Esas No
E. 2020/1859
Karar No
K. 2024/88
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1859 Esas

KARAR NO: 2024/88

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/11/2019

NUMARASI: 2018/466 Esas, 2019/1075 Karar

DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul

KARAR TARİHİ: 18/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis ... Gıda San.Tic.Aş.den olan alacakların tahsili amacıyla Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 6.420,00-TL vergi alacağını 183.sırasına, 5.350,00-TL alacak kaydı ise 182.sıraya kayıt yaptırdıklarını, iflas idaresince: vergi ihbarnameleri iflas tarihinden sonraya ait olması müflisin beyanname verme zorunluluğu olmaması nedeniyle reddine karar verildiğini, red kararının vergi borcunun devam etmesi nedeniyle hukuki olmadığını, İflas idaresinin vergi alacaklarını ret etmek yerine vergi mahkemelerinde dava açması gerektiğini, çünkü kamu alacağının varlığına ve miktarına ilişkin uyuşmazlıkların vergi mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğini, iflas idaresinin kural olarak kamu alacağını resen araştırma görevinin olmadığını, mükellefiyetin müflis yerine iflas idaresine düştüğünü, yetkisi olmadığı halde ret kararı verildiğini, mahkemenin açılan davada incelenmesi gereken kaydı yapılan alacaklarının yalnızca vergi alacağı olup olmadığı yönünde olması gerektiğini, İİK.223/3.m.göre masraf avansı yatırdıklarını, alınan kararı 14.05.2018 tarihinde tebliğ aldıklarını, davalarının süresinde açıldığını, iflas defterine 182 nolu alacaklarının 3.sırada 5.350,00-TL, 183.sırada 6.420,00- TL.olarak 3.sıraya alacaklı olarak kayıt ve kabulüne, iflas idaresinin ret kararının ve sıra cetvelinin iptaline, alacaklılar toplantısına tedbiren katılma ve oy kullanma yetkisinin verilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesinin kanundan almadığı bir yetki ve idari işlemle vergisel mükellefiyeti kalmayan müflis şirkete iflas sonrası usulsüzlük cezası tesisinin mümkün olmadığı, olmayan şirket adına vergi cezası kesilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı göz önüne alındığında 182 nolu 5.350,00-TL; 183 nolu 6.420,00-TL miktarlı alacak talepleriyle ilgili iflas idaresince alınan ret kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından itirazlarının göz ardı edilerek, afaki olarak hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle hüküm tesis edildiğini, hükme esas yapılan bilirkişi raporunda, son derece afaki olarak iflasın açılmasıyla birlikte müflisin ticari faaliyetinin durduğu ve vergi mükellefiyetinin sona erdiği bu nedenle de iflas idaresinin beyanname vermek görevi bulunmadığı, iflasın açıldığının ilan yoluyla ilgililere bildirildiği halde vergi dairesi tarafından müflisin vergi kaydının kapatılmadığı ve vergi borçlarının iflas işlemleri süresince devam ettirildiği, vergisel mükellefiyeti olmayan müflis şirkete iflas sürecinde usulsüzlük cezası kesilemeyeceği yönünde tespitler yapıldığını, TTK., VUK. ve İİK. yönünden masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğunu, iflas idaresinin müflisi temsile yetkili tek organ olduğunu, bu nedenle Ticaret Mahkemesi tarafından iflas kararı verdiği tarihten iflas muamelelerinin sona erdiği tarihe kadar vergilemeye ilişkin ödev ve sorumlulukların iflas idaresi tarafından yerine getirilmesi hususunun kanunun amir hükümleri gereği olduğunu, iflasın tasfiye hükmünde olması nedeniyle, tasfiye halinde bulunan mükelleflerin verecekleri beyannamelerin kurumlar vergisi ve gelir vergisi kanunu hükümlerinde açık olarak belirtildiğini, buna göre iflas süreci içerisinde de tüm vergilendirmeye ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi ve mükellefler tarafından beyannamelerin yasal süresi içerisinde verilmesi gerektiğini, Vergi Usul Kanunu’nun 162’inci maddesinde, tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyetin, vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam edeceğinin belirtildiğini, iflas halinde olan şirketin normal olarak faaliyetini sürdüremiyor olsa bile kanun koyucunun tasfiye ve iflas hallerinde de vergi mükellefiyetinin devam edeceğini hüküm altına aldığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava,

İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.

İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosya kapsamında yer alan İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden verilen 28/05/2018 tarihli cevapta, İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/60 E sayılı dosyasından 24/11/2010 tarihinde iflasına karar verilen ... Gıda San Tic AŞ'nin tasfiye işlemlerinin Müdürlüğün ... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, red kararının Hazine vekiline 14/05/2018 tebliğ edildiği ve kararın tebliği için masraf yatırıldığı bildirilmiş olmakla davacı tarafından yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 21/05/2018 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; İflasla birlikte müflisin ticari faaliyetinin durduğu, dolayısı ile geçici olarak vergi mükellefiyetinin sona erdiği bu nedenle iflas idaresinin beyannameler vermek gibi bir görevi olmadığı, İflasın açıldığının İİK.166.maddesine göre gazetede ilan edilerek ilgililerine bildirilmiş olmasına rağmen, vergi dairesince vergi kaydının kapatılmaması nedeniyle vergi cezalarının iflas işlemleri dönemince devam ettirildiği; talep olunan usulsüzlük cezalarının iflas sonrası döneme ait olduğu bildirilmiştir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 05/04/2016 tarih 2016/2556 esas 2016/2121 karar ve aynı dairenin 13/03/2014 tarih 2013/7798 esas 2014/1910 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, iflas alacağı, masa borcu ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak olmak üzere 3 grup alacak vardır. İflasın açıldığı anda müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarıdır. İflas tasfiyesi sırasında yapılan masraflar iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler ise masa borcudur. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık olmasa dahi masa borcu olup olmadığı yönünden incelemenin alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada tartışılacak ve tespit edilecektir. İİK.da masa borçları için İİK.nun 235/2 maddesinin ilk cümlesindeki gibi Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde açık bir düzenleme yoktur. Emsal nitelikteki Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2015/4632 E-2016/2415 K sayılı 18.04.2016 tarihli ilamında:"... Davalı müflis şirket önce 30.06.2005 tarihinde Ankara Başkent Vergi Dairesince vergi mükellefiyetinin re'sen kapatıldığı, davalı müflis şirketin 12.12.2011 tarihinde iflas ettiği ve iflas masasının kurulduğu, 213 VUK'nın 255. maddesine göre tahakkuk ettirilen vergi usul cezasının ise iflas tarihinden sonra olduğu, bu nedenle alacağın, masa borcu niteliğinde olduğu, bu borçla ilgili alacak davasının idari nitelikte olup idari yargıda (vergi mahkemesinde) masaya karşı açılacak alacak davası niteliğinde olduğundan yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir..."gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Somut olayda müflis ... Gıda San Tic A.Ş.'nin İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2010 tarih ve 2005/60 E. Sayılı kararın ile iflasına karar verildiği, davaya konu 213 sayılı VUK 355/1-1 maddesi gereğince tahakkuk ettirilen vergi usul cezalarının ise iflas tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde de talep edilen alacakların iflas alacağı olmadığı, iflas tarihinden sonra doğan vergi borçları olduğu tespit edilmekle, bu durumda kayıt kabul istemine konu olacak bir alacak olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davacının talebine konu vergi alacağının iflas tarihinden sonra doğduğu ve idari yargıda (vergi mahkemesinde) masaya karşı açılacak alacak davası niteliğinde olduğundan yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin görevsiz mahkemede davanın görülerek sonuçlandırılmış olması nedeni ile kabulüne ve yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/466 Esas, 2019/1075 Karar ve 19/11/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-a) Davanın, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b bendi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasının 115/2.fıkrası uyarınca USULDEN REDDİNE, b)Davacı Maliye Bakanlığına İzafan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, c) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e) HMK'nın 333.maddesi gereğince; taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar tebliğ gideri mahsup edildikten sonra yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı Maliye Bakanlığına İzafan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan istinaf karar harcı alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1a.bendi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog