Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/595
Karar No
K. 2024/17
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/595 Esas
KARAR NO: 2024/17
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/09/2021
KARAR TARİHİ: 10/01/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ------esas sayılı dosyası ile başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip emri alacaklısı, müflis şirketi --- borçluları, kendisinin ise kredi sözleşmelerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, müflis şirketinin o dönem iflas erteleme nedeniyle kayyım olarak atanan ------ onayı ile davalı alacaklı bankaya dosya borcundan malisup edilmek üzere 660.100,00 TL tutarında dosya harici ödeme yaptığını, davalı alacaklı bankanın dosya harici yapılanı bu ödemeyi takip dosyasından mahsup etmeden takibe devam ettiğini, süreç içerisinde müflis şirketinin iflas ettiğini ve iflas tasfiye işlemleri için -------dosyasına kayıt edildiğini, iflas kararının kesinleşmesi üzerine müflis şirketi hakkındaki tüm takiplerin düştüğünü, davalı banka vekillerinin müflis şirketin iflas masasına yapmış olduğu 4.250.000,00 TL tutarındaki rüçhanlı alacak talebinin tamamının ------ tarafından ret edildiğini, ret kararı üzerine davalı banka tarafından------- esas sayılı dosyası ile açılan kayıt kabul davasında banka alacağının rüçhanlı olmadan masaya kayıt ve kabulüne karar verildiğini, kararın davalı banka ve iflas idaresi tarafından istinaf edildiğini, süreç içerisinde alacaklı bankanın diğer takip borçlusu ------ takibinden feragat ettiğini ancak davalı bankanın feragat talebinin feragat harcı tahsil edilmeden kabul edildiğini, ardından davalı bankanın kayıt kabul davası derdest iken üstelik alacağının miktarı ve nevi belli olmadan sanki alacağı rüçhanlıymış gibi üstelik taşkın haciz ile müflis şirkete ait -------- değer tespiti yapılan taşınmazların satışını da talep ettiğini, davalı müflis şirkete ait taşınmazlarının satış talebinin -------- dosyasınca kabul edildiğini, davalı bankanın 4.250.000,00 TL tutarındaki alacağı için 6.686.000,00 TL tutarındaki müflis şirkete ait taşınmazın satılması durumunda alacağını alma şansı varken müflis şirkete ait 1.992.000,00 TL değerindeki diğer taşınmazının da satışını talep ettiğini, süreç içerisinde mülflis şirkete ait taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini, davalı banka vekillerinin tüm bu süreçteki usulsüz işlemlerinin tarafınca şikayet edildiğini, baronun şikâyetini haklı bulduğunu ve davalı banka vekillerini cezalandırmak üzere disiplin kuruluna sevk ettiklerini, davalıların --------- sayılı dosyası ile müflis şirketi hakkın da başlatıları icra takibinden tam 9 sene sonra, takip dosyasını dayanarak göstererek sundukları eksik ve yanıltıcı belgeler ile hakkın da ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini ve bu talebin mahkeme tarafından kabul edildiğini, aldıkları haksız ihtiyati haciz kararı ile şahsına ait olduğu gerekçesi ile müflis şirketi ile annesine ait villada gerçekleştirdikleri haksız, hukuksuz ve ahlaksız haciz işlemi sırasın da maruz bırakıldığı aşağılık iş ve işlemlerin huzurdaki davaya konu olduğunu belirterek talep ve dava açma hakkı ile maddi talepli tazminat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız ihtiyati haciz ile yine haksız haciz işlemi ve haciz işlemi esnasında yaşadığı aşağılık eylemler nedeniyle çektiği üzüntü, acı ve keder için; 100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, alacağımın teminat altına alınıması bakımından davalıların taşınır ve taşınmazları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ------- tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin icra memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde taraflarınca hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir müdahalelerinin bulunmadığını, haciz işleminden kaynaklanan usulsüzlük veya haksiz fiilden taraflarının değil işlemleri gerçekleştiren icra memurunun sorumlu olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceğinden, 6100 Sayılı HMK uyarınca huzurdaki davada yetkili Mahkemenin --------Mahkemeleri olduğunu, ayrıca huzurdaki davanın "haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat" davası olup, davaya konu ihtiyati haczin ------ tarafından verildiğinden ve bu davalar, kararı veren Mahkemede görülebileceğinden, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili-------Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, dosyanın, görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini,

İİK'nun 97/13 maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi için istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilmesi ve neticede davanın reddolunması gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve şahsının ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ------ hakkında ve gerekse davacı borçlu hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirilmesinin haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, davacı ------ müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili ------ olduğunu, hukuka ve usule aykırı eylem bulunmadığından aleyhe maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacı ile ------ dosyası ile borçlu ------ aleyhine takip başlatıldığını, söz konusu dosyadan gönderilen talimat gereği ---- dosyası ile -------- adresinde haciz işleminin gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işleminin haksız olmadığını, icra ve iflas hukuku'ndan kaynaklanan hakka dayandığını, icra memurunun borçluya ait olduğu belirtilen menkuller üzerinde haciz uygulamasının İİK m. 85/1 gereği olduğunu, -haciz tutanağıyla sabit olduğu üzere, dosya borçlusu davacı mustafa murat güvenkaya mahalde hazır bulunmuş ve haciz işleminin borçlu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ------ ilan edilen resmi faaliyet adresi olduğunu, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ------ eski mernis adresi olduğunu, mahalde hazır bulunan davacı borçlu ---- ve iflas idare memuru-------mahalle ilişkin muvazaalı beyanlar vermesi istihkak iddiasının kötü niyetle ileri sürüldüğüne dair haklı kanaat oluşturmalarına neden olduğunu, davacı borçlunun haciz işlemi sırasında adreste hazır bulunduğunu ne borçlu ne de 3.kişi tarafından haciz işlemi sırasında istihkak iddiasını ispata yönelik herhangi bir evrak sunulamadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı------ tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ---------- sayılı dosyasından yapilan haciz islemine icra memuru sıfatıyla katıldığını, İcra ve iflas kanunumuzun 5. Maddesinde yer alan “ icra ve iflas dairesi gorevlilerinin kusurlarindan dogan tazminat davalari, ancak idare aleyhine açılabilir” hükmü karsisinda huzurdaki davanin tarafima yoneltilmesi mumkun degildir. Bu nedenle oncelikle davanin dava sarti yoklugu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, şahsının davaya konu edilen eylemlerinin İİK 80. maddesi gereği görevi olup, işbu davanın şahsına yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığından, şahsı adına pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu yersiz davanın reddini talep ettiğini, ------ müdürlüğünde yapmış olduğu icra memurluğu görevi gereği ------sayılı dosyasından gönderilen ---- tarihli ihtiyati haciz talimatinda yazılı olduğu üzere borçlu ---------- adresi olarak gösterilen dava konusu adreste İIK'nın ilgili maddelerini yerine getirmek üzere icra müdür yardımcısı ------- görevlendirmesi üzerine gidildiğini, davacının dava dilekçesinde adresin borçluya değil şirkete ait olduğunun belirtilmesine rağmen ------hacze çıkıldığı beyan edilmiş ise de ----- sayılı dosyasından gönderilen talimatta görüldüğü üzere şirket yönünden değil borçlu ------yönünden haciz işleminin uygulandığını, haciz işleminde borçlunun mahalde hazır bulunduğunu ve haciz işleminin borçlu huzurunda gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işleminin hukuka aykırı olmadığını, davacının dava dilekçesinde müflis sirkete ait odaların gezildigi kapalı çekmecelerin açıldığı, haczedilemeyecek esyalarin tutanağa geçirildiği beyan edilmiş ise de haciz tutanağındada yazılı olduğu üzere müflis sirkete ait olduğunu beyan ettikleri 3 katın sadece tasvirinin yapıldığını, hiçbir çekmeceye bakılmadığını, kapalı yerlerin açılmadığını ve şirkete ait hiçbir malın haczedilmediğini, tutanakta yazılı haczedilen malların 2 katın konut olarak kullanıldığı yerde olup ev eşyası olarak kullanilan mallar olduğunu, tutanaktan da anlaşılacağı üzere haciz mahalinin ikametgah olarak kullanıldığını, iflas masasına girdiği ve alacakların ödenmesine tahsis edildiği iddia edilen mahcuzların da borçlu ve borçlunun annesi tarafından kullanıldığını, oysa iflas masasına girmiş ve alacakların ödenmesine tahsis edilen mahcuzların borçlu ve annesi tarafından kullanılması mümkün olmayacağı gibi yasal da olmadığını, haczedilen malların ikametgah olarak kullanılan katlarda haczedildiğinin tutanakta yazılı olup davacının da haciz tutanağında imzasının bulunduğunu, tutanakta yazılı olduğu üzere haciz mahali tek girişli olup 5 katlı villa olduğunu, tek girişi olan mahalin katlarının davacı tarafından bölünmüş alt iki kat ve giriş kat şirket olarak üst iki katın ise konut olarak kullanıldığını, dilekçede belirtildiği gibi 79/1 nolu ayrıca bir numara almış adresin olmadığını, mahalin tamamı gezilirken davacı ve iflas idaresi memuru ----- tarafından üst katların kilitli olduğunun beyan edildiğini, anahtarların nerede olduğu birkaç kez sorulmasına rağmen iflas idaresinde olabileceği kendilerinde olmadığı cevabının alındığını, davacı ve iflas idaresi memuru tarafından üst katların konut olarak kullanıldığı içeride davacının annesinin bulunduğunun söylenmediğini, açıklanan nedenle kapının çilingirle açılması hususunda kusur yüklenecek taraf varsa bu kişilerin davacı borçlu ve iflas idare memuru olduğunu, alacaklı vekilinin kapalı kapıların çilingir marifetiyle açılmasını talep ediyorum demesi üzerine mahale çilingir ve polis memuru çağrıldığını,

İİK’nın 81'inci maddesine göre kapının çilingir ile açılacak olması durumunda bir polis muvafakatinin zorunlu olduğunu, üst 2 katın kapısının polis eşliğinde çilingir marifetiyle açıldığını, borçlunun yatak odasına girilmediğini, kapalı hiçbir çekmeceye bakılmadığını, altın gümüş ve paraların yerlerinin sorulmadığını, alacaklı vekili tarafından değerli eşyaların haczinin talep edilmediğini, söz konusu hukuka ve usule uygun alacaklı haciz talebi dışında başkaca bir müdahale olmayan haciz işlemi ile ilgili tarafından tazminat talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davacının tazminat talebine konu ettiği işlemlerin İcra ve İflas Mevzuatı’na uygun şekilde gerçekleştirildiğini, haciz tutanağının şeffaf ve açık bir şekilde tarafınca düzenlendiğini, tarafına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Davalılar----- adına vekaleten kendi adına asaleten -------tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından şahsı ve müvekkilleri hakkında 100.000,00 TL'lik manevi tazminat davası yersiz ve dayanaksız olduğu gibi kötü niyetli olup reddini talep ettiklerini, işbu davada, alacaklı banka vekili olarak şahsına ve alacaklı banka yöneticileri olan müvekkili ----- husumet yöneltilemeyeceğini, huzurda görülen davanın ----- icra takibi ve ---------- sayılı ihtiyati haciz kararının uygulanması kaynaklı tazminat davası olup, anılı icra takibi ve ihtiyati haciz kararında şahsı ve müvekkillerinin alacaklı olmadığını, dolayısıyla işbu davada şahsına ve müvekkillerine husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığından, şahsı ve müvekkilleri bakımından pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu yersiz davanın reddini talep ettiklerini, davacı ------ gerçek dışı iddialarla, ------- tarihinde borçlu -------- adresinde gerçekleştirilen ihtiyati haciz sebebiyle müvekkili hakkında tazminat davası açtığını, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğu gibi, açılan davada fiili ve yasal dayanak içermediğinden reddi gerektiğini, davaya dayanak 30/10/2019 tarihli haciz tutanağıyla da sabit olduğu üzere, alacaklı ve haczi gerçekleştirenlerin şahsı ve müvekkillerinin olmadığını, alacaklı ----- çalışanı ve vekili olduğunu, müvekkilleri ------ alacaklı bankanın yöneticileri olduğunu, gerek haczin gerçekleştiği -----dosyasında, gerek bu dosyaya haciz talimatı gönderen------ sayılı dosyasında ve gerekse borçlu adresinde infaz edilen---- Sayılı ihtiyati haciz kararında alacaklının -------- olup, şahsı ve müvekkilinin alacaklı olmadığını, haciz uygulama kaynaklı tazminat davalarının haciz alacaklısına yöneltilebilecek olup, alacaklı banka çalışanına husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, öte yandan, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin İcra Memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde alacaklı banka tarafından hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir alacaklı müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili -------- genel müdür yardımcısı ve diröktür olarak görev yaptıklarını bankayı üst düzeyde temsil ettiklerini, davacı ---- müteselsil kefil sıfatıyla alacaklı ---- borçlu olduğunu, davacı ------ müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerine istinaden ----davacının yetkilisi olduğu müflis ------ ticari krediler kullandırdığını, kullandırılan bu krediler sebebiyle bankanın alacaklı olduğunu, alacaklı bankanın alacaklarının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis --------- hakkında ve gerekse davacı borçlu mustafa murat güvenkaya hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirmesinin haksız fiil olarak nitelenemeyeceğini belirterek öncelikle; pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu davanın HMK 167 maddesi uyarınca şahsı ve müvekkilleri ------ tefrik edilerek, esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddine, davacının yasal dayanak içermeyen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve dolayısıyla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ----- adına vekaleten kendi adına asaleten ------ tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; gerek haczin gerçekleştiği-----dosyasında, gerek bu dosyaya haciz talimatı gönderen -----dosyasında ve gerekse borçlu adresinde infaz edilen ---- ihtiyati haciz kararında alacaklının ------olup, şahsı ve müvekkilinin alacaklı olmadığını, haciz uygulama kaynaklı tazminat davalarının haciz alacaklısına yöneltilebilecek olup, alacaklı banka çalışanına husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, öte yandan, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin İcra Memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde alacaklı banka tarafından hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir alacaklı müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili -------- genel müdür yardımcısı ve diröktür olarak görev yaptıklarını bankayı üst düzeyde temsil ettiklerini, davacı ---- müteselsil kefil sıfatıyla alacaklı ---- borçlu olduğunu, davacı ---- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerine istinaden ----davacının yetkilisi olduğu müflis ----- ticari krediler kullandırdığını, kullandırılan bu krediler sebebiyle bankanın alacaklı olduğunu, alacaklı bankanın alacaklarının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ---- hakkında ve gerekse davacı borçlu ------ hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirmesinin haksız fiil olarak nitelenemeyeceğini belirterek öncelikle; pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu davanın HMK 167 maddesi uyarınca şahsı ve müvekkilleri --------- bakımından tefrik edilerek, esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddine, davacının yasal dayanak içermeyen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve dolayısıyla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı --------- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat talepli davanın haksız, kötü niyetli, soyut ve yasal temelden yoksun olup, usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ettiklerini, husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkilinin, haciz sırasında, alacaklı vekili sıfatı ile haciz mahallinde hazır bulunmuş olup, haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılacak manevi tazminat davasının, takip dosyasının alacaklısına karşı açılması gerektiğinden, müvekkili hakkında davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsi İcra Memuru işlemi olduğundan, haciz işleminden kaynaklanan usulsüzlük veya haksiz fiilden müvekkilinin değil, işlemleri gerçekleştiren icra memurunun sorumlu olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirleneceğinden,6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre davaya konu ihtiyati haciz kararını veren ------görülebileceğinden, müvekkili yönünden yetki itirazlarının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili ------- gönderilmesini talep ettiklerini, haksız haciz iddiası ile Mahkemenizde açılan manevi tazminat davasında, doğmuş bir zarar bulunmadığından, keza bir zarar var ise, zarara sebep olan kişinin iflas masası memuru ------- davacı ----- kusurlu davranışları neden olduğundan,davacının haksız, kötü niyetli,soyut ve yasal temelden yoksun talepleri ile tehdit ve hakaret içeren dava dilekçesinin reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve davalı müvekkilinin ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, dava konusu 30.10.2019 tarihli haciz işlemi sırasında dosya borçlusu davacının mahalde hazır bulunduğunu ve haciz işleminin borçlunun huzurunda gerçekleştirildiğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, oysa ki, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi, davacının diğer davalı bankanın ipotek borçlusu olduğunu, şirketin iflas etmesinin, davacının borcunu ortadan kaldırmadığını, haciz işleminin yapıldığı taşınmazın davacının da kabulünde olduğu üzere, iflas masasında kayıtlı olduğunu, her ne kadar adrese polis marifetiyle cebren girildiği iddia edilmiş ise de bu uygulamanın kanunun öngördüğü şekilde gerçekleştirildiğini, davada, haksız bir haciz olmadığından, ve işlem sırasında iflas idare memuru, davacı borçlu ve annesi, muvazaalı davranarak, konutun anahtarı hakkında yalan bilgi verdiğinden, çilingir ile kapının açılması ve işlemin polis gözetiminde yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin soyut ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalı müvekkilinin haciz sırasında kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığından, öncelikle usul yönünden, husumet, yetki, işbölümü ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek kabulüne, haksız, kötü niyetli, soyut ve yasal temelden yoksun dava ile, hakaret ve tehdit içeren dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız ihtiyati haciz nedeniyle davacının davalılardan manevi tazminat talebine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; haksız ihtiyati haciz ve haksız haciz işlemi nedeni ile 1.000,00 TL. manevi tazminat istemi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.------ karar sayılı dosyasının ---- kayıtlarının incelenmesinde; talep eden ---- tarafından ---- aleyhine ----- dayalı olarak 3.000.000,00 TL alacağa istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu mahkemece verilen 17/09/2019 tarihli karar ile talebe konu alacağın %15'i oranında teminat mukabilinde ihtiyati haczine karar verildiği, borçlu -----ihtiyati hacze itirazının reddi üzerine yapılan istinaf incelenmesinde; ---- tarihli kararı ile ihtiyati hacze itiraz eden ---- ihtiyati haciz kararına itirazının kabulüne,---- tarihli---- aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. ------ sayılı dosyasının ---- kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu ----- aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu hakkında verilen haciz kararının infazı için ----adresinde ----- tarihinde haciz işlemi yapıldığı, haciz sırasında ------ tarafından tarafından haczedilen malların kendilerine ait olduğunu ileri sürülerek istihkak iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.------tarihli kesin olarak verilen kararı ile;----- sayılı dosyasından verilen ------ tarihli karara (hacizdeki istihkak iddiası bakımından İİK 99. maddenin uygulanmasına ilişkin müdürlük kararı) karşı şikayetin reddine, davacının istihkak iddiasının reddi davasının dava şartı yokluğundan reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. --- sayılı dosyasının ----- kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı ---- Vekili tarafından borçlu Müflik ---- tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür.

Mahkememizce verilen ---- tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Dava haksız ihtiyati haczin uygulanması sebebiyle manevi tazminat davasıdır. Davacı davalı banka tarafından----- İş sayılı kararına istinaden alınan ihtiyati haciz kararına istinaden ---- dosyasından verilen talimat neticesinde ---------- günü talimat icra müdürlüğü tarafından davacının ve annesinin konutunda uzun süre haciz işlemleri yapılması sebebiyle manevi tazminat davası olup, davacının iddiası doğrultusunda ilgili dosyalar mahkememiz dosyası arasına alınmış, davacının haciz uygulanan adreste daha önce davacının ikamet ettiği, haczin uygulandığı konutun villa bağımsız bina olduğu, villaya bir yaya giriş bir de araç girişinin bulunduğu kolluk tarafından tespit edilmiştir. Davalı bankanın ------- iş sayılı dosyası anında davacıdan alağının bulunup, bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu hususunda bankacı bilirkişiden rapor aldırılması gerektiği, bu yönde mahkememizin -------- tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince ihtarlı bilirkişi ara kararı kurulduğu, verilen kesin süreye rağmen davacının bilirkişi ücreti yatırmadığı anlaşıldığından davacının iddialarını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.İspatlanamayan davanın reddine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.440,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılarca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Hüküm tarihindeki AÜT 3/2 maddesi uyarınca tek bir 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil olunan davalılar ---------- eşit oranda verilmesine,

7.HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı asilin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.10/01/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK uyarınca huzurdaki davada yetkili Mahkemenin --------Mahkemeleri olduğunu, ayrıca huzurdaki davanın "haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat" davası olup, davaya konu ihtiyati haczin ------ tarafından verildiğinden ve bu davalar, kararı veren Mahkemede görülebileceğinden, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili-------Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, dosyanın, görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, İİK'nun 97/13 maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi için istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilmesi ve neticede davanın reddolunması gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve şahsının ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ------ hakkında ve gerekse davacı borçlu hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirilmesinin haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, davacı ------ müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili ------ olduğunu, hukuka ve usule aykırı eylem bulunmadığından aleyhe maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacı ile ------ dosyası ile borçlu ------ aleyhine takip başlatıldığını, söz konusu dosyadan gönderilen talimat gereği ---- dosyası ile -------- adresinde haciz işleminin gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işleminin haksız olmadığını, icra ve iflas hukuku'ndan kaynaklanan hakka dayandığını, icra memurunun borçluya ait olduğu belirtilen menkuller üzerinde haciz uygulamasının İİK m. 85/1 gereği olduğunu, -haciz tutanağıyla sabit olduğu üzere, dosya borçlusu davacı mustafa murat güvenkaya mahalde hazır bulunmuş ve haciz işleminin borçlu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ------ ilan edilen resmi faaliyet adresi olduğunu, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ------ eski mernis adresi olduğunu, mahalde hazır bulunan davacı borçlu ---- ve iflas idare memuru-------mahalle ilişkin muvazaalı beyanlar vermesi istihkak iddiasının kötü niyetle ileri sürüldüğüne dair haklı kanaat oluşturmalarına neden olduğunu, davacı borçlunun haciz işlemi sırasında adreste hazır bulunduğunu ne borçlu ne de 3.kişi tarafından haciz işlemi sırasında istihkak iddiasını ispata yönelik herhangi bir evrak sunulamadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı------ tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ---------- sayılı dosyasından yapilan haciz islemine icra memuru sıfatıyla katıldığını, İcra ve iflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre davaya konu ihtiyati haciz kararını veren ------görülebileceğinden, müvekkili yönünden yetki itirazlarının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili ------- gönderilmesini talep ettiklerini, haksız haciz iddiası ile Mahkemenizde açılan manevi tazminat davasında, doğmuş bir zarar bulunmadığından, keza bir zarar var ise, zarara sebep olan kişinin iflas masası memuru ------- davacı ----- kusurlu davranışları neden olduğundan,davacının haksız, kötü niyetli,soyut ve yasal temelden yoksun talepleri ile tehdit ve hakaret içeren dava dilekçesinin reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve davalı müvekkilinin ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, dava konusu 30.10.2019 tarihli haciz işlemi sırasında dosya borçlusu davacının mahalde hazır bulunduğunu ve haciz işleminin borçlunun huzurunda gerçekleştirildiğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, oysa ki, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi, davacının diğer davalı bankanın ipotek borçlusu olduğunu, şirketin iflas etmesinin, davacının borcunu ortadan kaldırmadığını, haciz işleminin yapıldığı taşınmazın davacının da kabulünde olduğu üzere, iflas masasında kayıtlı olduğunu, her ne kadar adrese polis marifetiyle cebren girildiği iddia edilmiş ise de bu uygulamanın Kanunu İİK md.99 İİK md.97/13 HMK md.333 İİK md.80 K6100 md.97/13 İİK md.81 K6100 md.6 HMK md.167
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.