Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/705
Karar No
K. 2024/8
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/705
KARAR NO: 2024/8
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 11/10/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile---- Şirketi arasında ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında görülen Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan davada, 27.09.2023 tarihli duruşma tutanağının ------ nolu ara kararı uyarınca ihya davası açılması için taraflarına süre verildiği, -----ticaret sicili numarası ile -----Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olduğu, 20.07.2023 tarihli -----Gazetesi'nde yayımlanan ilanı ile terkin edildiğini, ... sicilinde kayıtlı ------Şirketi'nin ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiği, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...yöneltilmesi gerektiği, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiği, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınmasının icap ettiği, Ticaret Sicili Müdürlüğünün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı; yargı merci gibi hareket edemediği, “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiği, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli oluduğu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiği, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağı, müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; -----Şirketi'nin 01/02/2023 tarihli Genel Kurul Kararı ile tasfiyesine karar verildiği, 20/07/2023 tarihli ----- Gazetesi'nde ilgili şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığı ve Ticaret Sicil'den terkin edildiğinin ilan olunduğu, davacı yan tarafından şirketin TTK m.547 hükmü gereği ihyası talep edilmiş olsa da ihya davası ticaret şirketlerinin hukuka aykırı şekilde sona erme, tasfiye veya ilgili sicilden silinmenin söz konusu olduğu durumlarda, dava yoluyla hukuka aykırılığın ileri sürülmesine ve bu hukuka aykırılığın giderilmesine yönelik olduğu, tasfiye sürecinde tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkilinin tüm tasfiye işlemlerini TTK hükümlerine uygun olarak ilerletmiş, tüm yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiği, tasfiye sürecinde hukuka aykırı herhangi bir işlem bulunmadığı, tasfiye sürecinin bu şeklide ilerletildiği, müvekkilinin görevlerine başlar başlamaz, şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu incelediği, şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara başvurduğu, şirketin malvarlığına ilişkin durumu ile finansal durumunu gösteren bir envanter ile bilanço düzenlediği ve genel kurulun onayına sunduğu, envanter ve bilanço onaylandıktan sonra müvekkili tarafından tasfiye haline giren şirket için alacaklıların 01/03/2023 - 07/03/2023 ve 17/03/2023 tarihli -----Gazetesi ilanları alacaklarını bildirmeleri için çağrıldığı, müvekkilinin alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya ilgili belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişilere taahhütlü mektupla, diğer alacaklılara ise ----- Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona erdiğini bildirdiği ve alacaklarını istemeye davet ettiği, müvekkili tarafından şirketin henüz muaccel olmayan ve hakkında uyuşmazlık bulunan borçları karşılayacak tutarda paranın notere depo ettirildiğini ve şirketin Ticaret Sicil'den terkin edildiğinin ilan olunduğunu; davacı yana ihya davası açmak üzere süre verilen ------ Asliye Hukuk Mahkemesinde mevcut olan uyuşmazlığın devre mülk satış sözleşmesinden kaynaklı olduğu vee ilgili satış sözleşmesinin ----- şirket ile herhangi bir bağı ve ilgisinin bulunmadığını, uyuşmazlık konusu sözleşme incelendiğinde üzerinde aynı dava da davalı olan başka bir şirketin kaşesinin bulunduğu, sözleşmede müvekkili şirketin kaşesinin ve müvekkili şirketin sorumluluk altına sokan herhangi bir hükmün yer almadığının anlaşıldığını, ayrıca davacı yan tarafından sözleşme üzerinde kaşesi bulunan şirket ile tasfiye edilen şirket arasında organik bağ bulunduğu da iddia edilmiş olsa da müvekkil şirketi ile diğer davalı şirketlerin adresleri, müdürleri ve temsilcilerinin farklı olup, aralarında da herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini, dava kabul edilecek olsa dahi müvekkilinin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkili aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18/10/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 20.07.2023 tarihinde yaptırdığı, şirket tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin 20.07.2023 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.----- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyası celp edilerek UYAP sistemi üzerinden incelenmiş, davacı ve ihyası istenen şirketin davalı tarafta yer aldıkları, davanın 04.04.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İhyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin olması nedeni ile bu mahkemece davacıya ihya davası açmak üzere 27.09.2023 tarihli duruşma tutanağının-----nolu ara kararı ile davacı tarafa ihya davası açması için yetki verilmiş eldeki bu davanın bu nedenle açıldığı anlaşılmıştır.Davacının -----Asliye Hukuk mahkemesinde 04.04.2023 tarihinde ihyası istenen şirkete karşı dava açtığı,ihyası istenen şirketin 17.05.2023 tarihinde davaya cevap verdiği, kendisini vekille temsil ettirdiği, dava devam ederken, ihyası istenen şirkete karşı derdest bir dava varken 20.07.2023 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edildiği anlaşılmıştır.Davalı tasfiye memuru vekili her ne kadar davacı ile aralarında hukuki münasebet olmadığı, devre mülk sözleşmeleri ile bir alakaları olmadığını ileri sürmüşse de bu iddiaların ihya davasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan bahsi geçen -----dosyası UYAP sisteminden celp edilerek incelendiğinde davacının bahsi geçen ödemeleri ihyası istenen şirket hesabına yaptığı görülmüştür. Davalının bu iddiaları taraflar arasındaki esas uyuşmazlığı çözecek mahkemece değerlendirilecektir. İhya davası taraf teşkili, davanın yürütülmesi, terkin olmuş şirketin temsili amacı ile açılmış olup taraflar arasındaki esasa dair uyuşmazlığın bu davada hallolması, çözümlenmesi mümkün değildir. Davalı tasfiye memuru vekili her ne kadar ihyası istenen şirketin henüz muaccel olmayan ve hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda paranın notere depo ettirildiğini ileri sürmüşse de buna dair somut bir delil sunmamıştır.

Davanın sadece ticaret sicil müdürlüğüne karşı açıldığı, şirketin tasfiye sonucu terkin edildiği, tasfiye sonucu terkin olan şirketlerde tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğü arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu tensip zaptının -----. Nolu ara kararı ile belirtilerek davacıya tasfiye memurunu davaya dahil etmek üzere süre verilmiş, davacı yanca tasfiye memuru davaya dahil edilerek usuli eksiklik tamamlanmıştır.

Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirketin Asliye hukuk mahkemesinde davacı ile birlikte yargılandığı ve mahkeme dosyasının derdest olduğu, bahsi geçen dava dosyasının terkin tarihinden öncesinde açıldığı, ihyası istenen şirketin hakkında bu dava olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak sicilden terkinini sağladığı, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...' tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.----BAM ----HD.------Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.-----BAM ----HD.-----Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay-----Hukuk Dairesi ----) Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.Aynı zamanda bu kararda açıkça belirtildiği üzere ilanalara rağmen başvurmamış olmanın sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Somut olayda Bahsi geçen dava terkin tarihinden önce açılmış olup ihyası istenen şirketçe hakkında derdest dava olmasına rağmen bu dava tarihinden sonra şirketin ticaret sicilinden terkinini sağlamıştır.---- BAM ---- HD. ------ Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir------ BAM -----. HD.-----Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur.

Sonuç olarak;

TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda davacı yanca ihyası istenen şirkete karşı açılan dava tasfiye tarihinden önce açılmıştır.---- BAM ----. HD. ------ Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.DAVANIN KABULÜNE, -----Ticaret Sicil müdürlüğünün ----sicil nosuna kayıtlı bulunup 20.07.2023 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ----- ŞİRKETİ hakkında derdest olan ------ Asliye Hukuk mahkemesinin ( Tüketici mahkemesi sıfatı ile ) -----Esas sayılı dava dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

2.Tasfiye Memuru olarak ... TC kimlik numaralı ... atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

3.Kararın -----gazetesinde ilan edilmesine,

4.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsiliyle hazine gelir kaydedilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 144,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 683,70 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ... tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6.Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8.Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ... tahsiliyle davacıya verilmesine,

9.6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin ve davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog