Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/325
Karar No
K. 2024/600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/325
KARAR NO: 2024/600
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/05/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı ---- Şirketi, müvekkil şirketinin ----- numaralı abonesi olduğunu, sözleşme hesap numarası --- olan, ----- numaralı tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden ve ekte sundukları faturalara konu borcun davacı şirkete ödenmediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine; ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, Ancak icra dosyasına davalı tarafından itiraz dilekçesi sunularak; borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu,

Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı, müvekkil şirketin ----- numaralı abonesidir. İşbu abonelik uyarınca “----" adresindeki elektrik kullanımı neticesinde, ----- sözleşme hesap numaralı, ----- numaralı tesisata ilişkin olan; 30.06.2022 ve 31.07.2022 tarihli faturalara konu borcun ödenmediğini, işbu davaya konu olan ve davalının itirazda bulunduğu İcra takibi, fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatıldığını, sunulan faturalarda da görüleceği üzere davalı adına olan abonelikte yapılan elektrik kullanımından kaynaklanan bir borç bulunduğunu, bu nedenle abonelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın, söz konusu tesisattaki kullanımdan kaynaklanan, takibe ve işbu davaya konu elektrik faturası borcundan sorumlu olduğunu, davanın açılmasından önce, ticari dava şartı olan arabuluculuk kurumuna taraflarınca başvuru yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmeler sonucu davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; asıl alacak, gecikme faizleri, KDV ve takip sonrasında işleyecek faizi ile birlikte, davalarının kabulü ile; ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİNE ve takibin DEVAMINA, Takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan davalının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkümiyetine, giderleri ile dava ve arabuluculuk vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP : Davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER

---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Kayıtları, Faturalar, Bilirkişi Raporu , dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince; İtirazın İptali , takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin davaya ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak dosyaya alınıp incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Ayrıca davalı şirketin ticaret sicil kayıtları çıkartılarak dosyaya konulmuş ve uyuşmazlığa ilişkin tüm deliller toplanmıştır. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; --- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında iki adet elektrik faturasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,gönderilen ödeme emri üzerine yasal süresi içinde icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, temelde faturalar kapsamında çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.

Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak yukarıda açıklanan genel ilkeler doğrultusunda işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, ilgili yerlerden getirtilmesi gereken tüm bilgi ve belgeler celbedilmiş ve dosya, alacağın varlığı ve varsa miktarı hakkında bilirkişi raporu düzenlenmesi için ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen bir Elektrik-Elektronik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Elektrik Mühendisi ----tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 04/04/2024 tarihli işbu raporda özetle; davacı----- adresinde kurulu bulunan ----- numaralı tesisatta, ---- numaralı sözleşme hesap numarası ve ----- müşteri numarası üzerinden “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı, davalı şirket tarafından, tabloda belirtilen faturaların tüketim tarihleri olan 30.06.2022 - 31.07.2022 tarih aralığında, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin, Bu tüketim tarihlerinden önce iptal/ fesih edildiğine dair de herhangi bir belge sunulmadığından, Davalı şirketin ----- numaralı tesisatta, sözleşme tarihinden itibaren yapılan tüm tüketimlerden ve bu tüketime tahakkuk eden elektrik bedellerinden sorumlu olacağı, davaya konu edilen faturalardaki sayaç endekslerinin birbirini takip ettiği ve tüketim bedellerinin EPDK'a tarafından belirlenen tarifeler üzerinden, yönetmeliklere uygun olarak faturalandırıldığı, davacı şirketin, 18.668,27 TL asıl alacak, 1.310,47 TL işlemiş faiz ve 235,89 TL Faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 20.214,62 TL alacaklı olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş beyan edilmiştir.

Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve dosyaya davalı şirket yönünden herhangi bir itiraz yansımamıştır.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede davalı şirketin takibe konu faturaları ödemediği, faturalara konu alacağın sabit olduğu, bilirkişi raporundaki faize bağlı kısmi hesap hatası hariç temelde icra takibine konu borç hesabının sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, takibe konu borcun halihazırda ödenmediği ve itirazın külliyen yersiz ve haksız olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, sözleşme, faturalar ve dosyaya mübrez gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilen bilirkişi raporu başta olmak üzere dosyada mukim sair deliller de gözetildiğinde açıkça esastan ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile; davalı-borçlunun ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmiştirDavacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunması karşısında hadisede hukuken karşılıklı borç yükleyen sözleşmeden doğan borcun ifa edilmemesinin kabul edilmesinin gerekmesi, takibin dayanağı faturalara göre alacağın varlığının ve miktarının da davalı yönünden likit/ muayyen olduğunun anlaşılması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacak toplamının (18.668,31 TL) %20'si olan 3.733,66 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KABULÜNE,

2.)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına,

3.)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (18.668,31 TL) %20'i olan 3.733,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.381,50 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 179,90 TL harcın ve icra dosyasından alınan 404,48 TL harcın mahsubuyla bakiye 797,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 88,25 TL posta masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 3.973,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1.maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)

9.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ,davalı şirket temsilcisinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (20.224,08 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog