Esas No
E. 2024/107
Karar No
K. 2024/221
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/107

KARAR NO: 2024/221

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/11/2022

NUMARASI: 2018/340 Esas, 2022/847 Karar

DAVA: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 10.05.2018

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 06.02.2024

YAZILDIĞI TARİH: 06.02.2024

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/340 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in ...plaka sayılı motosikletin sürücü olduğunu, davalı ...'ın ise motosikletin maliki olduğunu, diğer davalı ...'ın ise ...isimli işyerinin sahibi ve motosikletin işleteni hem de davalı ...'in istihdam edeni olduğunu, davalı ...'in ... caddesinin ... kısmından ... camisi yönüne doğru yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline tam orta refüjden yola indiği sırada motosikletin ön kısmı ile sol bacak kısmından çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin sağ dirseği üzerine düştüğünü ve sol bacağının 4 yerinden kırıldığını, müvekkilinin üzerinde bulunan cep telefonu da müvekkilinin yere düştüğü sırada kırıldığı ve kullanılamaz duruma geldiğini, müvekkilinin karşıdan karşıya geçişi sırasında yaya olarak uyması gereken tüm kurallara uyduğunu, davalı motosiklet sürücüsünün ters yönden süratli bir şekilde gelmesi nedeniyle kazaya maruz kaldığını, müvekkilinin sol bacağının ayak bileği ile diz kapağı arasındaki kısmında tam 4 adet kırık meydana geldiğini ve kırık kemiklerin birbirine tutturulabilmesi için müvekkilinin bacağına çok büyük ölçülerde platin levhalar takıldığını, müvekkilinin uzun süre boyunca yatağa mahkum kaldığını, kaza neticesinde ... hakkında Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/543 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, motosikletin sigortasının bulunmadığını, bu nedenle Güvence Hesabına dava açtıklarını, Güvence Hesabına başvuruda bulunduklarını, başvuru sonrasında ... nolu dosya açıldığını, sigorta şirketinin talepleri doğrultusunda Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinden rapor aldıklarını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin maluliyetinin %13 oranında çıkan raporu kabul etmediklerini belirterek şimdilik 100.000,00TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL tedavi gideri ve 500,00 TL ceptelefonu gideri ve 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ters yönden geldiği ve dolayısıyla davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını iddia edildiği, kazanın gerçekleştiği ... tarihinde müvekkilinin kazada kusursu tarafa olduğu veya ...'in gerekli özeni göstermeyip sağından gelen araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin cami kamera kaydı incelemesinde her ne kadar müvekkilinin kusurlu belirtilmiş ise de motorun ters yöne çevirdiğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle ciddi şekilde yaralandığı, psikolojisinin iyi durumda olmadığının iddia edildiğini, bu hususa yönelik davacıdan meydana gelindiği iddia edilen yaralanmaların kaza sebebiyle mi meydana geldiği, meydana gelen kazanın davacı üzerinde sağlık açısından ne gibi hasarlar bıraktığı, geçirdiği rahatsızlıkların davacıyı bakıma muhtaç hale getirip getirmediğinin tespiti hususunda rapor aldırılması gerektiğini, kaza sonrasında müvekkilinin davacıya defalarca uluşmaya ve yardımcı olmaya çalıştığını ancak karşı tarafın buna müsaade etmediğini, davacı tarafın 75.000,00-TL gibi fahiş bir miktar manevi tazminat talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceğini belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağında yaya ...'in KTK'nun 68/1-b-3 kuralını ihlal etmesinden dolayı asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsünün ise herhangi bir kusurun olmadığının tespit edildiğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında alınan raporda ise ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, ...'in ise kusursuz olduğu yönünde rapor edildiğini, her iki belge arasında çelişki bulunduğunu, davacının başvuru şartlarını yerine getirmeden işbu davayı açtığını, müvekkili sigortanın geçici iş göremezlikten sorumlu olmadığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesi, davacının maluliyetine ilişkin rapor aldırılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmiş olan tazminat varsa ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili Güvence Hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacı tarafından iddia edildiği gibi kaza tarihinden itibaren temerrüde düşmediğini, muaccel bir alacak olmadığını, temerrüdün sözkonusu olması için Güvence Hesabı yönetmeliği ile ilgili maddelerine göre istenen belgelerle birlikte Güvence Hesabına başvuru ile temerrüt durumunun oluşacağını bu nedenle davacının kaza tarihi itibariyle faiz talep etmesinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 141.110,36-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.535,79-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL tedavi gideri alacağı ve 500,00-TL cep telefonu bedeli olmak üzere toplamda 150.646,15-TL'nin davalılar ..., ... ve ...yönünden kaza tarihi olan ...tarihinden, davalı... yönünden ise temerrüt tarihi olan 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davacı ... vekili, yasal istinaf süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Maddi ve manevi tazminat alacaklarına ticari faiz yerine yasal faiz hükmedilmesi nedeniyle istinaf başvurusunda bulunmak zorunda kaldıklarını, zira ıslah dilekçesinde ticari avans faizi talep ettiklerini açıkça belirtmiş olduklarını, ilk derece mahkemesinin faiz dışındaki diğer hükümlerinin tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, Güvence Hesabı tarafından başvurulan istinaf sebeplerinin tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle Güvence Hesabı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararına karşı sadece faiz yönünden yapılan başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminatlar yönünden hükmedilen yasal faiz hükmünün bozulup kaldırılmasına ve bu alacakların yasal faiz yerine ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B-) Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Geçici iş göremezliğin kurum sorumluluğunda olmadığını, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, başkaca ödenecek tutar bulunmadığını, müvekkili kurumun tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, hükmedilen telefon zararının dolaylı zarar kavramı içerisine girdiğinden kurumun sorumluluğu bulunmadığını, Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, Güvence Hesabının kaza tarihi itibariyle geçerli olan ZMMS şahıs başına sürekli sakatlık için teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, Güvence Hesabının temerrüde düşmediğini, başvuran tarafından müvekkili kuruma başvuru şartı ve ispat yükünün yerine getirilemediğini, bu nedenle muaccel bir alacak olmadığını, bu yüzden de kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuru sahibinin alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerekeceğini, 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, bu nedenlerle destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,65 teknik faizin uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu'nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmayacağı yönünde değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle aleyhlerine başlatılan icra takibinin durdurulabilmesi için tehiri icra kararı taleplerinin kabulüne karar verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı kamu düzenine ilişkin hususlar ile davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler esas alındığında;...günü saat 19:25 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile bölünmüş yol olan ... Caddesinde ters yöne girip... Caddesi istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde istikametine göre sağındaki orta refüj üzerinden karşıdan karşıya geçmek üzere yola giren davacı yaya ...'e çarpması neticesinde dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gece vakti kurallara aykırı biçimde bölünmüş yolda ters yöne girip seyrettiği, bu haliyle geldiği aynı zamanda kavşak mahalli olan olay yerinde istikametine göre sağındaki orta refüj üzerinden karşıdan karşıya geçmek üzere yola giren yayaya önlemsizce çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle %100(yüzde yüz) oranında kusurludur. Davacı yaya ..., meskun mahalde gece vakti bölünmüş yolda ve kavşak mahalli olan yerde karşıdan karşıya geçiş yapmak isterken orta refüje kadar gelip yolun karşısına geçmek üzere yola girdiği sırada araç gelme beklentisi olmayan yönden ters yönde seyirle gelen motosikletin çarpmasına maruz kaldığı mevcut koşullarda meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.

Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli maluliyet raporu ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun... tarihli maluliyet raporuna göre trafik kazası nedeniyle davacının %3 oranında sürekli iş gücü kaybının ve 9 ay süreyle geçici iş göremezlik durumunun olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu raporların kaza tarihine uygun olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı anlaşılmıştır.

Hükme esas alınan 20.09.2022 tarihli hesap bilirkişi ek raporunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlik nedenleriyle maddi zararının (geçici iş göremezlik zararından SGK tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra) davacının asgari ücretin 1,772 katı geliri olduğu kabulüyle geçici iş göremezlik için 9.535,79 TL, kalıcı iş göremezlik için 141.110,36 TL hesaplanmıştır. Davacının coğrafya öğretmenliği mezunu olduğu ve milli eğitim müdürlüğünden temin edilen bordro örnekleri dikkate alınarak davacının gelirinin asgari ücretin 1,772 katı kabul edilmesi doğru bulunmuş, davalı ...nın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır. Hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 20.09.2022 tarihli ek raporda, TRH-2010 yaşam tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/5068, K:2021/3211 sayılı kararındaki kabul ve açıklamalara uygundur. Dolayısıyla teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki davalı ... vekilinin istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Anayasa mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair ve sigorta tazminatı dışında kalan hallerin poliçe şartları ile düzenleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir.

T. C. Anayasası’nın 153/6.

maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2015/15228, K:2018/8583 sayılı kararında da aynı yönde açıklamalara yer verilmiştir.) Somut olayımızda davacının talep ettiği tedavi giderinin SGK'nın sorumluluğu kapsamı dışında kalan tedavi giderlerine ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı için somut olay özelinde 100,00 TL tedavi giderinden davalı ...nın sorumlu tutulması doğru bulunmuş, aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, geçici işgöremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin dolayısıyla Güvence Hesabının sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varıldığından somut olayda, mahkemece, davacının talep ettiği geçici işgöremezlik tazminatından davalı ...nın limit dahilinde ve kusur durumuna göre sorumlu tutulması doğru olup davalının aksi yöndeki istinaf itirazları haklı bulunmamış ve reddedilmiştir. (Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/6271, K:2020/8104 sayılı kararında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Somut olayda davacının, davalı ...na 02/05/2017 tarihinde yazılı olarak başvurduğu ve davalının başvurunun kendilerine ulaştığını kabul ederek bir kısım belgelerin eksik olduğu yönünde cevap verdiği dosya arasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Başvuru evrakının ekinde Genel Şartlar uyarınca bir kısım belgelerin eksik olması sigorta şirketinin temerrüt tarihi bakımından önemli olup bir kısım belgelerin eksik sunulduğu gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca sigortaya başvuru şartının yerine getirilmediğini kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle davalının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca sigortaya başvuru şartının yerine getirmeden dava açıldığı yönündeki istinaf itirazının haklı olmadığı zira davacı tarafça Güvence Hesabına yazılı olarak başvurulduğu tespit edildiğinden davalının bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Davalı ..., 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür davalarda sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunun 98 ve 99. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulmasına karşın sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin ve faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğunun kabulü gerekmektedir. Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı girişilen icra takip tarihinin veya takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü zorunludur. (Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2018/3847, K:2020/823 sayılı kararında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.) Somut olayımızda maluliyet raporu eksik olacak şekilde yani gerekli tüm belgeler eklenmeden Güvence Hesabına başvuru yapıldığı yönündeki cevap üzerine davacının 28/03/2018 tarihinde maluliyet raporunu da göndererek yeniden başvuru yaptığı anlaşıldığından bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında 11/04/2018 tarihinde davalı ...nın temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalının temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olduğu anlaşılmış, davalının istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür.

Davalı ...nın sorumluluğu trafik kazalarındaki bedensel zararlarla sınırlı olduğundan davacıya ait cep telefonu nedeniyle talep edilen 500,00 TL maddi tazminat talebinin davalı ... bakımından reddine karar verilmesi gerektiği halde bu zarar kalemi bakımından da davalı ...nın sorumlu tutulması doğru bulunmamış, dolayısıyla davalının bu kapsamdaki istinaf itirazının da yerinde olduğu anlaşılmış, davalının istinaf başvurusu bu yönüyle de haklı görülmüştür.

Kazaya sebebiyet veren motosikletin ruhsat bilgilerinde kullanım amacının "yolcu nakli - hususi" olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olup davacının avans faizine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu haklı bulunmayarak reddedilmiştir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2016/18755, K:2019/8262 sayılı ve yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2016/4281, K:2019/541 sayılı kararları da aynı yöndedir.) 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır. Bu haliyle; davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenleme ve imkan doğrultusunda, davalı ...nın istinaf başvurusu kısmen kabul edilip ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davalı ... açısından yasal faizin başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olan 11/04/2018 olarak düzeltilmesi ayrıca cep telefonu zararı için davalı ...ndan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi suretiyle düzeltme yapılarak yeniden esas hakkında Dairemizce hüküm kurulması gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) A-) 1-) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.) Davacıdan alınması gereken harç olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye irad kaydına,

3.) Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, B-) Davalı ...nın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-2 uyarınca hükmün düzeltilerek yeniden tesisi amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2022 tarih, 2018/340 Esas, 2022/847 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, hükmün yeniden tesisi ile,

1.) Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; a-) Davacının cep telefonu zararı için davalı ...dan maddi tazminat talebinin REDDİNE,

b-) 500,00-TL cep telefonu zararının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, c-) 141.110,36-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.535,79-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL tedavi gideri alacağı olmak üzere toplamda 150.746,15-TL'nin davalılar..., ...ve ...yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ... yönünden ise temerrüt tarihi olan 11/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

2.) Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.) Davacının maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 10.290,64-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 294,08-TL peşin harcın ve 478,67-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 9.517,89-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

4.) Davacının manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 4.098,06-TL karar ve ilam harcının davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.) Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 294,08-TL peşin harç ile 478,67-TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.) Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 121,58-TL posta müzekkere - tebligat gideri, 2.250,00-TL bilirkişi ücretleri ve 979,25-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 3.350,83-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.) Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 121,58-TL posta müzekkere - tebligat gideri, 2.250,00-TL bilirkişi ücretleri ve 979,25-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 3.350,83-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 2.680,66-TL'lik kısmının davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.) Davacının manevi tazminat talebi yönünden davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan 15,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına göre belirlenen 3,00-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,

9.) a-) Maddi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 23.596,92-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-) Davacının cep telefonu zararı için davalı ...ndan 500,00 TL maddi tazminat talebinin reddine karar verildiğinden AAÜT md. 13/2 hükmü dikkate alınarak 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...na ödenmesine,

10.) a-) Davacının manevi tazminat davası yönünden kısmen kabul kararı verildiğinden; manevi tazminat davası yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 9.600,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine verilmesine, b-) Davacının manevi tazminat davası yönünden kısmen ret kararı verildiğinden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı lehine A.A.Ü.T. 10/1. maddesi uyarınca belirlenen 9.200,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

11.) HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 hükmü dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

2.) Davalı ...'nın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiği nazara alınarak; istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu, 2.491,96 TL nispi olmak üzere toplam 2.572,66 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalı ...'na iadesine, davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ise Hazineye irad kaydına,

3.) Davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı masrafı ve 250,00 TL posta gideri olmak üzere toplamda 470,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine,

4.) İstinaf yargılaması bakımından taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,

5.) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin HMK m. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1,2 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 362/1 - a uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/02/2024

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK HUKUK Trafik Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür davalarda sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunu 6111 sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Somut olayda davacının, davalı ...na 02/05/2017 tarihinde yazılı olarak başvurduğu ve davalının başvurunun kendilerine ulaştığını kabul ederek bir kısım belgelerin eksik olduğu yönünde cevap verdiği dosya arasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Başvuru evrakının ekinde Genel Şartlar uyarınca bir kısım belgelerin eksik olması sigorta şirketinin temerrüt tarihi bakımından önemli olup bir kısım belgelerin eksik sunulduğu gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 K6100 md.1 HMK md.352 K6098 md.90 K2918 md.99 K8262 md.1 HMK md.355 K6111 md.59 K6111 md.98 K6100 md.352 K29355 md.90 HMK md.333/1 K2918 md.98 K2918 md.99/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog