7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/780 Esas - 2024/19 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
....
...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davalının, davacıdan (icra takibine dayanak fatura konusu) mısır tohumu satın aldığı; faturanın davalıya gönderildiği; fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediği ve davacıya ödeme yapılmadığı; fatura borcunun tahsili amacıyla davalı hakkında... Esas sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığı; davalı tarafından sunulan itiraz üzerine icra takibinin durduğu; davalı tarafından yapılmış olan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan işbu davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA :
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı firmadan 2021 yılında gübre, amcası ... ile birlikte tohum ve gübre aldıkları; senet ile alınan tüm malzemelerin bedelinin banka aracılığıyla ödendiği; davacı tarafın haksız ve yersiz yere kendisinden ödeme talep etmekte olduğu; ekilen yerlerin 80 dönüm olduğu ve bunları hasat zamanı kendi makinesi ile hasat edeceğini söylediği halde sözünde durmadığı; üstelik bu ürünü kendisinin ektirdiği ve mağdur olduğu; 400.000,00 TL zararı bulunduğu; kendisi tarafından 2022 yılında davacıdan hiçbir şey alınmadığı beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde görülen işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ... Esas Sayılı Dosyası Sureti. ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Tarafından Gönderilen 08/12/2022 Tarihli Cevabi Yazı. .... Tarafından Gönderilen 09/12/2022 Tarihli Cevabi Yazı. ... Tarafından Gönderilen 13/12/2022 Tarihli Cevabi Yazı. ... Tarafından Gönderilen 19/12/2022 Havale Tarihli Cevabi Yazı. ... Tarafından Gönderilen 10/05/2023 Tarihli Cevabi Yazı. ... Tarafından Gönderilen 10/05/2023 Tarihli Cevabi Yazı. Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen 26/06/2023 Tarihli Kök Bilirkişi Raporu ile 12/10/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a)Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... ("davalı" olarak veya münferiden ismiyle anılacaktır) arasındaki "Satım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı şirket tarafından düzenlendiği belirtilen fatura doğrultusunda (takip tarihi itibariyle) 25.549,00 TL. (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b)Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında da "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı gibi "zamanaşımı def'i" hususunda da herhangi bir talep bulunulmadığı anlaşılmakla; bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c)Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a)İlamsız takip yapılmış olması,
b)Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c)İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d)Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının ödenmesine hükmedilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 10/12/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından yasal süresi içerisinde (22/12/2023 tarihinde) verilen cevap dilekçesi kapsamında; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 26/06/2023 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı tarafa ait ticari defterlerin 2021 yılına ait olanlarının noter tasdikli olduğunun; 2022 yılında e-defter olarak beratlarının alınmış olduğunun; davalı tarafın, davacı taraf ile herhangi bir ticareti olmadığını beyanla ticari defterlerini bilirkişiye sunmadığının; davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde, davacı şirketin dava tarihi itibariyle davalıdan 24.947,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin; taraflara ait "Beyan Alış" ve "Beyan Satış" (BA/BS) kayıtları kapsamında yapılan incelemede ise, davalı ...'e ait 2022 Beyan Alış formunda, davacı ... Ltd. Şti. adına 1 adet belge karşılığı KDV hariç 24.700,00 TL. bildiriminde bulunulduğunun; davacı şirketin ise (ilgili Vergi Dairesi tarafından sunulan cevabi yazı uyarınca) elektronik kayıt tuttuğundan bahisle, hiçbir satışının Beyan Satış kayıtlarına işlenilmediğinin tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Söz konusu bilirkişi kök raporu, Mahkememiz tarafından davacı şirkete 10/07/2023 tarihinde, davalı ...'e ise 11/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı şirket ve davalı tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce, bilirkişi kök raporu üzerinde yapılan incelemede; "dava tarihi itibariyle" alacak tespiti yapıldığının anlaşılması ve anılan hususun, kök rapor genelinde sunulan tespitler ile çelişkili bulunduğunun tespiti üzerine; anılan çelişkinin giderilmesi amacıyla Mahkememizce re'sen ek rapor tanzimi istenilmiş olup; söz konusu çelişkinin, ek rapor kapsamında düzeltildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan "bilirkişi ek raporu" da, Mahkememiz tarafından davacı şirkete 17/10/2023 tarihinde, davalıya ise 25/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı şirket ve davalı tarafından bilirkişi ek raporuna yönelik de herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Neticeten;
Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olup; davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, 2022 yılında davacı şirket ile aralarında "herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının" beyan edilmesinin aksine, davalı ...'e ait 2022 "Beyan Alış" formunda, davacı ... Ltd. Şti. adına KDV hariç 24.700,00 TL. tutarında bildirimde bulunulduğunun tespiti ve söz konusu miktarın, dava konusu icra takibinde belirtilen miktar ile aynı olduğunun anlaşılması hususları birlikte değerlendirilerek; davacı şirketin, icra takip tarihi itibariyle 24.947,00 TL. tutarında alacaklı olduğu kanaatine varılmış; bununla birlikte davacı şirket tarafından düzenlenen ve e-fatura niteliği bulunmayan (icra takibi konusu) faturanın, davalı tarafa tebliği hususunun delillendirilmediği ve bu doğrultuda temerrüt tarihinin, "icra takip tarihi" olarak kabulü gerektiği kanaatiyle; dava konusu icra takibinin "asıl alacak" kısmına yönelik yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin, (asıl alacağa) icra takip tarihi itibariyle (icra takibinde talep olunan faiz türü olan) reeskont faizi işletilmek suretiyle devamına dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1.Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 24.947,00 TL.'lik (asıl alacak) kısmının iptaline;
24.947,00 TL. asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek reeskont faizi ile takibin devamına;
2.Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
3.Hükmolunan alacağın %20’si olan 4.989,40 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
4.Alınması gerekli 1.704,13 TL harçtan, peşin alınan 308,57 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.395,56 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5.Peşin alınan 308,57 TL harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 400,77 TL harcın, davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6.Davacı tarafından ödenmiş bulunan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 294,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.794,25 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.751,97 TL'nin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan 42,28 TL. yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7.Arabuluculuk faaliyeti sonucunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.046,48 TL.'nin davalıdan, 73,52 TL.'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8.Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
9.Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 24.947,00 TL üzerinden) takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ...'in yüzüne karşı, verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 16/01/2024 Katip ... Hâkim ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar