3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/3582 E. , 2025/2392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, taraflar arasında 01.04.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin Protokol imzalandığını, davalı Kurumca herhangi bir sebep gösterilmeksizin ve önceden yazılı bildirimde bulunulmaksızın müvekkilinin Medula ekranının kapatılarak taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, ancak söz konusu işlemin Protokol hükümlerine ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, Medula ekranının kapatılması ve sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptali ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı hakkında ... terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle açılmış bir ceza davası bulunduğunun tespiti üzerine sözleşmesinin feshedildiğini, 2017 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesinde de tarafların bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebileceğinin düzenlendiğini, buna göre Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli kararıyla; Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/306 E. sayılı dosya içeriği ile eldeki davada alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ... örgütüyle ilgili hakkında işlem yapılan Bylock kullanıcısı şahısla 2014-2016 yılları arasında sık sık görüşmelerinin mevcut olduğu, örgütün sohbetlerine katıldığı, bu nedenlerle davalı Kurumun davacı ile yapılan sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, davacının iddiasını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesi gereği usulünce ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararıyla; davalı Kurum tarafından 28.02.2018 tarihli fesih bildirimi yazısının 05.03.2018 tarihinde tebliğ edilerek davacının Medula ekranının 10.05.2018 tarihinde kapatıldığı ve sözleşmenin bu tarihte fiilen feshedildiği, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin yazının davacıya 05.03.2018 tarihinde tebliğ edilmesine karşın işbu davanın 08.03.2018 tarihinde açıldığı, davacının dava tarihi öncesinde ve dava tarihi itibariyle Medula ekranının kapatıldığına ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı gözetildiğinde; 2017 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesi uyarınca tebliğden itibaren bir ay sonra yürürlüğe girecek olan bildirim yazısına karşı açtığı davanın görülmesine yönelik hukuki yararının bulunmadığı, diğer bir deyişle davanın erken açıldığı dikkate alınarak davanın usulden reddi yerine değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle (usulden) reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairemizin 06.12.2023 tarihli ilamıyla; 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddesi uyarınca dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanması halinde, davanın açıldığı tarihte dava şartının bulunmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilemeyeceği; somut olaya gelince, davanın açıldığı tarihte sözleşmenin feshi işlemi yürürlüğe girmemiş ise de, tebliğden itibaren bir ay sonra yani dava açıldıktan kısa bir süre sonra yürürlüğe girmiş olduğu, buna göre davacının sözleşmenin feshi işleminin iptaline ilişkin işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına; davacı vekilinin sair temyiz itirazları ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 2017 yılı Eczane Protokolü'nün (5.1.) maddesinde; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir" düzenlemesinin bulunduğu, davalı Kurum tarafından anılan Protokol hükmü uyarınca sözleşmenin feshedileceğine ilişkin 28.02.2018 tarihli bildirimin 05.03.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu tarihten bir ay sonra da sözleşmenin feshedildiği, bu hususların taraflar arasında ihtilafsız olduğu da göz önüne alındığında, davalı Kurumun davacıyla yapılan sözleşmenin feshine ilişkin işleminde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak davacı tarafça dava dilekçesinde taraflar arasındaki muarazanın giderilmesinin ve özellikle 18.05.2024 tarihli dilekçeyle bu kapsamda olmak üzere Medula ekranının kapatılmasına ilişkin işlemin iptalinin de talep edildiği, davacının Medula ekranının ise 28.02.2018 tarihinde kapatılmış olup taraflar arasındaki Protokolde sözleşmenin feshinden önce Medula ekranının kapatılacağına dair bir düzenlemenin de yer almadığı anlaşılmakla, sözleşmenin feshinden önce Medula ekranının kapatılmasına ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının Medula ekranının kapatılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, sözleşmenin feshi işleminin iptaline yönelik istemin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili; müvekkili hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda beraatine karar verildiğini, buna göre davalı Kurumun sözleşmeyi feshetmek için haklı bir sebebinin kalmadığını, davalı tarafından fesih gerekçesi olarak herhangi bir sebep gösterilmediğini ve müvekkilinin savunmasının alınmadığını, taraflar arasında imzalanan Protokol'ün (5.1.) maddesinin haksız şart niteliğinde olup hiçbir gerekçe gösterilmeden sözleşmenin feshedilmesinin Anayasal bir hak olan iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettiğini ileri sürerek, reddedilen kısım yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; davacı hakkında terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle açılmış bir ceza davası bulunduğunu, bu nedenle Kurum tarafından hakkında uygulanan tüm işlemlerin hukuka uygun olup Medula ekranının kapatılması işleminin iptaline yönelik istemin de reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2016 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan sözleşmenin feshi işlemi ile Medula ekranının kapatılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, taraflar arasında imzalanan 2016 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesinin bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla taraflara herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanıdığı, davalı Kurumun da fesih bildirimine ilişkin yazının 05.03.2018 tarihinde davacıya tebliğinden bir ay sonra sözleşmeyi feshettiği göz önüne alındığında, fesih işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; ne var ki davacının Medula ekranının fesih bildirimine ilişkin Kurum yazısının davacıya tebliğinden önce 28.02.2018 tarihinde kapatıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede fesihten önce Medula ekranının kapatılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de yer almadığı, bu itibarla davalı Kurumun davacının Medula ekranının kapatılmasına ilişkin işleminin iptaline, sözleşmenin feshinin iptaline ilişkin davacı isteminin ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.