Esas No
E. 2021/4748
Karar No
K. 2024/490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2021/4748 E.  ,  2024/490 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/398 E., 2016/167 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, 15.09.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 17.03.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Kayseri 11.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliklerin gözetilmesi gerektiği nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle; olay tarihinde reşit olmadığına, pişman olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmadığına, yeniden hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmesini talep ettiğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR (İlk

Derece Mahkemesinin kabulüne göre)

Eylem tarihinde yunus timlerinin durumundan kuşkulandıkları sanık ...'ı durdurduğu, sanığa üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, alüminyum folyoya sarılı içerisinde beyaz renkli toz halinde ampül olarak bilinen isminin metaamfetamin olduğu maddeyi rızasıyla görevli polis memurlarına teslim ettiği, ekspertiz raporunda, ele geçirilen maddenin net içerdiği metamfetamin miktarının 0,025 gram olduğunun rapor edildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanık hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri devam ederken, 17.03.2015 tarihinde sanığın da içerisinde bulunduğu otomobilde yapılan aramada aracın arka sağ koltuk üzerinde aliminyum folyo içerisinde 2 ayrı paket halinde aliminyum folyaya sarılı vaziyette uyuşturucu madde ele geçirildiği, uzmanlık raporunda inceleme konusu net 0,33 gram ağırlığındaki maddenin metamfetamin içerdiğinin belirtildiği, yine 17.03.2015 tarihli tahlil sonucuna göre de sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, buna göre sanığın denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurarak ve uyuşturucu madde kullanmak suretiyle denetimli serbestlik tedbirini ihlal ettiği, sanığın soruşturma aşamasında 17.03.2015 tarihli ifadesinde suça konu uyuşturucu maddesini ... A.'dan satın aldıklarını belirttiği, 10.08.2015 tarihli iddianame ile ...'un da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açıldığı ve sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği yine belirtilen dosyada, sanık ...'in tanık olarak dinlenilmiş olduğu, buna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın suç haberi alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkarılmasına, fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına, hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yardımın niteliği de dikkate alınarak cezasından indirim yapıldığı, sanık hakkında takdiri indirim uygulandığı, sanığa verilen ceza miktarı dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığı, kasten işlenen suçtan dolayı mahkûmiyeti bulunan sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler ve suç işleme eğilimi de dikkate alınarak ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığı kanaatine varıldığı, gerekçesiyle sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Suç tarihi itibariyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin uygulanma koşulu bulunmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğine göre 30.06.1996 doğumlu olan sanığın suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olduğu, kovuşturma şartı olan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun düzenlendiği ve sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mahkemenin, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kurmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi hükümlerinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog