Esas No
E. 2025/78
Karar No
K. 2025/140
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/78

KARAR NO: 2025/140

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/07/2024

NUMARASI : 2021/841 Esas 2024/555 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 23/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2025

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;

25/03/2020 tarihli ve AAY2020000000722 nolu 12.544,20 TL bedelli fatura ve 23/06/2020 tarihli ve AAY2020000001047 nolu 29.936,40 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine davalı adına keşide edilen Bursa 6. Noterliği’nin 30/03/2021 tarihli ve 02085 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Torbalı İcra Dairesi’nin 2021/1256 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından kötüniyetli olarak alacağın tahsilini engellemek için takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Torbalı İcra Dairesi’nin 2021/1256 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine itiraz edilen alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece; "...davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 42.480,60 TL asıl alacak üzerinden Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2021/1256 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yasal süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafça kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve bulunduğu adresin bildirilmediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK hükümlere uygun olarak tutulduğu, e-defter beratının alındığı, 25/03/2020 tarihli 12.544,20 TL bedelli fatura ve 23/06/2020 tarihli 29.936,40 TL bedelli faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, faturaların BS formlarında beyan edildiği, herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davacının, ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 42.480,60 TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, 23.06.2020 tarihli B-708535 numaralı sevk irsaliyesinin teslim alan bölümünde davalı şirketin imzasının bulunduğu, 25.03.2020 tarihli B-707930 numaralı sevk irsaliyesinin ... isimli şahıs tarafından imzalandığı, SGK kayıtlarına göre sevk irsaliyesi tarihi itibariyle davalı şirkette ... isimli bir çalışan olmadığı, davacı tarafça ... isimli şahsın davalı şirketin yetkilisi veya çalışanı olduğuna dair delil sunulmadığı, 25/03/2020 tarihli 12.544,20 TL bedelli faturaya konu malların davalı şirkete teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının 23/06/2020 tarihli fatura nedeniyle 29.936,40 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kısmen kabulüne dair kararın, aleyhlerine olan kısımlar yönünden usul, yasa ve hukukun genel ilkelerine aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır.

Davacı tarafın istinafa konu ettiği reddedilen kısım miktarının 12.544,00 TL olması nedeniyle 03/07/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi,

HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

2.Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,

3.Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

4.Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog