Esas No
E. 2021/28771
Karar No
K. 2023/7559
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/28771 E.  ,  2023/7559 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/27 E., 2015/249 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 4

. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/27 Esas ve 2015/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay 9 gün hapis ve 26.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, kendisinin alacaklı, ...'nin yetkilisi olduğu BTK Çelik Konstrüksiyon isimli şirketin borçlu olduğu suça konu 6.500,00 TL ve 19.000,00 TL bedelli bonoları düzenleyerek, ...'a ciro ettiği, ...'in banka kanalıyla ...'ye protesto çektiği, yapılan araştırmada alınan 20.10.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre senetlerdeki borçlu şirket adına atılan imzaların ...'nin eli ürünü olmadığı, senetlerdeki borçlu şirket adına atılan imza ve diğer yazıların sanık ...'ün elinden çıktığının kuvvetle muhtemel ve mümkün olduğunun tespit ve rapor edildiği bu şekilde sanık hakkında atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olduğu, yapılan yargılama neticesinde ayrıca katılan ...'nin sunmuş olduğu suç tarihinden önce şirketinin kullandığı kaşe ve bu kaşenin kullanıldığı belgeler incelendiğinde de "BTK Çelik Konstrüksiyon" başlığı altındaki sol taraftaki deniz çapası şeklinin orijinal kaşedeki şekillere uymadığının belirlenmesi ile mahkemesince atılı suçlardan temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;

5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması, dosya kapsamına göre somut olayda suça konu 6.500,00 TL ve 19.000,00 TL bedelli bonoların düzenleme tarihleri 04.06.2014 olup farklı tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmamasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;

1.Sanığın, kendisinin alacaklı, ...'nin yetkilisi olduğu BTK Çelik Konstrüksiyon isimli şirketin borçlu olarak göründüğü suça konu 6.500,00 TL ve 19.000,00 TL bedelli bonoları düzenleyerek, muhasebe borcuna karşılık ...'a ciro ettiği, ...'in banka kanalıyla ...'ye protesto çektiği, yapılan araştırmada alınan 20.10.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre senetlerdeki borçlu şirket adına atılan imzaların ...'nin eli ürünü olmadığı, senetlerdeki borçlu şirket adına atılan imza ve diğer yazıların sanık ...'ün elinden çıktığının kuvvetle muhtemel ve mümkün olduğunun tespit edildiği olayda;

Sanığın oluşan muhasebe borcuna karşılık mağdur ...'a sahte senet verdiği olayda suçun mağduru ... olup ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı dikkate alındığında sanığın önceden doğan borcuna karşılık mağdur ...'e sahte senetler vermesi eyleminde atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla hakkında atılı suçtan beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,

2.Kabule göre de;

a)5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda suça konu 6.500,00 TL ve 19.000,00 TL bedelli bonoların düzenleme tarihleri 04.06.2014 olup farklı tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair kesin delil bulunmadığı gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

b)Bahse konu senetlerin bankaya ciro edilmesinden sonra banka tarafından katılana ihbar ve protesto çekilmesinin bankanın araç olarak kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği, bu durumda sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülmesi,, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/27 Esas ve 2015/249 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog