Esas No
E. 2010/10506
Karar No
K. 2013/7325
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BERAATİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2010/10506 E.  ,  2013/7325 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın,

TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Karşı Oy:

Olay tarihinde mağdurun arkadaşları ile birlikte düğün salonunun dışında bulunduğu sırada yanlarına gelen sanık ...'in yanında bulunan ve açık kimliği tesbit edilemediği için hakkındaki evrak ayrılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/69317 Hazırlık Soruşturma sırasına kaydedilen meçhul şahsın, mağdura saati sorduğu, görüşme yapmak üzere mağdurdan cep telefonunu istediği ve aldığı, bilahare mağdurun telefonu geri istemesi üzerine mağduru tehdit ederek olay yerinden ayrıldığı; Mağdurun karakola şikayete gittiği meçhul şahsın açık kimliğini bilmediği için tanıdığı sanık ...'in ismini verdiği, sanık ...'in hiçbir aşamada suçu kabul etmediği gibi, telefonu alan şahsın ayrılmasından sonra "o bizim arkadaşımız telefonunu geri verir" şeklindeki beyanı dışında telefonu alan şahısla bir irtibatının da söz konusu olmadığı; mağdura yönelik bir eyleminin ve eylemi gerçekleştiren şahsa bir yardımının olmadığı; mevcut delillere göre sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması;

Ayrca, hazırlık soruşturması aşamasında sanığın, şüpheli sıfatı ile beyanı alınmaksızın savunma hakkı kısıtlanarak dava açıldığı; polis fezlekesinde telefonun kullanımı ile ilgili olarak telefon operatörlerine yazıldığı belirtilen yazıların ve meçhul şahısla ilgili olarak ayrılan hazırlık evrakının akibeti araştırılmadan mahkumiyet hükmü kurulduğu dikkate alındığında yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun yerel mahkeme hükmünün onanması yönündeki kararına katılmıyoruz. 08.04.2013

Karar Etiketleri
BERAATİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 K5320 md.8/1 TCK md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog