17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1578 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/05/2018
NUMARASI: 2017/269 Esas, 2018/607 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı özel hukuk tüzel kişiliğine haiz iştirak şirket olduğunu, işçi ...'ün emekliliğe hak kazanması nedeniyle kendisine kıdem tazminatı ödendiğini, işçinin 01/03/2010 -31/12/2013 tarihleri arasında, ilaçlama hizmeti veren davalı alt işverenlerin personeli olarak çalıştığını, bu nedenle ödenen kıdem tazminatından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek işçi ...’ün davalı alt işveren şirketlerde çalıştığı dönemlere ilişkin kıdem tazminatı tutarı olan 12.718,99 TL 'nin davalı şirketlerden yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP Davalılar ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti ve ...Ltd.Şti vekili cevabında; sözleşme bedeli içerisinde yer almayan kıdem tazminatının müvekkili şirketlerden rücuen tahsilinin istenemeyeceğini, 6552 Sayılı Yasa ile yapılan düzenleme gereği işçilerin kıdem tazminatı alacaklarından asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere taraflar arasında düzenlenen sözleşmede müvekkili şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından, müvekkili şirketlerin işçiyi çalıştırdıkları dönem ile ve TBK'nın 167. maddesi gereği ancak ödenen bedelin yarısından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ltd. Şti süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava dışı işçiye davacı tarafından ödenmiş olan kıdem tazminatı için SGK kayıtları resmi belge olduğundan raporda belirtilen birinci seçenek hesaplama üzerinden davanın kısmen kabulü ile 4.761,70 TL tazminatın ... Ltd. Şti.'den, 1.669,30 TL tazminatın ... Ltd. Şti. 'den, dava tarihi olan 20/03/2017 'den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti 'ne karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı ve davalı ...Ltd. Şti vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; işçinin davalılar ...Ltd. Şti ve ...Ltd.Şti'de çalışması olduğu davalılarca kabul edildiğinden, ödenen kıdem tazminatından davalılar ...Ltd. Şti ve ...Ltd.Şti'nin de sorumlu tutulması gerektiğini, sözleşmeye ekli teknik şartnameye göre işçi alacaklarının tamamından yüklenicilerin sorumlu olduğunu, bu nedenle işçiye yapılan ödemeden müvekkili ile alt işverenlerin eşit sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istinaf ve talep etmiştir. Davalı ... Turizm San. Tic. Ltd. Sti. vekili istinaf nedenleri olarak; davacı ile müvekkili arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, dava dışı işçinin çalıştığı dönem boyunca emir ve talimatları davacı şirketten aldığını, davacının işçiye yaptığı ödemenin neye ilişkin ve hangi nitelikte olduğunun belirli olmadığını, niteliği belirli olmayan ödemenin müvekkilinin savunma hakkı ihlal ettiğini, ihale idari şartnamesinde teklif fiyata dahil olan giderler arasında kıdem tazminatının bulunmadığını, sözleşme bedeline dahil olmayan ve ödeme zamanı belirlenebilir nitelikte bulunmayan bir tazminatın müvekkili şirkettten rücuen istenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasınıve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı ile davalılar arasında ilaçlama hizmeti verilmesi hususunda hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davacının ilaçlama hizmetinde çalışan dava dışı işçiye kıdem tazminatı olarak 28/02/2017 tarihinde 12.718,99 TL ödemede bulunduğu ve ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; dava dışı işçinin 01/03/2010 ve 31/12/2013 tarihi arasında davalılar ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti'de çalışması bulunduğu, bu davalıların ödenen kıdem tazminatının 1/2'sinden sorumlu olduğu, işçinin ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti'de çalışması bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.761,70 TL tazminatın davalı ... Ltd. Şti.'den, 1.669,30 TL tazminatın davalı ... Ltd. Şti. 'den tahsiline, davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili ile davalı ...Ltd. Şti vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatının tamamının davalılardan rücuen tazmininin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan raporda; dava dışı işçinin 01/03/2010 - 31/12/2013 tarihi arasında davalı alt işverenler ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti'de çalıştıkları, SGK kayıtlarına göre işçinin bu dönemde davalılar ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti'de çalışması bulunmadığı, SGK kayıtları esas alınarak ve davacı işverenin işçilik alacağının % 50'sinden sorumlu olduğu gözetilerek yapılan hesaplamaya göre davacının işçiye yaptığı ödemenin 4.761,70 TL'sinden davalı ... Ltd. Şti.'nin, 1.669,30 TL'sinden davalı ... Ltd. Şti'nin sorumlu olduğu belirtilmiştir.
1.Davalı ...Ltd.Şti'nin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarih, 2019/1082 E. 2020/2048 K. sayılı ilamı) Kamu İhale Kanunu'na göre; hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin yüklenici şirket bünyesinde çalıştıkları tüm işçilik alacaklarının yüklenici şirket tarafından karşılanacağı gerek ihale şartnameleri ve gerekse sözleşmeler ile sabittir. İş mevzuatına göre ise işçiye karşı İş Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici (taşeron) birlikte sorumludurlar.İşçinin sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde işçinin bu tazminata kolay erişebilmesi açısından 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlanmıştır. Bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olduğu sonucuna varmak mümkün değildir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2016/4603 E. 2019/394 K. Sayılı ilamı) 6552 Sayılı Yasa ile 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlanmıştır. Bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme değildir. Bu nedenle davalıların davacının ödediği kıdem tazminatından sorumlu olduğunun kabul edilmesi yerinde olduğundan, davalı ...Ltd. Şti'nin ödenen kıdem tazminatından sorumluluklarının bulunmadığına dair istinaf başvurusun reddi gerekir.
2.Diğer taraftan davacı vekili, davalı yükleniciler ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti'nin de ödediği kıdem tazminatından sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Ancak alınan bilirkişi raporu ve SGK kayıtlarına göre davacı işverinin kıdem tazminatını ödediği işçinin davalılar ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti'de çalışması bulunmadığından, mahkemece bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Ayrıca davacı vekili, yükleniciler ile aralarında yapılan sözleşme ve ekleri gereği ödedikleri kıdem tazminatının tamamının rücuen tazmini gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Davacı ile davalılar arasında farklı tarihlerde ve belli dönemleri kapsayan birden çok "İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti Alım İşi" hizmeti alımına dair sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmelerin 8. maddesi uyarınca sözleşmelerin eki sayılan bir kısım Teknik Şartnamede "SGK ve İş Kanunu, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Tüzüğü, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve ek tadilleri hükümleri ile bu konularda ileride çıkabilecek mevzuatlar ile yapılacak değişikliklerle işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğu," yönünde hükümlür bulunurken bir kısım Teknik Şartnamede ise "5510 sayılı SGK, 4857 sayılı İş Kanunu, 14765 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve meri mevzuat hükümleri ile bu konularda ileride çıkabilecek mevzuatlar ile Resmi Gazete Tarihi:31.12.2009 Resmi Gazete Sayısı:27449 4. Mükerrer ... Ürünler Yönetmeliği ve 21.05.2011tarih ve 27940 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "... Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" ile bunlarda yapılacak değişikliklerle işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğu," yönünde hükümler mevcuttur. Bu hükümler arasında kapsamları dışında netice olarak bir farklılık bulunmadığı, yani işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemenin, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eklerinde davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığına ve bu nedenle davalı yüklenici şirketlerin kendi sorumlu olduğu döneme ilişkin kıdem tazminatının yarısından asıl işveren konumundaki davacının, diğer yarısından davalı yüklenici şirketlerin sorumlu olduğuna yönelik kabulü isabetli olmamıştır. Buna göre davalı yüklenici şirketler ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti kendi sorumlu olduğu döneme ilişkin kıdem tazminatının tamamından sorumludurlar. Açıklanan nedenler ile davalı ...Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında 9.407,69 TL'nin davalı ...Ltd. Şti'den, 3.311,30 TL'nin davalı ...Ltd. Şti'den tahsiline, davalılar ...Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti yönünden davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.