarının üreticisi ve satıcısı olduğunu, Müvekkili Şirket’in müşterisi olan seyahat acentelerinin Müvekkil Şirket’in üreticisi ve satıcısı olduğu söz konusu rezervasyon sistemi yazılımı üzerinden havayolu, denizyolu, demiryolu ulaşım biletleri satmakta ve otel rezervasyonu, araç kiralama rezervasyonu gibi işlemleri yaptığını, Davalı Şirketin de Müvekkili Şirket’in müşterilerinden birisi olduğunu, taraflar arasında 1 Nisan 2016 tarihinde imzalanan Abonelik Sözleşmesi uyarınca Davalı Şirketin kendi müşterilerine (tüketicilere) satacağı biletleri ve gerçekleştireceği rezervasyonları sözleşme süresi olan 5 yıl boyunca Müvekkili Şirket’in rezervasyon yazılım sistemi üzerinden gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, yine taraflar arasında imzalanan 1 Nisan 2016 tarihli Protokol uyarınca, Davalı Şirketin Abonelik Sözleşmesi’nin süresi olan 5 yıl boyunca, 5 yıl için toplam belli miktarlarda minimum rezervasyon yapmayı taahhüt ettiğini ve Müvekkili Şirketin de, Davalı Şirket’in bu minimum segment üretim taahhüdüne karşılık 64.775.00 EURO + KDV’yi İmza Bonusu olarak Davalı Şirket’e imza anında ödediğini, ancak Davalı Şirket 64.775.00 EURO + KDV tutarındaki imza bonusu ödemesini peşinen almasına rağmen ödemeyi aldıktan sonra Sözleşme ve Protokol ile kabul ettiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve taahhüt ettiği minimum segment üretim sayılarına 5 yılın sonunda ulaşamadığını, TBK uyarınca Davalının Sözleşme edimlerini yerine getirmeyeceği de 4 yılın sonunda yapmış olduğu toplam segment sayısından anlaşıldığını, Müvekkilinin 5 yıllık süreyi de beklemesine gerek bulunmadığını, bu sürede Davalının yüklendiği borçları ifa etmesinin mümkün olmadığının açıkça ortada olduğunu, sonuç olarak Davalı Taraf serbest iradesi ile kabul ettiği ve segment üretim sayısına ilişkin taahhütleri yerine getirmediği için Abonelik Sözleşmesi ve Protokol uyarınca yine serbest iradesi ile kabul ettiği cezaları ödemekle yükümlü olduğunu, Davalı Şirket’e Protokol ve Sözleşme’den kaynaklı eksik üretim bedellerinin karşılığı olarak fatura düzenlendiğini, davalı tarafın faturaya ve sonrasında başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini, Davalı Şirket Protokol’ün 1. Sayfasında yazılı “İmza Bonusu ve ...” başlıklı maddesi uyarınca ve 64.775.00 EURO + KDV imza bonusu ödemesini aldıktan sonra Sözleşme süresi olan 5 yıl boyunca toplam minimum 128.000 adet segment üretimi (rezervasyon sayısı) yapacağını taahhüt ettiğini, Davalı Şirket ise 2016 yılı Nisan ayından 5 yıllık dönemde için 50.204 adet segment üretimi gerçekleştirdiğini ve Davalı Şirket’in Protokol’ün bu hükmüne göre taahhüdünden bakiye kalan 77.796 adet segment üretimi karşılığı olan (77.796 adet x 0,51Euro+ Kdv) 46.817,63 Euro ceza ödemesi gerektiğini, 5 yıllık döneme ilişkin bu eksik segment tazminat bedeli tahakkuk ettirildiğini ve buna ilişkin... nolu 08.06.2021 tarihli Fatura (46.817,63 Euro tutarında) düzenlendiğini ve Davalı Şirket’e gönderildiğini, Davalı Şirketin bu faturaya haksız olarak itiraz ettiği gibi yapılan icra takibine de itiraz ettiğini beyanla ...
34.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, Davalı Tarafın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı Tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HMK Madde 180 gereği davadaki talebin/davanın tamamen ıslahı ile; icra dosyasına bağlı itirazın iptali talebini alacak davasına çevirdiklerini taraflar arasında akdedilmiş olan 01.04.2016 tarihli Abonelik Sözleşmesi (“Sözleşme”) ve yürürlük tarihi ve 01.04.2016 tarihli Protokol (“Protokol”) gereği ve Taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki neticesinde Davalı yanın 5yıllık süre için Sözleşme ve Protokol ile kendisine yüklenmiş edimlerini ve taahhütlerini yerine getirmemesi nedeni ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, protokol imzası ile ödenen (64.775.00 EURO + KDV) imza bonusundan bakiye (davalının üretim taahhüt sayısından mahsup edilen bakiye segment sayısı karşılığı) kalan 46.817,63 Euro tutarındaki alacağın (eksik segment ceza bedeli/sebepsiz zenginleşilen tutar) fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Davalıdan alınarak Davacı Müvekkil Şirket’e ödenmesi, bu alacağa3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince temerrüt tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı Tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. ...
34.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 46.817,63-Euro alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
HMK'nun 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasındaki sözleşme ve protokoller kapsamında davalıdan, bellirli bir miktarda rezervasyon yapma tahhüdüne uyulmadığı iddiasına dayalı olarak, protokolün imza bonusu ve ... başlıklı kısmının beşinci paragrafı uyarınca ceza koşulu alacağının varlığı ve miktarı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ...
34.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası uyap üzerinden celpedilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının ... talimat sayılı dosyasından alınan SMMM Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; mahkeme tarafından verilen görev kapsamında davalıya telefonla arayarak (...) ve işyeri adresine (...) iki defa gidilmesine rağmen ulaşamadığım için; 216-2021 yılları ticari defter ve belgelerinin incelenmesi yapılamadığı belirtilmiştir.
SMMM ..., ..., Bilgisayar Mühendisi ... tarafından düzenlenen 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflara arasında imzalanan sözleşme ile Davacıya ait sistem üzerinden, acente olarak faaliyet gösteren Davalıya tanımlanan kullanıcılar ile kendi müşterilerine uçak bileti satışı gerçekleştirilmesinin amaçlanmış olduğu, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve protokoller kapsamında Davalı tarafından Davacıya ait ... sistemi kullanılarak uçak bileti satışı işlemi gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan PNR kayıtlarına göre 150.001 satır rezervasyon bulunduğu, sözleşme ve protokole göre 01/04/2016 – 01/04/ 2021 tarihleri arasında yapılan uygun rezervasyonların sayısının 67.440 olarak hesaplandığı, dolayısıyla Davalı tarafından taahhüt edilen toplam segment sayısı 128.000 olduğundan dolayı 128.000 - 67.440 = 60.560 olduğu ve bu durumda protokolde belirtilen “...” durumunun ortaya çıktığı ve bu nedenle de 60.560 rezervasyonun her biri için Davalı tarafından 0,51 EUR + KDV tazminat ödeme durumunun ortaya çıkmış olacağı, ödenmesi gereken toplam tazminat bedelinin ise 60.560 x 0,51 = 30.885,60 EUR + KDV olacağı ve KDV dahil toplam bedelin 36.445,00 EUR olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
SMMM ... tarafından düzenlenen 06.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Kök raporda,
Davacı tarafından sunulan PNR kayıtlarına göre 150.001 satır rezervasyon bulunduğu, sözleşme ve protokole göre 01/04/2016 – 01/04/ 2021 tarihleri arasında yapılan uygun rezervasyonların sayısının 67.440 olarak hesaplandığı, dolayısıyla Davalı tarafından taahhüt edilen toplam segment sayısı 128.000 olduğundan dolayı 128.000 - 67.440 = 60.560 olduğu ve bu durumda protokolde belirtilen “...” durumunun ortaya çıktığı ve bu nedenle de 60.560 rezervasyonun her biri için Davalı tarafından 0,51 EUR + KDV tazminat ödeme durumunun ortaya çıkmış olacağı, ödenmesi gereken toplam tazminat bedelinin ise 60.560 x 0,51 = 30.885,60 EUR + KDV olacağı ve KDV dahil toplam bedelin 36.445,00 EUR olarak hesaplandığı belirtilmiş idi. Bu defa bahse konu tazminatın davalı yanca ödenmesinin, mahvına sebep olup olmayacağı hususu, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ... Vergi Dairesi Başkanlığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 04.10.2023 tarihli cevap yazısı ekinde yer alan finansal tablolar kapsamında irdelenmiştir. Ancak burada hatırlatmak gerekir ki davalı yanın ilgili vergi dairesinde 12/02/2008-31/12/2021 tarihleri arasında kayıtlı olması ve dolayısıyla da gönderilen finansal verilerin bu tarih aralığı ile sınırlı olması, davalı şirketin güncel mali durumu hakkında bilgi edinmeye yeterli olamayacaktır. Bu durumda takdiri mahkemeye ait olmak üzere değerlendirmeler 31.12.2021 tarihli davalı şirket finansal verileri ile sınırlı olacaktır. Davalı şirketin bu tarihten sonra (31.12.2021) faaliyetlerine başka bir vergi dairesine bağlı olarak devam ediyor olması halinde, şirketin güncel mali yapısının tespit edilebilmesi için 2022 yılı kurumlar vergi beyannamesi ile 2023/II dönem geçici vergi beyannamesinin dosyaya sunulması önem arz etmektedir. Takdiri mahkemeye aittir. Dava tarihinin 01.11.2021 olduğu dikkate alındığında, KDV hariç 30.885,60 EUR tutarındaki cezai şartın TCMB EURO alış kuru 11,0216 üzerinden TL karşılığı dava tarihi itibarıyla 30.885,60 x 11,0216 = 340.408,73 TL olarak hesaplanmaktadır. KDV yönünden ise, ödenmeyen ve zarar görende (davacı) kalan KDV’nin ödenmesine hükmedilmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağından, davacı yanın bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte davacı yanın, tazminat bedelini davalı yana fatura etmesi halinde KDV talep edebileceği tartışmasızdır. Bu çerçevede, davalı yanın dava tarihi itibarıyla ödemesi gereken tutar, kendi kayıtları açısından “gider” niteliğinde olduğundan, 31.12.2011 yılsonu itibarıyla bilançosunda görülen 74.159,17 TL tutarındaki kar, 340.408,73 – 74.159,17 = 266.249,56 TL tutarındaki zarara dönüşecek olup, 31.12.2021 tarihli öz varlık tutarı 559.370,63 – 340.408,73 = 218.961,90 TL olacak, bu tutar da ödenmiş sermayenin altında kalacaktır. Bu durumda ödenmiş sermayenin öz varlık içerisinde korunan kısmı %55 olacağından, teknik olarak şirketin mahvına sebep olmayacak ancak, önemli miktarda sermaye kaybına neden olacaktır. Bunun sonucu olarak da şirketin devam eden faaliyetlerinde, sermaye eksikliği ya da dış kaynak kullanma zorunluluğu doğabilecek, bu durum da ilerleyen süreçte şirketin daha fazla sermaye kaybına ya da mahvına sebebiyet verebileceği belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu davacı tarafından yapılan ıslah ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 1 Nisan2016 tarihinde imzalanan Abonelik Sözleşmesi uyarınca Davalı Şirketin kendi müşterilerine (tüketicilere) satacağı biletleri ve gerçekleştireceği rezervasyonları sözleşme süresi olan 5 yıl boyunca davacı Şirket’in rezervasyon yazılım sistemi üzerinden gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği, yine taraflar arasında imzalanan 1 Nisan 2016 tarihli Protokol uyarınca, davalı Şirketin Abonelik Sözleşmesi’nin süresi olan 5 yıl boyunca, 5 yıl için toplam belli miktarlarda minimum rezervasyon yapmayı taahhüt ettiği ve davacı şirketin de, davalı şirket’in bu minimum segment üretim taahhüdüne karşılık 64.775.00 EURO + KDV’yi İmza Bonusu olarak davalı Şirket’e imza anında ödediği, ancak Davalı Şirketin 64.775.00 EURO + KDV tutarındaki imza bonusu ödemesini peşinen almasına rağmen Sözleşme ve Protokol ile kabul ettiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve taahhüt ettiği minimum segment üretim sayılarına 5 yılın sonunda ulaşamadığından bahisle protokol imzası ile ödenen (64.775.00 EURO + KDV) imza bonusundan bakiye (davalının üretim taahhüt sayısından mahsup edilen bakiye segment sayısı karşılığı) kalan 46.817,63 Euro tutarındaki alacağın (eksik segment ceza bedeli/sebepsiz zenginleşilen tutar) fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsili talep edilmekte olup, taraflar arasında 01.04.2016 ve 01.04.2017 tarihli iki sözleşme ile 01.04.2016 ve 01.04.2017 tarihli protokollerin imzalanmış olduğu ,anılan Sözleşme ile davacıya ait ... sisteminin kullanım hakkının davalıya verilmiş olduğu ve bu şekilde Davacıya ait sistem üzerinden, acente olarak faaliyet gösteren Davalıya tanımlanan kullanıcılar ile kendi müşterilerine uçak bileti satışının gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, imzalanan protokol ile Davacı tarafından, Davalıya 60.000 EUR + KDV tutarında imza bonusu ödenmesi, buna karşılık sözleşme süresi boyunca da Davalı tarafından uygun şartlara sahip rezervasyon gerçekleştirme taahhüdünde bulunulduğu görülmüştür.
Bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokol kapsamında davalının uymakla yükümlü olduğu taahhütleri yerine getirmediği iddiasıyla, cezai şart ödemesi olarak kesilen fatura alacağından kaynaklanmaktadır.
İbraz edilen bilirkişi raporu ile ; davalı tarafından 01.04.2016 tarihli protokol ile taahhüt edilen rezervasyon sayısı 107.253 iken 01.04.2017 tarihli protokol ile taahhüt edilen rezervasyon sayısı 128.000 olarak belirlendiği, Protokol kapsamında ulaşılması gereken hedefin yakalanamaması durumunda davalı acente tarafından eksik kalan rezervasyon başına 0,51 EUR + KDV tutarında tazminat davacıya ödeneceğinin kabul edildiği 01.04.2016 tarihli dekonta göre Davacı tarafından, Davalıya 60.000 EUR + KDV bedeline karşılık 70.800 EUR bedelin “Kutup Sistem Yenileme Teşvik Bedeli” açıklaması ile iletilmiş olduğu, sözleşmenin 4.5. maddesinde ...' un otomasyonda tutulan kayıtları, rezervasyon veya işlem sayımları hususundaki ihtilafta kesin delil edileceği kabul edileceğinin belirlendiği,Sözleşmeye göre segment / rezervasyonun ... sisteminde işleme konan / rezerve edilen, iptal edilmemiş, teyit edilmemiş ya da tamamlanmamış olmayan bir PNR’ın seyahat bölümünde yapılan ferdi uçak bileti girişi olarak tanımlandığı, ...’ un teşvik tedbiri uygulayabildiği sözleşme ek 2’ de belirtilen rezervasyonlar da geçerli rezervasyon olarak tanımlanmış olup buna göre PNR kayıtlarında belirtilen segment / rezervasyon sayılarının karşılığı olarak bir uçak bileti rezervasyonunun bulunduğu tespit edilmiştir.
Anılan durum karşısında ; Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve protokoller kapsamında davalı tarafından davacıya ait ... sistemi kullanılarak uçak bileti satışı işlemi gerçekleştirilmiş olduğu , buna ilişkin olarak Davacı tarafından Davalı Şirketin 2016 yılından itibaren 5 yıllık segment / rezervasyon üretim sayısını gösterir sistem sonuç raporunun ve ... kayıtları ... halinde dosya kapsamına sunulduğu dalının 3 kullanıcı kodu üzerinden bilet satışı gerçekleştirildiği, Söz konusu kullanıcı kodların ..., ..., ... olduğu, 01/04/2016 – 01/04/ 2021 arihleri arasında yapılan uygun rezervasyonların sayısının bu 5 yıllık dönemde davacı tarafından gerçekleştirilen uygun rezervasyon sayısının 67.440 olduğu dolayısıyla 01/04/2017 tarihli protokole göre davalı tarafından taahhüt edilen toplam segment sayısının 128.000 olduğundan dolayı eksik kalan sayının 128.000 - 67.440 = 60.560 olduğu bu durumda protokolde belirtilen “...” durumunun ortaya çıktığı ve bu nedenle de 60.560 rezervasyonun her biri için davalı tarafından 0,51 EUR + KDV tazminat ödeme durumunun oluştuğu nazara alındığında toplam tazminat bedelinin ise 60.560 x 0,51 = 30.885,60 EUR + KDV olacağı ve KDV dahil toplam bedelin 36.445,00 EUR olduğu anlaşılmış ancak ibraz edilen ek rapor ile tespit edilen cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına yol açacağı anlaşılmış olmakla %50 oranında tenkis yapılarak davanın kısmen kabulü gerektiği anlaşılmış, cezai şart tutarında takdiren indirim yapılmış olduğundan reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; 36.445,00 Euro(KDV dahil) olarak hesaplanan cezai şart alacağının takdiren % 50 oranında tenkisi sonucu 18.222,50 (KDV dahil) Euro alacağın temerrüt tarihi olarak kabul edilen 24/06/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı 4 maddesi uyarınca döviz cinsi mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 13.729,92-TL nispi karar ve ilam harcından 6.505,56-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 6.774,36-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 6.505,56-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 32.149,13-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 13.001,40-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 39'unun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 514,80-TL'sinin davalıdan, bakiye 805,20-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
HARÇ BEYANI /
13.729,92-TL KARAR HARCI
6.505,56-TL PEŞİN HARÇ /
6.774,36-TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
59,30- TL BVH
12.500,00-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
442,10-TL POSTA MAS. /
13.001,40-TL TOPLAM