6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin 11/05/2020 tarihinde kendisini "..." olarak tanıtan bir şahıs tarafından... numaralı telefondan arandığını, "...'nden aradığını, çekilen kredi sigortalarının ve kart kesintilerinin geri ödemesinin yapılacağını" söylediğini, şahsın müvekkilinden mobil bankacılığa girmesini talep ettiğini, müvekkilinin tüm kişisel verilerine vakıf olduğunu, hileli davranışlar sonucunda müvekkilinin arayan kişiye inanarak mobil bankacılığa giriş yaptığını ve telefon görüşmesi sonlandıktan hemen sonra, hesabına ödeme gelip gelmediğini kontrol etmek isteyen müvekkilinin, hesabına herhangi bir para gelmediği gibi, bilgisi ve onayı olmadan hesabından sırasıyla 43.585,00-TL, 12.645,00-TL ve 700,20-TL tutarlarında kredi kullanıldığını fark ettiğini, ancak bu krediler çekilirken, davalı bankanın müvekkilini onay için bile aramadığını, bu işlemlerin müvekkiline ait olmaması nedeniyle, müvekkilinin derhâl davalı bankayı aradığını, dolandırıldığını öğrendiğini ancak bankanın, müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini, müvekkilinin hesabından kullanılan kredinin, ... isimli bir şahıs tarafından ... isimli bir başka şahsın banka hesabı kullanılarak bu şahsın hesabına aktarıldığı ve aynı gün içerisinde paranın ...Bankasından çekildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin yaşadığı bu olay sonrasında yaptığı şikâyet üzerine, nitelikli dolandırıcılık suçundan ...
2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığını, dava tarihi itibarıyla halen derdest olduğunu, davalı bankanın işlemlerin şüpheli olmasına rağmen herhangi bir önlem almadığını bu nedenle davalı bankanın, özen ve koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla fazlaya ve başkaya dair hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, 11.05.2020 tarihinde, müvekkilinin ...Bankası hesabından bilgisi ve izni dışında çekilen 43.585,00-TL, 12.645,00-TL ve 700,20-TL olmak üzere toplam 56.930,20-TL kredi nedeniyle bankanın sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ile bu bedelin davalı bankadan alınarak 11.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, dava konusu zarardan, dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın sorumlu olduğunu, nitekim davacının suç duyurusunda bulunduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. Numaralı dosyası nezdinde iddianame de şüphelilerin ... ve ...'ın cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, bu nedenle dava konusu talebin müvekkili bankaya yöneltilmesinin mümkün olmadığını husumet itirazlarının kabulü ile maddi hukuk kaynaklı sıfat yokluğundan davanın reddine, davacı tarafından dava konusu yapılan bütün taleplere ilişkin olarak zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, bu itibarla, davanın esasına girilmeden usul yönünden zamanaşımına uğramış istisnasız davacının tüm taleplerinin ilgili yasa hükümleri gereğince reddini, ...
2.Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas numaralı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin de açık olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerden başka delil sunulmasına muvafakatinin bulunmadığını, Esasa ilişkin olarak, davacı tarafın, müvekkili bankada bulunan hesabından gerçekleştiğini iddia ettiği dava konusu işlemlerin, davacının kişisel bilgileri kullanılarak ve banka kayıtlarında mübrez telefonu vasıtası ile müşteri kodu + parola + akıllı sms yoluyla gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından, dava konusu işleme ilişkin tüm bilgilendirmelerin davacının müvekkili banka kayıtlarında mübrez olan telefon numarasına yapıldığını, bu nedenle müvekkili bankaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın göstermesi gereken dikkat ve özen sorumluğunu yerine getirmediğini, davacının kusurlu hareketlerinin sorumlusu müvekkili banka olmadığı gibi dava konusu uyuşmazlığa da yine davacı yanın kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu, müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemlerin alındığını beyanla davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın usuli itirazları nedeniyle usulden reddine, davanın müvekkili bankaya yöneltilmesi mümkün olmadığından husumet yokluğundan müvekkili banka yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olur ise esas incelemesine geçilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP'tan çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış ve ... Ağır Ceza Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. .. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih ve...sayılı cevabi yazısında ...' ün şahıs kaydının bulunamadığının bildirildiği tespit edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı cevabi yazılarında ... adına faal vergi kaydına rastlanmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
28.05.2014'te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesinde "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir.
Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı ile davalı banka arasında akdedilen bankacılık hizmet sözleşmesi gereğince davacının davalı banka nezdinde mevduat hesabının bulunduğu ihtilafsız olup, sahte olarak oluşturulan Havale/eft talimatı uyarınca hesabından dava dışı ... ve ... adlı kişilere rızası ve bilgisi dışında para gönderildiği ve üç adet kredi çekildiğinden dolayı zarara uğranıldığı iddia edilmiş olup, davanın 28.05.2014 tarihinden sonra açılmış bulunmasına ve davanın bankacılık işleminden doğan zararın tahsiline yönelik olduğu nazara alınarak Mahkememizce, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 11/11/2021 tarih, ...Esas ve... Karar sayılı ilamı)
Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;
HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /
1.Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025
Katip
¸
Hakim
¸