18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2 adet satış sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından müvekkile seramik karo ürünleri satıldığını, müvekkil tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiğini, akdedilen ilk sözleşmenin 14/10/2020 tarihli sözleşme olduğunu, bu sözleşmeler uyarınca belirlenen teslimat programı doğrultusunda toplamda 140.000 M2 seramik karo ürünleri davalıdan satın alındığını, söz konusu sözleşmede gönderilecek seramik karoların m2 birim fiyatı davlaının "01 Temmuz 2020-2" olarak deklare ettiği fiyat listesi üzerinden beher m2 için müvekkile 1,00 TL bayi indirimi yapıldığını, 2.700,000 TL olarak hesaplandığını, taraflar arasında imzalanan 14/10/2020 tarihli sözleşmedeki teslimat porgramına göre Ekim 2020 ile Mayıs 2021 tarihleri arasında ürünlerin müvekkile teslim edilmiş olacağını, buna karşılık olarak 2.700,000 TL'lik 5 adet çeki davalıya sözleşme esnasında teslim edildiğini, davalının da söz konusu çek bedellerini ilgili bankalardan tahsil ettiğini, taraflar arasında 25/02/2021 tarihli ikinci bir sözleşme imzalandığını, ikinci sözleşme şartlarına göre ise seramik karoların m2 fiyatı davalının 01 Aralık 2020 olarak deklare ettiğini, fiyat listesi üzerinden hesaplanacağını, ikinci sözleşmedeki teslimat programına göre ürünlerin tamanının 30/07/2021 tarihine kadar müvekkiline teslim edilmiş olacağını, sözleşme hükmü uyarınca müvekkili toplam 1.000.000,00 TL'lik 3 adet çeki davalıya sözleşme esnasında teslim ettiğini, davlanın söz konusu çek bedellerini ilgili bankalardan tahsil ettiğini, müvekkilinin sözleşmelerdeki şartlara uygun olarak tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, tüm ödemelerini yaptığını, buna rağmen davalı tarafın sözleşmelerdeki taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin davalı tarafça tahakkuk ettirilen birim fiyata itiraz etmesi üzerine davalının 10 ay önce aldığı ve 10 ay boyunca kullandığı ödemeyi geri gönderdiğini, ürünlerin kalan kısmını göndermeyeceğini bildirdiğini, müvekkilini ticari anlamda zor duruma düşürüldüğünü ve bunun söylendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca yaklaşık iki yıl önce müvekkiline teslim edilmesi gereken koleksiyon ürünlerin halen teslim edilmediğini, müvekkilinin ciddi boyutta itibar kaybına uğradığını, belirterek 25/02/2021 tarihli sözleşme kapsamındaki fiyat farkından kaynaklı zarar yönünden davalı tarafça taahhüt edilen fiyat ile davalı tarafça fatura edilen fiyat farkının toplamı olan 257.091,83 TL olması nedeniyle bu bedel karşılığında 10.374,97 M2 davalı ... şirketinin 30*60 ebatlarında calacatta cinsi seramik karonun müvekkiline aynen ifa ile teslimini, aynen ifası mümkün değil ise dava tarihi itibariyle emsal piyasa rayiç fiyatı üzerinden belirsiz alacak niteliğinde dava açtıklarını, dava tarihi itibariyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, 14/10/2020 tarihli sözleşme kapsamındaki fiyat farkından kaynaklı zarar yönünden nakliye faturaları toplamı 161.575,29 TL olması nedeniyle sözleşme hükümleri gereğince nakliye bedeli karşılığı olarak ... şirketinin 30*60 ebatlarında calacatta cinsi 8.054,60 M2 seramik karonun müvekkiline aynen ifa ile teslimini, aynen ifası mümkün değil ise dava tarihi itibariyle emsal piyasa rayiç fiyatı üzerinden belirsiz alacak niteliğinde dava açtıklarını, dava tarihi itibariyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, 14/10/2020 tarihli sözleşme kapsamındaki fiyat farkından ahsap paletlerden kaynaklı fiyat farkına dayalı zarar kapsamında fiyat farkı toplamı 8.630,52 TL olması nedeniyle bu bedel karşılığında ... şirketinden 30*60 ebatlarında calacatta cinsi 430,24 M2 seramik karonun müvekkiline ayen ifa ile teslimini, aynen ifası mümkün değil ise dava tarihi itibariyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, müvekkilinin munzam zararı kapsamında piyasa değerinin altında satış yapmaya mecbur kaldığını, oluşan zararın karşılığı olarak belirsiz alacak niteliğinde olmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan ticari avans faizi ile tahsilini, ticari itibar zararı olarak da 100.000,00 TL'nin davalıdan ticari avans faizi ile birlikte tahsilin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin İzmir ... olduğunu, sözleşmenin de İzmir Torbalıda akdedildiğini, sözleşmede herhangi bir yetki kuralı benimsenmediğini, bu yüzden İzmir Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, davacının alacak kalemleri için somut bir delilinin olmadığını, somut olayda zarara uğrayanın müvekkili şirketin olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı talepleri ileri sürdüğünü, yapılan anlaşmalardan sonra girdi maliyetlerinin artışı ve diğer unlardan dolayı birim metrekare fiyatlarının revize edilmesi konusunda görüşmeler yapıldığını, 01/12/2021 tarihinde ürünlerin metrekare fiyatının 35 TL olması konusunda mutabık kaldıklarını, davacı tarafından mutabık kalınan 35 TL birim fiyatı üzerinden ürün teslimi için müvekkil firmaya 02/12/2021 tarihinde 663.209,00 TL gönderdiğini, bu tarihten sonraki ürünlerin 04/12/2021 tarihinden itibaren 35 TL birim fiyatı üzerinden fatura edilerek davacıya teslim edildiğini, akabinde 18/03/2022, 23/03/2022, 29/03/2022 tarihinde birim metrekare fiyatlarında değişim yaşandığını, 57,60 TL 60,00 TL ve 70,00 TL üzerinden yeni sözleşmelerin akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında müvekkili firmaca teslimlerin gerçekleştiğini, faturalar ve irsaliyelerin düzenlendiğini, davacının da ödemelerini yaptığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı aynen ifa olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkememiz 1 no.lu celsesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen ne şekilde uygulandığı, daha önceki teslimatların nerede kim tarafından kime hangi tarihte yapıldığı, buna ilişkin teslim, sevk irsaliyelerinin bir suretini dosyaya sunmak; sözleşme içeriğinde davacının davalıya kil teslim ederek karşılığında bedeli mukabilinde seramik alacağının belirtilmiş olması sebebiyle davacının teslim etmiş olduğu killerin davalı tarafından işlenerek mi davacıya teslim edildiği yoksa killerin teslim edildiği gün davalıda mevcut olan seramik stoklarından mı alım yapıldığı fiilen ne şekilde anlaşıldığı hususlarında açıklamada bulunmak üzere taraf vekillerine süre verilmesine karar verilmiş, taraflarca beyan dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı tarafından sunulan beyan dilekçesine göre; davacı ile davalı arasında, 2 adet satış sözleşmesi düzenlenmiş olup davalı tarafından davacıya seramik karo ürünleri satılmış, davacı tarafından da davalıya nakliye hizmeti verilmiş, Davalı şirket kil hammaddeyi kendisi maden ocağından satın almış, davacı, davalıya sadece nakliye hizmeti vermiş olup, söz konusu kil hammaddeyi davalının gösterdiği maden ocağından yükleyip, hiç bir işleme tabi tutmadan, direkt aynı araç ile davalının fabrikasına teslim etmiş, kil hammaddesini boşaltan davacı aracı, hazır olan ve almak istediği seramik karoları yükleyip ve davacının İstanbul'daki işyerine getirmiştir. Açıkalan beyan dilekçelerinden ; somut olayda taraflar arasındaki satım sözlemesinde davacı alıcı, davalı satıcı konumundadır.
TBK'nın 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan,
HMK'nın 10. maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Satım sözleşmesinde davacı alıcının borcu para ödemek, davalı satıcının borcu ise emtia teslim etmektir. Alıcı tarafından fazladan yapılan ödemenin iadesi yahut munzam zarar talepleri satım sözleşmesindeki karakteristik edimlerden değildir. Benzer nitelikteki Yargıtay 19. HD'nin 24.05.1995 tarih ve 1994/8013 Esas, 1995/4521 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin talep edilmesi halinde TBK'nın 89. maddesi hükmü uygulanamayacağı, bu durumda HMK'nın genel hükümleri gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki ilk itirazının yerinde olduğu değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2020/1323 E., 2023/725 K.)
1.Davalının yetki ilk itirazının Kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2.Davaya bakmaya İZMİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN yetkili olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3.HMK. Madde 20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4.Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına,
5.HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların (e duruşma ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)