6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı dava dilekçesinde ve özetle; Davacı şirketin... markası altında ithal çay ithalatı paketlemesini yapıp iç piyasaya arz eden bir şirket olduğunu, davacının ulusal şirketlere ürün tedariki sağlaması hususunda işletme sermayesinin yetersiz olduğundan, bu hususu davalı banka ile görüştüğünü, davalı bankanın kendisine teminat verilirse davacıya münferit ticari kredi limitini açacağını, davacının krediye işletme sermayesi olarak kullanacağını, ipotekli teminatların değer kazanıp piyasa fiyatları artıkça buna paralel açtığı münferit ticari kredi limitini artıracağını, davacıdan kaynaklı bir problem olmadığı sürece sözleşmenin süresiz devam edeceğini, böylece davacının para kazanacağı, kazandığı paradan kredi faizini ödenerek bankanın kazanacağı önerisi üzerine davacı şirkette uygun örmüş süresiz genel ve teminat sözleşmesini imzalayarak kendisine işletme sermayesini sağlamak için davalı banka lehine davacıya ait gayrimenkullerin üzerine birinci ve ikinci dereden ipoteklerin tesis edilmesini kabul ettiklerini, davalı bankanın davacı şirkete ticari kredi limiti açması üzerine davacıya ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, tarafların yaptıkları ticaretten memnun kaldıklarından ikinci kez sözleşme yaptıklarını, bankanın açtığı münferit ticari kredi limitini artırmak için banka lehine ikinci dereceden ipotek tesis edildiğini, ipotekli teminatların piyasa değeri arttıkça davalı bankanın açtığı münferit ticari kredi limitini arttırdığını, davalı bankanın bir süre sonra kötü niyetli hareket etmeye başlayarak kullandırdığı kredi limitini haksız yere kilitlediğini, davalı bankanın sözleşmedeki kredi kullandırma borcunu ifa etmeyerek temerrüte düşmesi ve sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını ön görüne önceden yazılmış genel işlem şartlarına aykırı kullanarak hakkı kötüye kullanması nedeniyle davacıyı zarara uğrattığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000TL işletme sermayesinde meydana gelen eksikle zararı, 150.000TL yoksun kalınan kar, 100.00TL yurt dışı tedarikçileri MJF şirketiyle yapılan sözleşme kapsamında ödenen/ödenecek cezai şart ve faizi için fiilen ödeneceği günün kuru rayiç üzerinden ülke parasıyla, 100000TL üçüncü kişiden borç sözleşmesi kapsamında alınan amerikan dolarının ödenen/ödencek kur farkı cezai şartı ve temerrüt faizi farkı için fiilen ödeneceği günün kuru rayiç ülke parası üzerinden, 50.000TL gecikmede olan akreditiflerin kur fiilen ödeneceği günün kuru rayiç ülke parası üzerinden, 50.000TL ticari itibar zararı şirketin maddi değer kaybı zararı için toplam 600.000TLnin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacının, huzurdaki işbu davadan önce ...
8.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)... Esas dosyası ile açmış olduğu davada, bu davadaki taleplerini iddia ve taleplerini dile getirdiğini, bu davadaki talep ve iddiaları esastan incelenerek gerekçeli olarak karar verildiğini, ancak mahkeme kararı henüz istinaf aşamasında olup kesinleşmediğinden halen derdest olduğunu, bu durumda halihazırda huzurdaki davadan daha önce aynı talep ve iddialarla açılmış, tarafları aynı derdest bir dava nedeni ile derdestlik itirazlarının olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkil banka tarafından çeşitli tarihlerde davacı yana kredi kullandırıldığını ve kullandırılan tüm kredilerin davacı tarafın talebi doğrultusunda verildiğini, Mezkur genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkil bankanın tedarik edeceği kredilere teminat olarak davacı şirketin taşınmazları üzerinde ipotek tesis etme isteminin gayet olağan olduğunu, davacının hür iradesi ile kendi adına kayıtlı üç adet taşınmaza iki kez müvekkil banka lehine ipotek tesis işlemi yapıldığını, ipotek fekkinin ancak borcun tamamının ödenmesi halinde mümkün olduğunu, İpotek şerhi bulunan taşınmazların kıymet takdirinin birden çok defa yapıldığını ve mevcut risk durumu gereği davacı şirketin halen borcunun olması sebebiyle; alacaklarına teminat olan ipotekler kaldırılmadığını, davacı şirketin müvekkil banka lehine ipotek tesis ederken; ipotek şerhinin istediği zaman değil borcunun tamamen bittiği anda kaldırılabileceğini öngörebilecek basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkil bankanın kredi tesis ettiği her şirketin ekonomik güçlüğe düşmesi durumunda kendi alacağından feragat ederek düştüğü ekonomik güçlükten çıkarmak, hiç değerlendirme yapmadan kredi vermek gibi bir görevi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde sanki bütün ticari hayatı müvekkil bankadan talep etmiş olduğu birkaç milyon TL'lik krediye bağlıymış ve bu birkaç milyon TL kredi kendisine tahsis edilmeyince bütün müşterileri gitmiş, ticari hayatı bitmiş gibi bir kurgu oluşturmaya çalıştığını, belirterek sonuç olarak; öncellikle usuli red sebeplerden dolayı davanın reddine; mümkün olmadığı takdirde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusunun; Taraflar arasında 2011 yılından beri süregelen sözleşmesel ilişki kapsamında davacının göstermiş olduğu ipotekler karşılığında birçok kez kredi kullandığı, ipotek gösterilen gayrimenkullerin piyasa değeri arttıkça kredi limitinin artırılması hususunun taraflar arasında teamül haline geldiği, bu güvençle davacının kullanmış olduğu münferit ticari kredi limitini işletme sermayesi finansmanında kullanacak yurt içi ve yurt dışı birçok şirkette ürün tedariki sözleşmeleri imzaladığı ancak davalı bankanın tek taraflı olarak önce 2017 yılında Kredi Garanti Fonu kefaleti ile kullandırılan krediyi geri çektiği sonrasında da ipotekli teminat karşılığında açmış olduğu krediyi kapattığından bahisle uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayalı dava olup uyuşmazlık konusunun derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği kredi kullandırma borcuna aykırı davranıp temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin feshi nedenine dayandırılaran zararlardan davalının sorumlu olup olmadığı, uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, sorumlu olmaları halinde miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Muhasebe Finans Uzmanı ..., ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları , ibraz edilen deliler, dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ; Taraf iddia ve savunmaları , ibraz edilen deliler, dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ;
Davalı ... Bank A.Ş. ile davacı ...Ltd.Şti. arasında 16.03.2011 tarihinde 3.500.000,00 TL tutarlı, 27.08.2012 tarihinde 4.000.000,00 TL tutarlı ve 28.10.2013 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeye ve davacı banka lehine tesis edilen ipoteklere istinaden davacı şirkete ... no.lu ve ...no.lu ...A.Ş. kefaletli, aşağıda detaylandırılan Taksitli Ticari Kredinin kullandırıldığı, davacı bankaca 26.09.2018 tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... Bank A.Ş. tarafından, ...
2.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacı ...Ltd.Şti. ve dava dışı ...’a ihtarname keşide edilerek, kredi borcunun 26.09.2018 tarihinde kat edildiği ve kat tarihi itibariyle mevcut bulunan 2.303.804,91 TL nakit borcun, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde, fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve gider vergisi ile birlikte ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiği, davalı banka kayıtları incelendiğinde, 26.09.2018 kat tarihi itibariyle davalı bankanın davacı şirketten toplam 2.303.804,91 TL nakit alacak tutarının bulunduğu, ... no.lu Rotatif kredinin anapara borç tutarının kat öncesinde geri ödendiği, ... no.lu Rotatif kredinin kat tarihi itibariyle mevcut 223.005,26 TL’lık anapara borcunun 73.000,00 TL’lık kısmının 03.10.2018 tarihinde, bakiye kalan 150.005,26 TL’nin ise 11.10.2018 tarihinde geri ödendiği,... no.lu Taksitli Kredinin kat tarihi itibariyle mevcut bulunan 1.993.784,09 TL’lık anapara borç tutarının, 02.10.2018 – 18.03.2022 tarihler arasında, ödeme planı kapsamındaki taksitler halinde geri ödendiği ve 18.03.2022 tarihi itibariyle kredi borcunun kapandığı tespit edilmiştir.
Davacı şirketin sadece davalı banka ve dava dışı ...Bankası A.Ş. ile aktif kredi çalışması bulunduğu,... A.Ş. kefaleti ile davalı bankadan 22.03.2017 tarihinde kullandırılan 2.500.000,00 TL tutarlı kredinin kullandırıldığı ay sonu itibariyle, davalı banka nezdindeki toplam nakit kredi limitinin 4.000.000,00 TL, nakit borç tutarının 2.942.745,00 TL olduğu, kredi hesabının kat edildiği 2018 yılı Eylül sonu itibariyle ise toplam nakit limitinin 2.216.790,00 TL ve risk tutarının da 2.216.789,00 TL olduğu, bu durumda davalı bankaca davacı şirketin kapanan kredileri için yeni limit oluşturulmadığı ve yeni kredi kullandırımı yapılmadığının anlaşıldığı, davalı bankaca kredi hesabı 26.09.2018 tarihinde kat edilmekle birlikte, dosya kapsamındaki belgelerden davacı şirket aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmadığı ve taksitli kredinin taksitlerinin vade tarihlerinde 18.03.2022 tarihine kadar geri ödendiği, davacı şirketin kredili olarak çalıştığı ikinci bankasının dava dışı ... Bankası A.Ş. olduğu, adı geçen bankanın davacı şirkete ait memzuç limit ve risk kayıtları incelendiğinde, söz konusu banka tarafından da 2017 Mart ayından sonra davacı şirkete yeni limit oluşturulmadığı ve kapanan kredilerin yerine yeni kredi kullandırılmadığı, diğer bir deyişle davalı ...A.Ş. ile benzer bir kredi politikası izlendiği anlaşılmıştır.
Davalı banka ile davacı şirket arasında imzalanan 16.03.2011 tarihli 3.500.000,00 TL tutarlı, 27.08.2012 tarihli 4.000.000,00 TL tutarlı ve 28.10.2013 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerine ve davalı banka lehine tesis edilen 1 derecede 6.500.000,00 TL’lık ve 2. derecede 5.000.000,00 TL’lık ipoteklere istinaden, davacı şirkete Rotatif Krediler ve Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, davalı banka tarafından davacı şirket lehine 2013 yılından 2017 yılı sonuna kadar 4 milyon TL dolayında nakit kredi limiti tahsis edildiği ve bu limit tutarının tamamına yakın bölümünün de nakit kredi olarak kullandırıldığı, ancak 2018 yılı Temmuz/Ağustos aylarında geri ödenen rotatif krediler ile taksitli kredinin ödenen taksitlerinden oluşan limit boşluğunun, davacı şirkete kullandırılmadığı, böylece kredi hesabının kat edildiği 2018 Eylül ayı (26.09.2018) itibariyle davacı şirketin nakit kredi limitinde 2017 yılına göre yaklaşık 1.600.000,00 TL dolayında azalma olduğu, davalı bankaca kredi hesabı 26.09.2018 tarihinde kat edilmekle birlikte, dosya kapsamındaki belgelerden davacı şirket aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmadığı ve hatta taksitli kredinin taksitlerinin vade tarihlerinde 18.03.2022 tarihine kadar geri ödendiği, davacı şirketin kredili olarak çalıştığı ikinci bankasının ise dava dışı ... Bankası A.Ş. olduğu, adı geçen bankanın davacı şirkete ait memzuç limit ve risk kayıtları incelendiğinde, söz konusu banka tarafından da 2017 Mart ayından sonra davacı şirkete yeni limit oluşturulmadığı ve kapanan kredilerin yerine yeni kredi kullandırılmadığı, diğer bir deyişle davalı ... A.Ş. ile benzer bir kredi politikası izlendiği, anılan durum karşısında davacı şirketin kredi limit tutarındaki azalıştan dolayı davalı bankaya atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve davacının talebi incelendiğinde akdedilen sözleşmelerde davalı bankanın davacıya kredi kullandırma zorunluluğuna ilişkin bir yükümlülüğünün olmadığı gibi bilirkişi heyetince yapılan incelemelerde davalı tarafından ihtarname keşide edilerek, kredi borcunun 26.09.2018 tarihinde kat edildiği ve kat tarihi itibariyle mevcut bulunan nakdi borcun 2.303.804,91 TL olduğu ihbar edildiğinin tespit edildiği, davalı banka kayıtları incelendiğinde, 26.09.2018 kat tarihi itibariyle davalı bankanın davacı şirketten krediler nedeniyle toplam 2.303.804,91 TL nakit alacak tutarı bulunduğunun tespit edildiği, bu yönü ile davalı bankanın, davacıya ait kredi limitlerini düşürmesi sebebiyle de davacının zarara uğradığı iddiası ile talepte bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 10.246,65-TL harçtan mahsubu ile artan 9.819,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 94.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı asılın ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)