5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2013/1411 E. , 2013/5588 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 765 sayılı TCK'nın 202/1. madde ve fıkrasında düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı itibariyle beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı biçimde sanık müdafiin yokluğunda hüküm kurulamayacağı, somut olayda sanık ...'in vekaletnameli müdafii olmasına rağmen 14/05/2012 günlü son celseye sanık ve vekaletnameli müdafiin katılmaması nedeniyle yerel mahkeme tarafından adı geçen sanığa Baro'dan müdafii tayin ettirilmesi yoluna gidilip kararın bu müdafiin yüzüne karşı tefhim edildiği, mahkümiyet hükmünün ise sanık ...'in hem vekaletnameli hem de CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii tarafından temyiz edildiği, yapılan atamada herhangi bir usulsüzlük de bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki zorunlu müdafiin temyiz isteminin yok hükmünde olduğuna ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanıklar ... ve ... haklarında 01/01/1999-16/03/2001 tarihleri arasındaki zimmet eylemlerinden dolayı Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/67 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, Dairemizin 22/11/2012 tarihli, 2010/3337 Esas ve 2012/11907 Karar sayılı ilamı ile diğer sebeplerin yanında her iki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunup bulunmadığı, ayrı suç veya teselsül hükümlerinin uygulanma imkanının olup olmadığı belirlenmeden, eksik tahkikatla hüküm kurulmasının bozma nedeni yapıldığı anlaşılmakla; Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin söz konusu dava dosyasının akıbetinin araştırılarak her iki dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirilmesi, söz konusu mahkemenin kararı kesinleşmiş ise onaylı bir suretinin getirtilmesi, anılan 2002/67 Esas sayılı dosyada tahsil edilen belediye otobüs biletlerine ilişkin zimmet kaleminden sanık ...'ın sorumlu tutulmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sanık ...'ın tahsildar olarak görevli olmadığı 24/02/2000 ve 06/05/2000 tarihlerinde yapılan bir kısım tahsilatlara ilişkin olarak hakkında zimmet çıkartıldığı hususları da gözetilip, her türlü duraksama ve kuşkunun ortadan kaldırılmasına yönelik olarak oluşturulacak öncekiler dışındaki yeni bir bilirkişi kuruluna dava dosyası tevdi edilerek, sanıkların tahsildar olarak görev yaptıkları tarihlerde uhdelerinde belediye parası bulunup bulunmadığı varsa bunlardan hangi sanık ya da sanıkların ne oranda sorumlu bulunduklarına dair rapor temin edilmesi, ayrı suç veya teselsül hükümleri ile bahse konu dosyada verilen karar kesinleşmiş ise mahsup hükümlerinin uygulanma imkanının olup olmadığı da nazara alınarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar haklarında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanıkların tutuklulukta geçen sürelerinin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesine göre cezalarından mahsubuna karar verilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesine aykırı olarak, vekalet ücretinin sanıklardan hangi şekilde tahsili gerektiğinin kararda gösterilmemesi, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.