6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2018/710
- Karar No
- 2019/257
- Karar Tarihi
- 08.05.2019
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Tüketici Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 05/09/2015 tarihinde geçirmiş olduğu ev kazası nedeniyle Emot Hastanesinde tedavi gördüğünü, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı sağlık kurulu raporu ile vücudunda kaz sonrası % 13 maluliyet oluştuğu tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar hayat sigortasının mevcut olduğunu, sigorta şirketi nezdinde olan hayat poliçesi kapsamında kalan söz konusu kaza nedeni ile müvekkilinde meydana gelen maluliyete denk gelecek tazminatın ödenmesi olduğunu, söz konusu poliçe Bayraklı Esnaf Kredi Kefalet Koporetifi aracılığıyla davalı sigorta şirketinden kullandırılan işletme kredisinden dolayı düzenlenen ve ... bank ... şubesinde bulunan ... sertifika ve ... teklif numaralı Esnafa Hayat Sigortası olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca söz konusu kaza poliçe kapsamında olan davalı sigorta şirketinin müvekkil zararını teminat tutarları ile sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeni ile vücudunda oluşan maliliyete tekabul edecek kalıcı işgörmezlik tazminat talebi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ikametgah adresinin İstanbul olduğunu, davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, Hayat sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davaların mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava değeri itibari ile tüketici hakem heyeti başkanlığına başvrulması gerektiğini, tüm talepler 2 yılda zamanışımı uğrayacağını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu olan 24/02/2015 başlangıç tarihli 24/02/2016 bitiş tarihli ... numaralı 45.000,00 TL hastalık maluliyet, 45.000,00 TL kazaen maluliyet, 45.000.00 TL vefat teminatlı Esnafa Hayat Sigorta Sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, davacı tarafın kazaen maluliyet teminatından faydalanılmak istendiği şirketlerine iletilen maluliyete konu kaza ile ilgili tutanak veya raporlarının aslının veya aslı gibidir onaylı nüshaları eğer yok ise olay ile ilgili sigortalarının detafylı beyanının şirkete iletilmesi, sağlık kurulu raporun aslı veya aslı gibidir onaylı nüshaların şirketlerine iletilmediğini, Hayat Sigortaları Genel Şartları ile belirlenen ve davacı tarafından müvekkil şirkete sunulması gereken her türlü belgenin eksiksiz ibraz etmesi gerektiğini, Sigorta tazminatının değerlendirilebileceği bilgi ve belgeler eksiksiz olarak sunulmadığından şirketince sigorta tazminatının değerlendirilemediğini, kaza sonucu maluliyet oluşmadığından kaza öncesinde veya kaza ile ilgisi bulunmaksızın kazadan sonra oluştuğu anlaşılan maluliyetler nedeniyle tazminat ödenmesinin mümkün olmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, dava tarihinden sonra için ancak yasal faiz istenebileceğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İzmir .... Tüketici Mahkemesi'nin 20/11/2018 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı ile davaya konu sigortanın Esnaf Hayat Sigortası olup bu kapsamda her iki tarafın tacir olduğundan 6502 sayılı kanun kapsamında davacının tüketici olmadığı , dava ticari dava olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesince yargılaması yapılması gerekmekte olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, kararın 24/12/2018 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ... esasını aldığı anlaşılmıştır. Dava, esnafa hayat poliçesinden kaynaklanan kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
08.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir
Somut olayda davacı ile davalı arasında akdedilen esnafa hayat sigortası poliçesinde, davacının poliçe teminat döneminde kaza geçirmesi halinde maluliyeti nedeniyle 45.000,00 TL' nin ödenmesinin teminat altına alındığı ve davacının evde geçirdiği kaza nedeniyle rizikonun gerçekleştiği iddiasıyla maluliyet tazminatının istendiği, bu durumda davacının davalı karşısında tüketici konumunda bulunduğu, ayrıca davacının almış olduğu işletme kredisinin davanın konusunu oluşturmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla davanın usülden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Davacı tarafından açılan işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2.HMK.nun 20.maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde İzmir ... Tüketici Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine
3.HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)