7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2236
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/04/2023
NUMARASI: 2022/281 Esas - 2023/296 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2016 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın petrol ofisinin önünde yaya olarak gitmekte olan 2004 doğumlu ...'a tam kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini, müteveffa yaşı küçük ...'in anne ve babasının oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını, davacı ... ile ... in olayda 12 yaşındaki oğulları ...'i, davalı ..'nın olayda abisini, ...'ün ise yeğenini kaybettiği için tarifi imkansız acı ve üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davacı anne ... ve baba ... için 500,00'er- TL maddi tazminatın tüm davalılardan; davacı anne ve baba için ayrı ayrı 100.000,00'er- TL manevi, diğer davacılar için 30.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 29.01.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 82.669,71-TL, davacı ... için 54.768,48-TL olarak ıslah etmiştir.Davalı ... vekili, maddi manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, kusur durumunun netleşmesi için ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını ve destek ...'ın vefatı nedeni ile, anne ... için 22.170,65 TL, baba ... için 17.500,70 TL olmak üzere toplam 39.671,35-TL'nin 03/10/2016 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair kararının, davalı ... vekilince yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 24/03/2022 tarih, 2019/ 2436 Esas ve 2022/ 419 Karar sayılı ilamı ile; "..Tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosu'nun kullanılması yerinde ise de Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 E.- 2020/40 K. sayılı kararı gereği, tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin ve bu cetveller ile getirilen % 1,8 teknik faiz uygulamasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacı anne ve babanın bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve fakat işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre ( kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile,
HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' ...12/10/2022 tarihli ek raporda baba ...'ı toplam DYK zararının 114.036,50 TL olduğu, 10.385,17 TL yetiştirme gideri ve ödenen 17.500,70 TL tazminatın güncel değeri 21.047,83 TL ‘ nin tenzili ile talep edebileceği bakiye destek zararının 82.603,50- TL olabileceği, anne ...'ın toplam ... zararının 186.788,90 TL olduğu, ev hanımı olması nedeni ile yetiştirme giderinden söz edilemeyeceği, ödenen 22.170,65- TL tazminatın güncel değeri 26.664,31- TL' nin tenzili ile talep edebileceği bakiye destek zararının 160.124,59- TL olabileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafından karara itiraz edilmediğinden davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu, mahkemece davalı lehine olan kaldırma kararı öncesindeki bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... için 82.669,76-TL ve davacı ... için 54.768,48- TL'nin davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği; manevi tazminat yönünden ise somut olayın özelikleri nazara alınarak davacı anne, baba ve kardeşin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, amca ...'ün manevi tazminat talebin reddine karar vermek gerektiği'' kanaati ile; Davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1-Davacı ... için 82669,76 TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi 03/10/2016 tarihinden, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, 2-Davacı ... için 54.768,48 TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden 03/10/2016 tarihinden diğer davalılardan kaza tarihi 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, 3-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, 4-Davacılardan ... için takdiren 50.000,00 TL , Birsel için 50.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... ve ... dan kaza tarihi 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminatın reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı ... vekili; davacı tarafa 250,00-TL gider avansını yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine ve kesin sürede yatırılmamasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmediğini, kusuru kabul etmediklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... vekili, kusuru kabul etmediğini, ATK yada İTÜ'den rapor alınması gerektiğini, PMF ve progresif rant yöntemine uygun hazırlanmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu raporun gerçeği yansıtmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; yerel mahkemece 12/09/2018 tarihli celsede, '' 250-TL gider avansının yatırılması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi taktirde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına (ihtarat yapıldı), gider avansının yatırılması halinde davalıların SED araştırılması için yazılan müzekkerin gönderilmesine'', dair ara karar verilmiş ise de, burada esasen delil ikamesine yönelik avans istenmesi söz konusu olup, delil avansının yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması yönünde ihtarat yapılması gerekmesi nedeniyle ihtaratın sonucu hatalı belirtildiği gibi, kesin sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı.. vs hususlar belirtilmediğinden verilen kesin süre de usul ve yasaya uygun olmadığından yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; dosya kapsamında alınan 02.01.2019 tarihli kusur raporu, somut olayın özeliklerine, oluşa uygun ve ceza dosyasında hükme esas alınan 01.02.2017 tarihli ATK trafik ihtisas raporu ile uyumlu olmakla hükme esas alınmasında bir yanılgı bulunmamasına, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; Dairemiz kaldırma kararı gereğince aldırılan aktüer ek bilirkişi raporunda, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre hazırlanan raporda yapılan hesaplamada davacı anne ve babanın bakiye destekten yoksun kalma tazminatı, kaldırma kararımız öncesindeki yerel mahkeme kararında hükmedilen rakamlardan yüksek tespit edilmiş olup, kaldırma kararı öncesinde verilen yerel mahkeme kararı davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı taraf lehine usulü müktesep hak doğmuş olmakla, yerel mahkemece kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça ıslah edilen rakamlara hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.