Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/346
Karar No
K. 2025/158
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/346
KARAR NO: 2025/158
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 30/05/2024
KARAR TARİHİ: 25/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalı/borçlu ...'a tulum ve önlük dikimi konusunda sipariş verdiği, Öncelikle 20.000 adet tulum, akabinde de 30.000 adet tek kullanımlık tulum ve 15.000 adet ziyaretçi önlüğü siparişi verdiği, Söz konusu siparişler nedeniyle davalı/borçlu taraf daha henüz ürünlerin teslimini yapmadan müvekkili şirkete toplamda 658.625,00 TL. “lik fatura kestiği, Dosyaya sunduğu dekontlarda da görüleceği üzere müvekkili şirket faturadan kaynaklı borcunu ödediği, Ancak davalı taraf siparişleri kısım kısım teslim ettiği, Başka bir deyişle davalı/borçlu taraf siparişi verilen ürün adedinden daha az sayıda ürün teslim etmiştir. Teslim edilmeyen ürünlerin ücretinin iadesi talepli olarak ... 22. İcra Dairesi ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ancak davalı taraf, takibe süresinde itiraz ettiği, Arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış, huzurdaki davanın ikame edilme zarureti doğmuştur. Gerek işbu dilekçenin ekinde sunmuş olduğumuz makbuzlar gerekse Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davalı/borçlu tarafın müvekkil şirkete eksik ürün teslimi yaptığı ve teslimi yapılmayan ürünlerin ücretinin müvekkil şirkete iade edilmediği ispatlanacağı, açıklanan nedenlerle öncelikle haklı davanın kabulüne, ... 22. İcra Dairesi ...

E. Sayılı dosyada davalı tarafça yapılan haksız itirazın kaldırılmasına ve takibin kaldığı yerden devamına , %20 “den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ilk zamanlarda düzenli ödeme yapmakla birlikte, ödemeleri aksatmaya daha sonra tamamen ödememeye başladığı, Davaya konu edilen faturalara ilişkin ise; sipariş edilen ve teslimi gerçekleşen bir kısım mallara ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğundan bakiye tutarlar müvekkili ticari kayıt ve cari hesabına borç olarak kaydedildiği, Bu sebeple davalı müvekkili davacıya karşı borçlu değil davacıdan alacaklı konumundadı Cari hesap kayıtları gibi resmi belgeler dosyaya celp edi takdirde müvekkili bir borcu olmadığı, icra takibinin haksız olduğu hususu ortaya çıkacağı Muhtelif tarihlerde yapılan banka havalelerine ilişkin davacı tarafça sunulan ödeme dekontlarından görüleceği üzere ; Ödeme dekontlarının tamamında açıklama kısmında “cari hesaba mahsuben “ ibaresi yer almakta olduğu, Ödemelerin davalı müvekkil tarafından davacı yan adına kesilen faturalara mahsuben yapıldığına dair herhangi bir ibare yer almamakta olduğu, Mahkemenizce, itirazın iptaline ilişkin işbu davada tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilip incelenmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak davacı yan tarafından haksız olarak icra takibine konu borcun dayanağı bulunmadığı gibi davacı şirket tarafından sipariş edilen ve ödemesi gerçekleşmiş tüm ürünlerin teslimi davalı Müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olup aksinin davacı yan tarafından ispatı zaruri olduğu, Davacı yan tarafından sunulan ödeme dekontlarında “ cari hesaba mahsuben “ ibaresi bulunmasının takibe konu faturalara ilişkin avansı ödemesi olarak gönderildiğini ispatı için yeterli değildir. Mahkemenizce aksi yönde bir kanaate varılması halinde ise yapılan ödemelerin TBK 102.madde kapsamında değerlendirilmesi ve ödeme tarihleri dikkate alınarak öncelikle muaccel borçlardan mahsup edilmesi gerekmektedir. Ayrıca kötü niyeti ve ağır kusuru bulunan alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettikleri, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla -yukarıda izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle, 1. haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, 3. Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Ticari satımdan kaynaklı ve ... 22. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra HMK'nun 140/2 ve 320/2 maddesi gereğince taraflar arabuluculuğa ve sulhe davet edildiler.

Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 22. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve

Mahkememizce 26/11/2024 tarihli ara karar ile dosyanın SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile tarafların 2023 yılı yasal ticari defterleri üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde ; Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. > Davacı taraf, davalı tarafça teslim edilen ürünlerin eksik sayıda olduğunu iddia etmiş ve eksik ürünlerin — değerini 203.567,00 TL. olarak hesaplayarak ...

22.İcra Dairesi Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası üzerinden icara takibi başlatmıştır. Davalı taraf ise teslim ettiği ürünler sayısının verilen sipariş sayısı kadar olduğunu iddia ederek, İcra takibine itiraz ederek takibi durdurmuştur. Tarafların incelenen ticari defterlerinde, davalının davacı adına düzenlediği faturaların tamamının, tarafların ticari defterlerinde kayıt görmüş oldukları tespit edilmiştir. Ancak Davacı taraf ödemeleri ile davalı taraf tahsilatları kayıtları arasında farklar bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar cari hesaplar arasında farklar bulunmakla birlikte, bu hususun taraflar arasında uyuşmazlık konusu kapsamında bulunmadığı, Yine davalı tarafın vekilinin dava dilekçesine cevap dilekçesinde “ Davalı Müvekkilin ; takibe konu borca dayanak teşkil eden 29.11.2023 tarih 433.125,00 TL. bedelli,31.10.2023 tarih 225.000,00 TL. bedelli faturadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı şirket tarafından sipariş edilen ve ödemesi gerçekleşmiş tüm ürünlerin teslimi davalı müvekkil tarafından gerçekleştirilmiştir. “ beyanında bulunduğu görülmüştür. Yine bu hususta Davacı taraf vekili de dava dilekçesinde “ İşbu dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz dekontlardan da görüleceği üzere müvekkil şirket faturadan kaynaklı borcunu ödemiştir. “ beyanında bulunduğu görülmüştür. Sayın mahkeme'nin tarafların mükellefi bulundukları Vergi dairesi müdürlüklerinden celp ettirdiği Form BA- BS beyanlar incelenmiş olup, Davacı tarafın ticari defterlerinde kayıt görmüş, davalı tarafın düzenlediği tüm faturaların ve davalı taraf adına düzenlemiş olduğu iade faturalarını Form BA — BS beyanlarında bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın mükellefi bulunduğu Vergi dairesi müdürlüğünden celp ettirilen, yazı ekinde Form BA-BS beyanlarının bulunmadığı, Davalı ...'un Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin bulunduğu ve ...'un 2019-20 yıllarında işletme defteri tuttuğunu takip eden yıllarda ise Bilanço sisteminde defter tuttuğunun belirtildiği görülmüştür. Nihai Takdir Sayın Mahkemenin Takdirlerinde olmak üzere ; - Davacı ve davalı taraflar arasında cari hesap hususunda ihtilaf bulunmadığının taraflarca beyan edildiği, Davacı ve davalı taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun Davacının iddia ettiği davalının eksik ürün teslimi ettiği hakkında olduğu, “Tüm dava dosyası kapsamında, uyuşmazlık konusu olan eksik sayıda ürüne dair; taraflar Davalı tarafın ürünlerini tam olarak teslim ettiğini savunduğu, bu hususta davacı tarafın iddia ettiği eksik ürün teslim edildiğine dair delil teşkil edecek bir ispat belgesini dosyaya sunmadığı lemede ibraz etmediği, birlikte değerlendirildiğinde ; İspatlanamadığı, bu nedenle eksik ürüne dair davacı tarafından iddia edilen 203.567,00 TL. lik icra takibinin yerinde olmadığının, Sayın mahkemenin takdirinde olmak üzere; kanaatim hasıl olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)

Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı borçlu ... ile tulum ve önlük dikimi hususunda anlaşmaya varıldığı, fatura alacağına istinaden ödeme yapıldığı ancak ürünlerin kısım kısım teslim edildiği, bir kısım ürünlerin teslim edilmediği, teslim edilmediği belirtilen ürünlere ilişkin ödenen bedelin iadesi istemiyle ...

22.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takibi başlanıldığı, yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla yapılan iş kapsamındaki faturaların her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, BA-BS formlarıyla faturaya konu alacakların bildirildiği, bu haliyle faturaların her iki tarafında kabulünde olduğu, davacı tarafça herhangi bir itirazın kayıt sunulmaksızın ödeme yapıldığı ve davalı tarafça eksik ürün teslim edilmediği beyanları da birlikte değerlendirildiğinde eksik ürün telimine ilişkin bilgi belge sunulmadığı anlaşılmakla; davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 2.535,44-TL harçtan mahsubu ile artan 1.920,04‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7.Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,

8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog