7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki otomobil alım satımı sebebiyle anlaşma yapıldığını, satışa konu otomobilin teslim edileceği konusunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulduğunu, davalı tarafından teslim edileceği ifade edilen otomobile karşılık .... Bankası .... Şubesi, .... nolu, 30.10.2024 Keşide tarihli, 650.000,00 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi, .... nolu, 15.11.2024 Keşide tarihli, 500.000 TL bedelli çekler davalı tarafa verildiğini, davalı tarafından ise otomobilin teslim edilmediğini, çeklerin halen davalı şirket olduğunu, çeklerin iade edilmediğini, 2 adet çekin iptali gerektiğini, müvekkili şirket yetkisini arayan davalı şirket yetkilisi olan .... isimli şahsın eğer para göndermezse dava konusu çeki bankaya ibraz edeceği ve karşılıksız kaşesi vurduracağı tehditleri ile müvekkili şirketten haksız kazanç elde etmek istediğini, ticari itibarını düşünerek çeke karşılıksız kaşesi vurulmasından korkan müvekkili şirket kendilerini arayan ... isimli şahsın müvekkili şirkete göndermiş olduğu .... numaralı iban hesabına 30.10.2024 Keşide tarihli, .... nolu, 650.000,00 TL'lik çekin elden kısmi ödemesi" açıklaması ile 30.10.2024 tarihinde 50.000,00 TL para gönderdiğini, davalı şirketin çeke karşılıksızdır kaşesi vurdurmakla tehditleri devam etmekte olduğunu, hali hazırda para gönderilmesi hususundaki baskı ve tehditleri devam ettiğini beyanla anılan nedenlerle tehlikenin varlığı söz konusu olduğu için aciliyetle ödeme yasağı tedbirine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
TTK'nun 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680 inci madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedaüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nun 757,758,759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci, imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi hâlinde aynı kanunun 792 inci maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir.
HMK'nun "Dava Şartlarının İncelenmesi" başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
Tüm dosya kapsamı ve davacının iddiası ile dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait olduğu ve davacının işbu davayı keşideci (hesap sahibi) sıfatı ile açtığı anlaşılmıştır (hamil sıfatı ile açmadığı anlaşılmıştır).
Mahkememizce de benimsenen birçok yerleşik Yargıtay kararında belirtildiği gibi TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818/s maddesi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptal davası açabileceği ve keşideci olan davacının dava açma (aktif husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır.
Zayi olmuş çekler hakkında keşideci, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabilir veya çekte imzası yoksa her zaman muhatap banka şubesini çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde uyarabilir veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açabilir.
Mevcut olayımızda davanın konusunun davaya konu çeklerin iptali olduğu, davanın hasım gösterilerek açıldığı, çek iptali davasının hasımsız açılabileceği gibi keşidecinin iş bu davayı açamayacağı, talebin çek iptali olup menfi tespit ve/veya istirdat davası olmaması sebebiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 19.639,13 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 19.211,53 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)