Esas No
E. 2021/29611
Karar No
K. 2024/212
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/29611 E.  ,  2024/212 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/167 E., 2016/77 K.
SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, bozma

Sanık hakkında mühür bozma suçundan, neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.

Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,

1.Mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına,

2.İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Belediye sınırları içerisinde kalan ve özel imar rejimine tabi olmayan suça konu yerde 30.12.2014 tarihli yapı tatil zaptında belirtildiği üzere demir aksam yapılı vaziyette 61 adet boru direğinin dikildiği, başlarının atıldığı, direkleri kazılı vaziyette olan sera inşaatının yapıldığının tespit edilmesi üzerine seranın mühürlendiği, 22.01.2015 tarihinde yapılan tespitte ise mühürlü olmasına rağmen sera inşaatına devam edildiği, üstünün batı tarafının ızgarasının yapıldığı, doğu kısmının ızgarasının döşeli olmadığı, naylonunun döşenmediği, demir aksamının yapılmaya devam edildiğinin tespit edildiği iddia olunarak mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açılmıştır. Yerel Mahkemece, sanık savunması, tanık anlatımı, keşif sonucu bilirkişinin sunmuş olduğu rapor ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği sabit görülmüştür.

IV. GEREKÇE A

Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması düzenlenmiş olup, 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde bina "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır. Sanığın, belediye sınırları dahilinde kullanımında olan mevcut seranın bina niteliğinde değil yapı niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

2.Kabule göre de;

a)Sanık hakkında, 30.12.2014 ve 22.01.2015 tarihli imar kirliliğine neden olma eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b)Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle, karar hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR

A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog