6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
----maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA:Davacı vekili; davalı borçlu ---- diğer borçlu ---- dava dışı ----
Arasında akdedilen ---- kaynaklı ödenmeyen borçlarından dolayı, ------ dosyasından başlatılan icra takibine, diğer borçlu ----- itiraz etmediğini, şirket açısından takibin kesinleştiğini, ancak davalı borçlu ------ takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olup, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını ve borçlular aleyhine açılan %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için haksız itirazın iptalini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.----dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 1 TL asıl alacak, 512,130,26 TL asıl alacak, 178.927,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 691.058,33 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile dava dışı bankadan alacağı temlik alan davacı varlık şirketi tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile Dava dışı ------ limitli, genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, tüm sözleşmelere -------- müteselsil kefil olarak imzalarının alındığı, kefaletlerin TBK kapsamında gerekli şartlara haiz olduğu, bilirkişice yerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı bankanın kayıtlarına göre, yukarıda bahsedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı firmaya birtakım krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı bankaca, ------------- tarihli ihtarnamesi ile 1.244.097,68 TL'lik borcun ihtarname tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödenmesi istendiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçluya 19.10.2021 tarihinde, davalı kefile ise 20.10.2021 tarihinde Tebligat Kanunu madde 21/2'ye göre tebliğ edildiği, 1 günlük süre dolayısıyla davalı kefilin 22.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğü tespit edilmekle, mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan 28.03.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı; 398.319 ,66 TL asıl alacak, 131.308,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 529.628,34 olduğu tespit edilmekle, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE;
1.Davalının---------- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 17.25 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle,398.319 ,66 TL asıl alacak, 131.308,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 529.628,34 üzerinden takibin devamına,
2.Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3.Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 36.178,91 TL harçtan peşin alınan 11.801,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.377,36 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 80.147,97 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 25.828,88 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yatırılan 11.882,25 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yatırılan 15.565,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 11.929,42 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
11.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%23,36 ) ve kabul (%76,64 ) oranına göre hesaplanan 1.011,65 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 308,35 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024