10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/179 Esas - 2023/493
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
DAVACI...
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,....TC kimlik no lu ... a verilen vekaletname verildiğini, .... vergi no lu ....nin 04/03/2016 tarihli genel kurul toplantısına yukarıda bilgileri verilen vekaletnameye istinaden ...' e vekaleten ... adlı şahıs katıldığı ve ....in bilgisi ve talimatı doğrultusunda, ....e vekaleten ... tarafından, .... nde bulunan tüm pay ve yetkilerini müvekkile devredildiğini, söz konusu devir işlemi ..... Noterliği nin 04/03/2016 tarihli .... Yevmiye no lu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile tamamlandığını, müvekkil tarafından yine aynı gün 04/03/2016 tarihli .... Yevmiye no lu talepname ile davalı .... ne tescil talepnamesi gönderildiği, müvekkilin başvusuru davalı kuruma 07/03/2016 tarihinde ulaştığını, davalı Kurum müvekkilin tescil başvurusu hakkında .... sayılı yazı ile "...'in 07/03/2016 tarihinde vermiş olduğu dilekçede 04/03/2016 tarihinde sizi ve ...'ı ..... yevmiyeli .... ile vekillikten azlettiği, aranızda ihtilaf olduğunu ve vekaletnameye dayanarak tescil talebinde bulunulması halinde işlem yapılmaması talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Limited Şirketlerde Hisse devri TTK 595/2 de 'Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur' şeklinde düzenlenmiştir. Anonim Şirketlerin Genel Kurul usul ve esaslarına ilişkin Yönetmelik 21. Maddesinde Genel Kurullara vekaleten katılımı düzenleyen maddesinde vekaletnamenin asgari ve zorunlu unsurları belirlenmiş olup, Müdürlüğümüzce Bakanlık İç Ticaret Genel Müdürlüğünün görüş yazıları doğrultusunda Limited Şirketlerde de aynı şekilde vekaletname ile katılım aranmaktadır. Hisse devrinin ve azilnamenin geçerliliği hususunun yargılamayı gerektirdiği değerlendirilmekle birlikte, genel kurula katılım için geçerli vekaletname olmaması ve şirket ortağının dilekçesine istinaden tescil talebiniz reddedilmiştir...." şeklinde vermiş olduğu cevabı ile, müvekkilin tescil başvurusu 15/03/2016 tarihinde reddedildiği, müvekkilin hukuka aykırı işbu tescil talebinin reddi kararına karşı müvekkil tarafından,17/03/2016 tarihinde ..... Sayılı ilamı ile ".... adlı dava dışı şahsın vekili ... ı azlettiğine dair azilnamenin müvekile ve ... adlı şahsa 08/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, müvekkilin ve dava dışı ...'ın, azil işlemini bildiklerinin dosyada kanıtlanamadığı ve bu sebeple azil işleminden haber olunduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil de bulunmadığından yapılmış olan genel kurul toplantısının ve bu toplnatıda alınmış olan pay devri kararının geçerli olduğu, ....'a verilmiş olan vekaletnamenin de geçerli bir vekaletname olduğundan bahisle" neticeten davamızın kabulü ve tescil işleminin gerçekleştirilmesine yönelik yerel mahkemenin kararının onanmasına karar verildiğini, ancak müvekkilin 04/03/2016 tarihli tescil talebi, davalı kurum tarafından reddedilmiş , müvekkilin açmış olduğu dava neticesinde yapılan yargılama sonucu, müvekkilin dava dışı.... e ait payların ve yetkilerin tamamını devraldığı ve şirketin tek yetkili müdürü olduğunun tescili Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nin 10623 sayılı, 22/07/2022 tarihli sayısının 608. Sayfasında ilanı neticesinde tescil edilerek kesinleştiğini, belirterek davalı kurumun, müvekkilin tescil işlemini ilan etmemiş olması sebebiyle müvekkil ve şirket nezdinde doğan zararlara sebebiyet verdiğini, bu kapsamda davalı kurumdan şimdilik şirket adına kayıtlı taşınmazın bedeli de dahil olmak üzere 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile beraber müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi incelendiğinde de; ...in şirket gayrimenkullerini satarak şirket aktiflerini azaltması karşısında uğradığı zararın, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden talep edilmesi anlaşılamaz olduğunu, bu durumda davacının iddia ettiği zararların tazmini için Ticaret Sicili Müdürlüğüne değil, anılan kişiye karşı dava yoluna gitmesi gerektiğini, keza ....in fiili mesuliyetin şartı olan illiyet bağını kestiği üçüncü kişinin kusurlu fiili bahsiyle "Sicil işlemi" ile "gayrimenkullerini satılması" arasında doğrudan bir ilişkiden bahsedilemeyeceğini, keza davacının, gayrimenkul satışı gibi aktif azaltıcı işlemleri engellemek amacı vardıysa, ilgili tarihlerde ihtiyati tedbir talep ederek, bu durumun önüne geçebilme imkanı zaten bulunmadığını, öte yandan şirkete ait bir gayrimenkulün satılması durumunda bu bedelin şirkete aktif olarak gireceği, bedelin şirket aktifine girmemesi ihtimalinde ise sorumluluğun yine şirket müdürüne ait olacağı ve Ticaret Sicili Müdürlüğünün ya da Odanın bu hususta sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu, tüm bunlar değerlendiri!diğinde mevcut olayda zarar tazmini istenen hususlara ilişkin illiyet bağının kesildiği ve tarafımız açısından haksız fiil sorumluluğundan bahsedilemeyeceği belirterek davanın pasif husumet yokluğundan reddini istemiştir.
DELİLLER
Davalı kurumundan davacı şirketin sicil dosyası getirtilmiş, incelenmiştir. ... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava davacı şirketin hisselerinin pay devri yoluyla devredilmiş olmasına rağmen tescil işleminin hukuka aykırı olarak yapılmadığı iddiasına davalı maddi ve manevi tazminat istemli tazminat davası olup uyuşmazlık, tescil işlemine ilişkin talebin davalı kurumca reddedilmesi üzerine açılan dava sonucu yapılması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının doğup doğmadığı doğmuşsa bundan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 25/2 maddesi ;"Ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili oda müteselsilen sorumludur. Devlet ve sicil görevlilerini atamaya yetkili kurum zararın doğmasında kusuru bulunanlara rücu eder. Ticaret sicili müdürü ve yardımcıları ile diğer personeli, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı kamu görevlisi olarak cezalandırılır ve bunlara karşı işlenmiş suçlar kamu görevlisine karşı...Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltmiştir. Yukarıda alıntılanan yasa maddesine göre davacının iddiasına dayanak yaptığı zararlardan Devlet ve ilgili odanın sorumlu olduğu davanın da bunlara yöneltilebileceği açıktır. İşbu davada ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine;
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2023 Katip ... ¸E-İmzalıdır Hakim ... ¸E-İmzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.