Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/413
Karar No
K. 2023/1007
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/413 Esas
KARAR NO: 2023/1007
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kiraya vermiş olduğu -------- plaka numaralı --------- marka --------- model araç üzerinde meydana gelen hasardan kaynaklandığını, davaya konu kazada, davalı araç sürücüsünün ---------- plakalı aracıyla ---------- üzerinde ters istikamette seyrederken sola dönüş yapan müvekkili şirkete ait -------- plakalı araca sol tarafından çarparak sol arka teker dahil aracın arka kısmında hasara sebep olduğunu, bunun üzerine zararın tazmini maksadıyla davalılar aleyhine------- E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalıların/borçluların haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirket hesaplarına 8.10.2019 tarihinde 2.675,20 TL, 17.12.2019 tarihinde 481,50 TL toplamda 3.156,70 TL ödeme yapıldığını açıklanan nedenlerle borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin itirazların iptaline, --------- Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;--------- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde --------- Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, söz konusu davaya ilişkin olarak davacı tarafa toplam 3.156,70 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; hukuki niteliği itibariyle ---------- E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce dosyanın kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, alınan 15/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmında," A-) Sürücü ------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü -------- sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı araç ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 09.03.2019 tarihinde meydana gelen kaza da dosya içeriğinde bulunan --------- SİGORTA ekspertiz tarafından sunulmuş ---------- plakalı araca ait hasar bilgilerinin, --------plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) --------- plakalı, --------- marka, --------- tipi, ----------- model, araca ait TOPLAM HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) “ 3.224,71 TL + 2.310,00 TL = 5.534,71 TL + KDV%18= 6.530,96 TL baliğ olduğu, bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir.

E-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, davalı sigortacının,---------- plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan -------- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır. F-) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır G-) --------- plakalı, -------- marka, -------- tipi, ------------model araçta oluşan hasar bedeli ve Ekspertiz ücreti için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) = 6.530,96 TL Ekspetiz Ücreti = 213,78 TL TOPLAM TUTAR = 6.744,74 TL Dosya içeriğine davalı tarafından sunulmuş, --------- ödeme dekontu 2.675,20 TL ve 481,50 TL tutarların mevcut olması ile 2.675,20 TL + 481,50 TL= 3.156,70 olduğu görülmüştür. BAKİYE TUTAR = 6.744,74 TL – 3.156,70 TL= 3.588,04 TL olarak hesap edilmiştir. Hesaplanan bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.

Davanın dayanağını haksız fiil sorumluluğu oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir.

85.maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır. Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir. Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen ------------ bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir . Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425/1. maddesine göre; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.” ifadesiyle sigorta poliçesinin, mutlaka genel şartları, taraflar isterlerse özel şartları içereceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre, her sigorta dalında sigorta poliçesinin temel şartlarını oluşturan genel şartların düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Genel şartların nasıl belirleneceği ise Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” ifadesiyle, sigorta sözleşmesinin ana muhtevasını içeren genel şartlar Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenecektir. Ayrıca sigorta sözleşmeleri (poliçeleri) genel şartlara uygun olarak düzenlenecektir. Bir başka deyimle sigorta sözleşmesi (poliçesi) düzenlenecekse mutlaka o dalda Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartlar bulunması zorunludur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. bendine göre; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışında sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici bir hükme bağlanmıştır. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, birçok genel şartta da açıkça belirtilir. Aslında diğer bir yorumla, Hazine taraf menfaatlerini genel şartlarla dengelemekte, bu dengenin de özel şartlarla sigorta ettiren aleyhine bozulmasını istememektedir. 01.06.2015 tarihinde ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 12.08.2003 tarihli Genel Şartları yürürlükten kaldırılmış ve birçok yeni düzenleme getirmiştir. Genel Şartların “Tanımlar” başlıklı A.2. maddesinin (d) bendinde zarar; “Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu zarar, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan trafik kazasında üçüncü bir şahsın ölmesi veya bedensel zarara uğraması yahut malına bir zarar gelmesi durumunda ortaya çıkan zarardır. Sigortanın kapsamı ise A.3 maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukukî sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” ifadesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya malına zarar gelmesi ile yöneltilecek tazminat talepleri ile sınırlıdır. Ayrıca bu maddeye göre zarar gören üçüncü şahıslar ancak sigortalının KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Bir başka deyimle zarar gören üçüncü şahıslar KTK’nın 85/1. maddesi kapsamında sigortalıya başvurabileceği tazminatları sigortacıya karşı ileri sürebilecekler, sigortalıya karşı ileri süremeyecekleri tazminat taleplerini sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Başka bir ifade ile Sigortacı, kendisinden sigorta tazminatı talep edenlere karşı işletenin yapabileceği tüm savunmaları ileri sürebilir. Yani sigortalı işleten hangi oranda sorumlu ise sigortacıda aynı oranda sorumludur.Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri uyarınca somut olay değerlendirildiğinde; 09.03.2019 tarihinde saat 12 :00 civarında -------- ili ------ İlçesi -------- üzerinde seyir hali üzerinde bulunan -------- sevk ve idaresindeki davacı şirkete ait --------- plakalı araç ile davalı ------------ sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketince sigortalanan ---------- plakalı aracın yapmış olduğu trafik kazasında davacıya ait araçta maddi zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu davacı araç sürücüsünün ise her hangi bir kusuru olmadığı anlaşılmıştır.Aldırılan bilirkişi raporunda davacı aracında toplam (KDV dahil) 6.530,96 TL zarar meydana geldiği belirlenmiştir.Bir kişinin her ne suretle olursa olsun işlediği haksız bir eylemden dolayı üçüncü kişilere tazminat ödemesini gerektiren halleri, sözleşme ile sigortacının temin etmesi ve zarar görenlere tazminat vermeyi üzerine alması, genel anlamda “mali mesuliyet sigortasının” konusunu oluşturur. Bu bağlamda karayollarına çıkan her motorlu vasıta, 3. şahısların malına ve canına verebilecekleri zararlara yahut da bir şeyin zarara uğratılması ihtimaline karşı bir sigorta akdi yapmak zorundadır. Bu husus 2918 Sayılı KTK. md.91-f.1’de “işletenlerin bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” şeklinde belirtilmiştir. Bu bağlamda Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası, sigorta ettirenin 3. kişilere verdiği onun karşılamak üzere hem üçüncü kişileri hem de sigorta ettireni koruma amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğundan sigortacının (sigorta şirketinin) sorumluluğu, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Limitin üzerindeki zarardan sorumlu değildir. --------- nolu ilamları vb. İçtihatlara göre; trafik sigortacısı, yalnızca üçünü kişinin aracında meydana gelen hasar bedelinden değil, doğrudan zarar kabul edilen değer kaybından da sigortalısının veya sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sorumludur. Bu nedenle davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, davalı sigortacının, --------- plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan --------- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır Bu şekilde davalı gerçek kişi sigorta şirketinin zarardan ortak sorumlu olacağı değerledirilmiştir.Davlı sigorta şirketince iki parça halinde toplamda 3.156,70 TL tutarında ödeme yaptığı --------- bankasına ait ödeme dekontundan anlaşılmaktadır.Bu halde davalıların bakiye sorumluluğunun 3.588,04 olduğu ancak bu miktarın içerisinde bilirkişi ücertininde bulunduğu 213,00 TL lik eksper ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından 3.374,02 TL den sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir.Davacı her ne kadar takip talebinde ticari faiz oranı talep etmiş ise de kazaya karışan davalı aracın özel araç olduğu ticari olmadığı anlaşıldığından yasal faiz hesaplanmış ve ekran görüntüsü alınarak dosya arasına konulmuştur. Yine davalı gerçek kişinin haksız fiil tarihinde temerrüte düştüğü davalı sigorta şirketinin ise son ödemeyi yaptığı tarihte temerrüte düştüğü esas alınarak bu hesaplama yapılmış, neticede davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.Davacının icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de alacak likit olamadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının bu talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davanın kısmen kabulü ile; Tahsilde tekerrüre yol açmayacak ve borçlulardan biri tarafından yapılacak ödemenin diğerinin de borcundan mahsup edilmesi şartıyla davalılardan ------- şirketi tarafından -------- icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptali ile 3.374,02 TL asıl alacak,302,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.676,02 TL üzerinden takibin devamına,diğer davalı ----------- bakımından ise 3.374,02 TL asıl alacak,542,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.916,45 TL üzerinden takibin devamına,fazlaya ilişkin talebin reddine

2.Eksper ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine,

3.Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olamadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden REDDİNE

4.Alınması gerekli 230,48-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 149,78-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç toplamı olan 161,40-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.529,53-TL ( 213,78-TL ekspertiz ücreti dahil) yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%99,99 Kabul %0,01 Ret) 2.529,27-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 3.374,02-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı -------- Şirketi yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

10.6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.319,86-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 0,14-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

11.Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog