1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Torbalı İcra Dairesi... esas sayılı dosya kapsamında davalı ...Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhinde cari hesap alacağına ilişkin olarak ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın 14/08/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, davalı tarafın söz konusu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkilinin deniz navigasyon sistemleri, sefer cihaz ekipmanları vs. gibi ürünlerini davalı tarafa sattığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, satışlara ilişkin davalı tarafça müvekkile herhangi bir ödeme yapılmamış ve takip konusu olan 24.205,39-USD'lik alacak söz konusu olduğu, davalı tarafın bahsi geçen ve icra takibinin konusu cari hesap alacağına ilişkin müvekkile 15/09/2023 tarihinde 107.408,00-TL'lik kısmi bir ödeme yaptığı, bu durum dahi davalı tarafın itirazının kötü niyetli olduğunu gösterir nitelikte olduğu, zira davalı öncelikle borcun tamamına itiraz ettiği, ardından müvekkile kısmi bir ödeme yaptığı, davalı tarafın ödeme yapmaması üzerine tarafınca Torbalı İcra Dairesi...esas sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı tarafa 10/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı taraf 14/08/2023 tarihinde borca itiraz ettiği ve başlatılan takibin itiraz üzerine durduğundan bahisle, torbalı İcra Dairesi ... esas sayılı dosya kapsamında yapılan itirazın iptali ile bakiye alacak üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER
-Torbalı İcra Dairesinin ...esas sayılı dosya sureti, -Bilirkişi ...'nin 16/04/2024 tarihli raporu, -Bilirkişi ...ın 19/09/2024 tarihli raporu, -İzmir... ATM'nin ...7 esas sayılı dosya sureti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i)İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden Torbalı İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında 24.205,39 USD alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 10/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 14/08/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davacının davalı ile aralarında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davalıdan cari hesap alacağının bulunduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapıldığı, bakiye alacağının bulunduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı hususunda taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda taraflara dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, taraf vekillerinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce öncelikle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosyanın SMMM bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 16/04/2024 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 24.205,39 USD alacaklı olduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra 15/09/2023 tarihinde davacıya 107.480,00 TL ödeme yapıldığı, bunun USD karşılığının 3.987,33 USD olduğu, buna göre davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 20.218,06 USD alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalının da ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosyanın SMMM bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 19/09/2024 tarihli raporunda, davalının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalının davacıya 20.218,06 USD borçlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraf defterlerinin uyumlu olduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 20.218,06 USD alacaklı olduğu, davacının iddiasını ve davaya konu asıl alacağının varlığını taraf defterlerinin uyuştuğu 20.218,06 USD tutarında ispat ettiği, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiği davalıya geçtiği, davalı tarafından borcun sona erdiğinin (ödeme v.s) yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafından bu yönde herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunulmadığı, tarafların sıfatı ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesinde uygulanan faiz olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, 20.218,06 USD'nin takip tarihi itibariyle geçerli olan döviz kuru karşılığının 544.472,35 TL olduğu, bu miktar üzerinden icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile Torbalı İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 20.218,06 USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte DEVAMINA,
2.544.472,35 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 108.894,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.Alınması gerekli 40.024,15 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 6.736,22 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 33.287,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 6.736,22 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 90,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 13.196,07 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
5.Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 91.887,91 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7.Torbalı Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Katip... Hakim ... E-İMZA E-İMZA