Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1
Karar No
K. 2023/809
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1 Esas
KARAR NO: 2023/809
DAVACI: ... - ... - ....
DAVALI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ....

Av. ... - ....

DAVA: Takibin İptali ve Tazminat
DAVA TARİHİ: 29/09/2020
KARAR TARİHİ: 20/11/2023
KARAR Y.TARİHİ: 29/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan "takibin iptali ve tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR

1.Davacı yan dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından kendisine 17.06.1998 düzenleme, 20.10.1998 ve 20.11.1998 vade tarihli 10.000 DEM'lik iki adet senet verildiğini, bu senetleri yetkilisi olduğu ... Şirketleri ile birçok ticari ilişkide bulunduğu davalı ... A.Ş.'ne tahsil amacıyla ciro ettiğini, davalının şahsına ve şirketleri aleyhine haksız ihtiyati haciz ve icra takipleri başlatarak ticari hayatını sonlandırdığını, .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, tahsil amacıyla verilen senetlerin şirketin olmayan borcundan doğan kefilliği nedeniyle ....Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, Mahkemece borcu olmadığının sabit olması nedeniyle senetlerin tahsil edilmeyip veya tahsil edilmiş ise tarafına ödenmesi için .... Noterliğinin 10/07/2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bankaya başvurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek .... Esas sayılı takip dosyasının iptaline, davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle uğranılan 50.382,70 € bedelin fiili ödeme gününden kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-SAVUNMALAR

2.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davanın 2 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, zaman aşımı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, senetlerin borca mahsuben müvekkili bankaya ciro edildiğini, davacının hayali senet düzenlemek suretiyle bankayı dolandırmak suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine .... Esas sayılı dosyası ile hakkında hüküm kurulduğunu, müvekkili banka tarafından takibe konu edilen ve takip sırasında keşidecisine hiçbir şekilde ulaşılamayan ve bulunamayan hayali olarak düzenlendiği muhtemel olan ve hiçbir şekilde tahsilat yapılmamış olan senetler nedeni ile müvekkili bankadan bir alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olamayacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR

A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar

3.Tarafla arasında uyuşmazlık bulunmayan husus bulunmamaktadır.

B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları

4.Taraflar arasında; .... Esas sayılı icra takibine dayanak 20.11.1998 ve 20.10.1998 vade tarihli 10.000 DM miktarlı iki adet senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, bu kapsamda başlatılan takibin haksız olup olmadığı, takip kapsamında yapılan ödeme olup olmadığı, varsa ne tutarda olduğu, takibin haksız olması halinde davacının tazminat ve varsa yapılan ödemenin istirdadı isteminin yerinde olup olmadığı, takibin iptali şartlarının mevcut olup olmadığı, davadaki taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, dava konusu istemler yönünden davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

5..... Esas sayılı dosyası. Dosyanın incelenmesinde; asıl dava dosyasında; davacı-karşı davalının .... Ltd. Şti., davalı-karşı davacının ... A.Ş. olduğu, Birleşen .... Esas sayılı dosyasında; davacının ... A.Ş., davalının .... Ltd. Şti. olduğu, Birleşen .... Esas sayılı dosyasında; davacının ... A.Ş., davalının .... Ltd. Şti. olduğu, yapılan yargılama neticesinde kurulan 06.02.2013 tarih ve .... karar sayılı karar ile; "1- Asıl Davada; a- Dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 nolu bendindeki taleple ilgili olarak davanın kısmen kabulü ile 29.948,20 TL'nin 03/07/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, b- Dava dilekçesinin sonuç kısmının 2 nolu bendindeki taleple ilgili olarak davanın kısmen kabulü ile 18.587,68 TL'nin 03/07/1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, c- Dava dilekçesinin sonuç kısmının 3 nolu bendindeki menfi tespit talebine yönelik davanın kabulü ile ....sayılı takip dosyalarının dayanağı çek ve senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek ve senetlerin davacı yönünden iptaline, Davacının tazminat talebinin reddine, ç- Dava dilekçesinin 4 nolu bendindeki 10.000 DM alacak talebi ile ilgili olarak açılan dava atiye bırakılmakla ve davalı tarafça da bu duruma bir diyeceğinin olmadığı belirtilmiş olmakla, bu taleple ilgili olarak mahkememizce bir karar verilmesine yer olmadığına, d- Dava dilekçesinin sonuç kısmının 5 nolu bendindeki çeklerle ilgili olarak menfi tespit talebine yönelik davanın kabulü ile 11/07/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/08/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/09/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/10/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/11/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/12/1998 keşide tarihli 17.100 DM, 11/01/1999 keşide tarihli 17.100 DM, 11/02/1999 keşide tarihli 17.100 DM, 11/12/1999 keşide tarihli 10 DM, 11/12/2000 keşide tarihli 10 DM, 11/06/2001 keşide tarihli 9 DM bedelli çeklerle, 03/07/1998 keşide tarihli 30.600 DM, 03/08/1998 keşide tarihli 30.600 DM, 03/04/2009 keşide tarihli 30 DM, 03/11/1999 keşide tarihli 30 DM, 03/07/2000 keşide tarihli 30 DM, 03/03/2001 keşide tarihli 30 DM'lik ve 03/09/2001 keşide tarihli 12 DM'lik çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin davacı yönünden iptaline, e- Dava dilekçesinin sonuç kısmının 6 nolu bendindeki manevi tazminat talebiyle ilgili olarak açılan davanın reddine,

2.Birleşen .... Esas Sayılı davada; a- Dava konusu malların aynen teslimi mümkün olmadığı taktirde değerinin tahsiline ilişkin açılan davanın kabulü ile dava konusu olan bir adet pres makinesi ve bir adet mobil vincin davalıdan alınarak aynen davacıya teslimine, b- Kira alacağı ve gecikme tazminatına yönelik davanın reddine,

3.Birleşen Mahkememizin .... esas sayılı davada a- Kar zarara katılma ve murabaha sözleşmelerinden kaynaklı alacak davasının kısmen kabulü ile 31.497,00 Euro + 15.797,79 Euro=47.294,79 Euro'nun tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, b- Teminat mektubunun paraya çevrilmesinden kaynaklı alacak davasının kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde hüküm verildiği görülmüştür.

6..... Esas sayılı takip dosyası. Takip dosyasının celbi için yazılan müzekkereye; "Yukarıda ilgi sayılı yazınız ile Müdürlüğümüz dosyası istenilmiş ise de dosyanın uyap kaydı bulunmamaktadır. Esas defteri incelemelerinde dosyamız 08/01/1999 tarihinde açılmış olup, 23/06/2000 tarihinde takipsizlik nedeniyle kapatıldığı, kapanış tarihi itibariyle 23 yıl geçmiş olup eski dosya bağ numaraları bilinmediğinden .... yazılmış olup bağ numarası istenmiş müdürlüğümüzden müdürlüğümüzde de bulunmamaktadır. Dosya bulunamamış olup 10 yıl süresini geçmiş ve İŞLEM YAPILMAYAN dosyalar imha edildiğinden 10 yılı askın süre geçtiğinden büyük ihtimalle İMHA edilmiştir." şeklinde cevap verilmiştir.

7..... Esas sayılı dosyası. Dosyada 21.05.2010 tarih ve .... sayılı karar ile; "Sanık ... 'nun 20.12.1998 tanzim tarihli 50.000 DM tutarlı bonoyu sahte olarak tanzim ettiği, böylece resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği nedeniyle eylemine uyan ve lehine olan 765 sayılı TCK nun 342/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli gözetilerek taktiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın duruşmadaki davranışları lehine taktiri hafifletici neden kabul edilerek 765 sayılı TCK nun 59/2 maddesi gereğince cezasından taktiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın sabıkasız oluşu, zararın giderilmiş olması,geçmişteki hali, suç işleme konusundaki eğilimi ve yargılamada edinilen kanaate göre ileride suç işlemekten çekineceğine ilişkin olumlu kanaate varılmakla CMK .nun 231/5 maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

CMK nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına CMK nun 231/10. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği taktirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, CMK nun 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten ve yeni bir suç işlemesi halinde mahkemenin hükmü açıklayacağının ihtarına." şeklinde karar verilmiş olup, iş bu karar 26.05.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

8.... A.Ş.'ye yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; .... esas sayılı takip dosyasında yapılan tahsilat bulunmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE

9.Dava, .... Esas sayılı icra takibinde borçlu olmadığından bahisle takibin iptali ve haksız takip nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tahsili ve takip kapsamında yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir.

10..... Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih, ...., sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası Mahkememizin tevzi olunarak, yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir.

11.Somut olayda; davacı yan dava dışı ... tarafından lehine düzenlenen 17.06.1998 düzenleme, 20.10.1998 ve 20.11.1998 vade tarihli 10.000 DM'lik iki adet senedi yetkilisi olduğu ... Şirketleri ile birçok ticari ilişkide bulunan davalı ... A.Ş.'ye tahsil amacıyla ciro ettiğini, davalının şahsına ve şirketleri aleyhine haksız ihtiyati haciz ve icra takipleri başlatarak ticari hayatını sonlandırdığını, .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davası ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, senetlerin .... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu ileri sürerek, .... Esas sayılı takibinin iptaline, davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle uğranılan 50.382,70 € bedelin fiili ödeme gününden kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

12.Davacı yanın birincil talebi; .... Esas sayılı dosyasına dayanak senetler nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının .... Esas sayılı dosyasında verilen karar ile belirlendiğinden, senetlerin dayanak yapıldığı takibin iptaline, karar verilmesidir.

Davacı tarafından dava konusu yapılan takip ve senetlere dair hiçbir belge ve kayıt sunulmuş değildir. Takip dosyanın ise; 08.01.1999 tarihinde açıldığı, 23.06.2000 tarihinde işlemden kaldırıldığı, kapanış tarihi üzerinden 23 yıl geçtiği, işlem yapılamadığı için imha edildiği icra dairesinden gelen müzekkere cevabından anlaşılmıştır. Ancak; davalı yanca cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen takip talebi örneğinden, dava konusu senetlerin 20.11.1998 ve 20.10.1998 vade tarihli 10.000 DM miktarlı iki adet olduğu anlaşılmıştır. Takip talebi incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ise ... ve ... olduğu görülmüş olup, borçlu ... hakkında yapılan kolluk araştırmasında adreste bulunmadığı, tanıyan bilenin olmadığı tespiti yapılmıştır. Öte taraftan, ....Esas sayılı dava dosyasında kurulan hüküm; çekişmeli vakılar hakkında toplanan deliller başlığı altında 5 nolu bentte incelenmiş olup; eldeki davaya konu yapılan senetlerin ve takip dosyasının, o yargılamada dava konusu yapılmadığı, mahkemesince; anılan senetler yada senetlerin dayanak yapıldığı ....esas sayılı takibi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki; anılan dosyanın tarafları ile eldeki dava dosyasının tarafları da aynı değildir. Bu durumda davacının takibin iptali isteminin; aynı zamanda borçlu olmadığının tespitini içerdiği anlaşılmakla; takibin işlemden kaldırıldığı tarihten 20 yıl sonra açılan menfi tespit davasında davacının korunmaya değer hukuki yararının bulunup bulunmadığının tartışılmasında yarar vardır.

13."...Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır ( ....). Hukuk Genel Kurulunun 24.06.1992 gün ve 1 ... ve 30.05.2001 gün ve ... sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir ( ....). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır. Öte yandan, bu hukuksal yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması gerekir ( ....).

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığının mahkemece taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Bu sayede iç hukukumuzun bir parçası olan ... Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6. maddesi ve 1982 Anayasasının 36 ncı maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.

Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez ( ....).

Uyuşmazlığın çözümünde, hukuki yarar kavramının tespit davasındaki yansımasının ne olacağının ayrıca irdelenmesi gerekir.

Tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalar olup konusunu hukuki ilişkiler oluşturur. Bu dava türü ile bir hukuksal ilişkinin varlığı veya yokluğu saptanmaktadır. Bu davalarda davacının amacı ve dolayısıyla talep sonucu, bir hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup, istemin kabule şayan olabilmesi için bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir.

Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması, şu üç şartın birlikte varlığına bağlıdır:

1.Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı;

2.Bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı;

3.Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. ( ... 20.01.2022 tarihli ve .... sayılı ilam)

14.Eldeki davada, davacı yanın; iptalini ve dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediği .... esas sayılı takip dosyasının 08.01.1999 tarihinde açıldığı, 23.06.2000 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 29.09.2020 dava tarihine kadar dosyada hiçbir işlem tesis edilmediği, 10 yıl işlemsiz bırakıldığından dosyanın imha edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının hukuki durumuna yönelmiş güncel bir tehlike ve tehdidin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Kaldı ki, davacının hukuki durumunun tehlike ve tehdit altında olmadığı bizzat dava dilekçesindeki anlatımlarından da anlaşılmaktadır. Nitekim; davacı yan dava dilekçesinde; takip konusu senetlerin, genel fon tahsis sözleşmesi uyarınca davalıya tahsil cirosuyla verildiğini, genel fon tahsis sözleşmesinde sahtecilik yapıldığının ceza mahkemesince maddi vakıa olarak ortaya konulduğunu, davalı bankaya borcunun bulunmadığının hukuk mahkemesi kararıyla tespit edildiğini ileri sürmektedir. Bu durumda, davacının takibin iptalini, yani borçlu olmadığının tespitini istemekte korunmaya değer hukuki yararının olmadığı evleviyetle anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının takibin iptali isteminin 6100 sayılı Kanunun 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

15.Davacının ikincil talebi; haksız takip nedeniyle maddi zarar istemine ilişkindir. Davacı bu kapsamda; takibe konu senet bedelleri ile takipte istenen %18 faizinden oluşan 50.382,70 Euro'nun tahsili talep etmektedir. Davacı tarafından senet bedellerinin davalı bankaca tahsil edildiğine dair ibraz edilen bir delil bulunmamaktadır.

16.Davalı yan ise cevap dilekçesinde; davacıdan takip kapsamında yapılan bir tahsilat olmadığını savunmuş, bir an için takibin haksız olduğu düşünülmesi halinde dahi talebin zamanaşımına uğradığını savunmuş, 17.10.2023 tarihli müzekkere cevabında da; takip kapsamında yapılan ödeme tespit edilemediği bildirilmiştir.

17.Davalı vekilinin süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı definin öncelikle incelenmesi gerekmektedir.

18.Davacının, takip kapsamında yapılan bir ödemenin takipteki faiz oranı üzerinden iadesi karar verilmesi istemi, borçlu olmadığı halde yapılmış ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup, davacı,

İİK'nın 72/7 maddesi uyarınca; ödemeyi yaptığı tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurmak suretiyle ödemenin iadesini isteyebilir. Öte yandan, BK'nın 146. maddesi uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımna tabidir. Eldeki davada takip dosyasının 23.06.2000 tarihinde işlemden kaldırıldığı, varsa bir ödemenin en geç bu tarihte yapılmış olabileceği, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar yaklaşık 20 yıllık bir süre geçtiği nazara alındığında, talebin İİK m.72/7 ve BK'nın m 146 da öngörülen 1 ve 10 yıllık süreler içinde açılmadığı açıktır. Bir an için davacının talebinin; haksız takip nedeniyle dava ve takip konusu senet bedelleri ile işlemiş faizden oluşan tazminat istemine ilişkin olduğu düşünülse dahi, haksız takip veya haciz nedeniyle tazminat davasının 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesi uyarınca 2 yıllık (818 sayılı BK’nın 60/1. maddesi uyarınca öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl) süre içinde açılması gerektiği, takip dosyasının işlemden kaldırıldığı 23.06.2000 tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin çoktan geçmiş olduğu anlaşıldığından, davalı yanın zamanaşımı defi nazara alınarak, davacının senet bedelleri ile faiz talebinden oluşan maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI-HÜKÜM

1.Davacının .... Esas sayılı takip dosyasının iptali isteminin; 6100 sayılı Kanunun 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,

2.Davacının haksız takip nedenine dayalı maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine, Karar ve İlam Harcı

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı

4.Mahkememiz dosyasında adli yardım kararına istinaden Devlet avansından karşılanan 382,75 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5.HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,

6.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti

7.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,

Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 20.11.2023 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog