6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davacı ...'ın ile davalı firma arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla ...
8.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olduğunu, davalının ...
32.İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş ve itiraz üzerine takip durmuş olduğunu, dosyaya sunulan faturalardan da görüleceği üzere davacının, davalı borçluya kuryelik hizmeti verdiğini, ancak buna karşılık hak ettiği ücreti davalıdan tahsil edemediğini, davalı tarafından sürekli olarak bu borcu kapatacağı dile getirilse de konu ile ilgili bir ödeme yapmadığını, davalı tarafın defterleri incelendiğinde de tüm faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı açıkça görüleceğini, davacının şirkete olan borcundan dolayı başlatılmış olan ilamsız icra takibine davalı tarafından haksız yere itiraz edilerek icra takibinin durmasına sebebiyet verildiğini, davalı tarafın icra dosyasına verdiği borca itiraz dilekçesinde, davacının davacıya hiçbir borcu olmadığını belirtmiş ancak herhangi bir gerekçe göstermediğini beyan ederek; davalı borçlu hakkında teminatsız olarak yahut uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, yapılmış olan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, alacak miktarı fatura ile sabit olduğundan davalı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı tarafın 6100 S. HMK m. 128 kapsamında süresinde cevap vermemenin sonucu olarak iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılmıştır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava;taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap bakiye alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde alacağın varlığı ve miktarı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
8.İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasına, ...
32.İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına, Zorunlu Arabuluculuk Tutanağına, Muavin Defterine, Faturalara, Ticari defter kayıtlarına, Bilirkişi incelemesine, Yemine, Tanık ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile delil olarak dayanmıştır. Tarafların BA BS formlarının celbi bakımından ilgili vergi dairesine yazılan müzekkere cevabı ve ekleri dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...
32.İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İcra dosyasının tetkikinde; davacı şirketin davalı şirket aleyhinde alacağının tahsili amacı ile 262.671,46-TL üzerinden icra takibi yaptığı, davalı şirket vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ...'ın 2022 yılı Kanuni Defterleri 14.09.2023 tarihinde ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi kaleminde incelendiğini, davacının 2022 yılına ait kanuni defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir incelemeye sunulduğu, 2022 yılı Yevmiye defterinin ve Defter-i Kebirin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, davacının resmi defterlerinden 2022 yılı resmi defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davacının davalı şirketi ... Ltd. Şti. 120 Alıcılar hesabında takip ettiği, hesabın 01.01.2022 tarihinde açılış fişinde 356.151,17-TL borç bakiyeli olduğu, 2022 yılında kesilen 9 faturanın toplamının 823.200,68 TL olduğu, 2022 yılı içinde 5 adet ...Şti. tarafından davacıya fatura kesildiği, toplamlarının 194.708,97-TL olduğu, 2022 yılı içinde davalı tarafından davacıya yapılan 67 adet ödeme toplamının 721.971,42-TL olduğu, 2022 yılı Kapanış Fişinde (... Yevmiye Numarasında) hesabın 262.671,46-TL Borç bakiyeli kapatıldığı" bildirilmiştir.
Dava taraflar arasındaki davacının davalıya kargo hizmeti sunmasına ilişkin ticari ilişki kapsamında tutulan açık hesap bakiye alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı 32. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı şirketin davalı şirket aleyhinde alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (hizmet) alım-(hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini veya hizmetin verildiğini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Davacının ticari defterleri bilirkişi tarafından incelenmiş ve usulüne uygun olarak tutulduğu için sahibi lehine delil teşkil edeceği kabul edilmiştir. Dava konusu edilen faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her hangi bir iade faturası bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak bu da tek başına malın satıldığı ya da hizmetin verildiği kabulünü doğurmayacaktır. Zira davalı davaya cevap vermeyerek davayı inkar etmiş ve ticari defterleri incelenemediğinden davacının ticari defterleri doğrulanmamıştır. İspat yükünün hala davacıda olduğunun kabulü gerekir.
Tarafların BA-BS formları ilgili vergi dairesinden getirtilmiştir. Davalının 2022 BA formunda ve davacının 2022 BS formunda KDV hariç 716.380 TL fatura bildirimi yapıldığı görülmüştür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/11846 E-15110 K sayılı kararında "...davalı tarafın dava konusu faturayı ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura konusu malların teslim edilmiş olduğunu göstereceği gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken..." denilmek suretiyle vergi dairesine bildirilen faturaların muhatabı borçlu tarafından kabul edildiğine dair karine teşkil ettiği belirtilmiştir.
Tüm bu nedenlerle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu alacağın faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği ve takibe itiraz dilekçesinde borcun tamamına itiraz edildiği ve bilirkişiden rapor alınmasının alacağın likit olma vasfını değiştirmeyeceği anlaşıldığından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/6-1019 E.-2023/267 K sayılı kararı) davacı lehine toplam alacağın %20'si oranında (52.534,29 TL) icra inkar tazminatına hükmedilmesine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1.Davanın kabulü ile; ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibin aynen devamına, Davalı aleyhine toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 17.943,09-TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 179,90-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 4.486,00 TL olmak üzere toplam 4.665,90 TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 13.277,19-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen toplam 4.665,90-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 41.100,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 2.000,00-TL bilirkişi masrafı ve 379,75-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 2.559,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
7.Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8.İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair davacı vekilinin huzurunda, diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı 31/01/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)