12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “ 17.02.2019 tarihinde davalılardan sürücü ------idaresindeki,---- maliki olduğu ve -----ZMMS sigortası olduğu, -----plakalı aracın karıştığı kaza sonucu, kaldırımda yürümekte olan yaya müvekkilinin yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile şimdilik, müvekkili için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemeleri olduğunu,, müvekkilinin ticari bir faaliyet yürütmemekte olup, uyuşmazlığa ilişkin davanın Asliye Hukuk mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacı yanın kaza sebebi ile herhangi bir maluliyeti bulunmadığını, müvekkillerinin söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesi beyaz renkli plakası belirlenemeyen bir aracın hatalı kullanışı sebebi ile meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek ile beraber, maddi tazminat sebebi ile müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkillerinin manevi tazminat dolayısı ile sorumluluğu bulunmadığını, avans faiz talebinin reddi gerektiğini beyanla; davanın dava şartı noksanlığından Usulden Reddine, davanın Esastan Reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davada zaman aşımı defini ileri sürdüklerini yürüyen bir ceza davası söz konusu olmadığından, ceza zamanaşımının uygulanması da söz konusu olmadığını, başvuruyu kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın -----kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin bulunmadığını, Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulandığını, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkili şirketın tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğu ortadan kalktığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyanla; Davanın usulden ve esastan reddine, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine yönelik olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dava tarihi olan 28/12/2020 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır.
TTK.nun 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.Görülmekte olan dava, zorunlu mali mesuliyet sigortacısına da yöneltilerek açılmış bulunmaktadır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup, Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunmaktadır. (Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin 13/11/2014 gün ve-----sayılı kararı)Ayrıca her dava açıldığı duruma göre görülüp sonuçlandırılır. Görülmekte olan dava ZMM sigortacısı yanında aracın işleteni ve sürücüsü olduğu belirtilen gerçek kişilere yöneltildiği ve tüm davalılar arasındaki sorumluluğun müteselsil sorumluluk olduğu gözetildiğinde; davalılardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği kuşkusuz olup, davalıların tamamı hakkındaki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılması usul ekonomisi gereğidir. Hal böyle olunca davalı gerçek kişilerin görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve maluliyete ilişkin ----- Kurumundan rapor alınmıştır.Tazminat ve yüzdelik kusur hesabı için bilirkişi heyetinden alınan raporda; " önceden teknik olarak belirlenmiş olan (KTK'nun 84/9, j. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/b, 56/a, 67/a,c. Md. İle KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç manevraları) - trafik kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen -----plakalı otomobil sürücüsü davalı -----“%75 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; yine önceden teknik olarak belirlenmiş olan (KTK'nun 84/c, g, J. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/b, 56/a, 67/a,c, 81. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç manevraları, Kazaya karışanlar.) kurallarını ihlal ederek kazaya sebebiyet veren, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve kaza yerini terk eden plakası tespit edilemeyen beyaz renkli -----marka otomobilin kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün “%25 oranında Tali Kusurlu olacağı; Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Yaya kaldırımında yürümekte olduğu esnada, arkasından gelen ve kontrolden çıkan araç tarafından çarpılmaya uğrayan davacı yaya ----- kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve Tamamen Kusursuz olacağı; dönemsel rayiç bedellerle 5.116,00 TL bakıcı, 1.500,00 TL sağlık kurumuna ulaşım için ve bu süreçte beslenme gibi temel sosyal ihtiyaçları için olmak üzere toplam 6.616,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, davacının maddi zararını müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep ettiğinden, davacı ve dava dışı tüm sorumluların toplamda %100 kusur sorumluluğuna göre davacının maddi zararının hesaplandığı; buna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 22.379,93 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 25.03.2019 tarihi ve yasal faiz olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Davalı ---- davacıya çarpan ----- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi 07/11/2018-07/11/2019 tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 17/02/2019 tarihinde yani poliçe teminat tarihlerinde gerçekleşmiş olup davacı tarafından davalı sigorta şirketine 13/03/2019 tarihinde başvuru yapmasına rağmen sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile----- plakalı aracın maliki davalı ----- ile aracın sürücü davalı ----- kazaya karışan davacı-zarar görene karşı davalı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında KTK 88 vd. Maddelerine göre müteselsilen sorumludur. ----. İhtisas dairesinin 14/03/2023 tarihli maluliyet tespit raporuna göre davacının dava konusu kaza sebebiyle vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme sürecinin 12 aya kadar uzayabileceği, 2 ay boyunca da başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir.
Dava konusu kaza sebebiyle davacıda kalıcı bir maluliyet tespit edilemediğinden davacının daimi iş göremezlik tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.Davacı ------ dosya kapsamına ve SED araştırmasına göre ev hanımı olduğu, herhangi bir işte çalışmadığı anlaşılmakla gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki veriler esas alınmak suretiyle AGİ'siz net asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanması yapılmıştır.----- BAM-----. HD. ------. Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.Kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulanan 15/08/2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay uygulamalarına göre, bakıcı gideri, tedavi giderleri kapsamında olup, trafik sigortasının "tedavi giderleri" klozundan ödenmesi gereken bir tazminattır((Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih ---- sayılı kararı, Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 04/01/2013 tarih ------- Sayılı kararı). Davacıya yapılan ödemenin "sürekli sakatlık teminatı" klozundan yapılması karşısında, davacının tedavi gideri kapsamında bakıcı gideri talep etme hakkına engel bir durum bulunmamaktadır. Davalı sigortanın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi heyet raporunda dava konusu kazanın oluşumunda davacının kusursuz, davalı araç sürücüsü----- ise % 75 kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyip kazaya karışan üçüncü bir aracın ise % 25 oranında kusurlu olduğu, % 100 kusur hesabına göre davacının 6.616,00 TL tedavi bakıcı gideri zararı ile 22.379,33 TL geçici iş göremezlik zararı bulunduğu hesaplanmıştır.
Davacı vekili tarafından da % 100 kusur hesabına göre ıslah yapıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere davalı sigorta şirketi, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü ancak sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olabilecektir. Kazanın oluşumunda % 25 oranın kusuru bulunan ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden zarar miktarının davalılara yüklenmesi mümkün olmadığından mahkememizce davalı araç sürücüsünün % 75 oranındaki kusuruna tekabül eden tazminat miktarları resen hesap edilerek davacının tedavi ve bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup kabulüne karar verilen tazminat miktarlarına davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise de haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Eldeki davada kazanın 17/02/2019 tarihinde meydana geldiği, arabulucuya 27/01/2020 tarihinde başvurulduğu, davanın ise 28/12/2020 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davacı vekilinin trafik kazasında davacının yaralanmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 89. ve 66. madde hükümleri uyarınca, 8 yıl uzamış (ceza) zaman aşımı süresine tabi davasını zamanaşımı süresi içerisinde açtığı anlaşıldığından davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, davacıda meydana maluliyet durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek kabulüne karar verilen 20.000 TL manevi tazminat miktarına haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
1.Davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE; 4.962,00 TL tedavi ve bakıcı gideri, 16.784,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 21.746,95 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 26/03/2019 tarihinden, davalılar-------yönünden ise kaza tarihi olan 17/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve daimi iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin REDDİNE,
2.Davacın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ------ kaza tarihi olan 17/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine;
3.Karar harcı 3.346,91-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 375,89-TL harç mahsubu ile bakiye 2.971,02-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 375,89-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 430,29-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıya verilmesine
5.Davacı tarafından yapılan 584,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.084,25-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.713,94-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davanın maddi tazminat yönünden kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL'nin davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
9.Davalılar ------kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 10.000,00- TL'nin davacı taraftan tahsili ile davalılar ------ verilmesine,
10.Davalılar maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden 7.248,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ret sebebi aynı olduğundan eşit bir şekilde davalılara verilmesine,
11.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
12.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.096,26-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 223,74-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalılar ----- vekilinin yüzüne karşı davalı Sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde------Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.