6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... A.Ş unvanlı davacı şirket, İzmir merkezli ulusal ve uluslararası alanda karayolu ve demiryolu ile yük taşımacılığı, depolama ve gümrük hizmetleri sunan alanında önde gelen saygın şirketlerden bir tanesi olduğunu, 16.08.2023 tarihinde saat 14:00 sıralarında ... fabrikasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı kamyon sevk ve idaresindeki davalı ... kantarda geri manevra yaparken, park halindeki davacı şirkete ait ... plakalı çekicinin ön tarafına çarptığını, kazanın gerçekleşmesini müteakip maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş olup; tutanak uyarınca davalı ...'ın geri manevra kurallarına uymadığı ve kurallara uygun olarak park halinde bulunan davacı şirket aracına %100 asli ve tam kusurla çarptığını, davalının meydana gelen kazadaki kusurunu ikrar ettiğinin tutanakta yer almakla birlikte davacı şirket ve sürücüsüne atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, tramer kaydında da ... plakalı araç sürücüsü davalıya %100 kusur, ... plakalı davacı şirkete ait araç sürücüsüne ise %0 kusur izafe edildiğini, konu kaza ile ilgili zarar gören davacı şirketin aracı derhal ... A.Ş nezdindeki araç servisine götürülmüş olup; bu serviste hasar onarım işlemlerinin görüldüğünü, davalı ... Sigorta A.Ş'nde hasar dosyası açıldığını ve atanan eksper araca ekspertiz işlemi uygulandığını, hasarlı oranın davacı şirket aracı üzerinde yapılan inceleme ve kontrollerde ise aracın sol ön ve yan kısımlarında ilgili kazadan bağımsız olarak, başka bir tarihte oluşan hasar onarımları olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda dosyada kaza harici onarımlar olduğu iddia edilerek sigorta şirketi tarafından ret kararı verildiğini, davacı şirketin bu kazadan kaynaklanan maddi zararı karşılanmadığını, daha önceden oluşan hasarın ayrı tutulan hasar ve onarım işlemleri işbu kazadan kaynaklanan ve sigorta şirketinden talep edilen hasardan tamamen ayrı tutulduğunu, sigorta şirketi nezdinde kaza dışı onarım olduğu iddiasıyla ret kararı verilmesinin davacı şirketin 57.036,24 TL bedelli hasar onarım faturasını ödemesine ve sigorta şirketinden karşılayamamasına sebebiyet verdiğini, bilirkişilerce bu husus ayrıca incelenerek araç üzerindeki hasarların ayrımı ve sigorta şirketinden konu ile ilgili olan kazadan kaynaklanan tazminat talebinin içeriği tespit edileceğini, davacı şirket lojistik alanında faaliyet gösteren bir şirket olmakla, bahse konu çekici ve parçalarının mali değerinin de oldukça yüksek olduğunu, bu çerçevede davalılar eylemleriyle davacı nezdinde büyük bir maddi zarara neden olduğunu, davacı şirketin ve sürücüsünün konu kaza ile tramer kaydıyla sabit olduğu üzere hiçbir kusuru bulunmaksızın, 57.036,24 TL bedelli hasar onarımının davalılarca karşılanması gerektiğini, davanın ikamesi öncesinde ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, bu kapsamda 29.07.2024 tarihinde sürecin anlaşmama olarak sona erdirildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davacı şirketin uğramış olduğu maddi zarara yönelik zarara yönelik 57.036,24 TL hasar onarım bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ikame edilen davada yetkili mahkemenin Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde davalının meydana gelen kazada kusurunu ikrar ettiği iddiasının yer aldığını, ancak böyle bir durumun mevzu bahis olmadığını, davalının kazanın vermiş olduğu kaygı ve heyecan ile kaza tespit tutanağı düzenlenirken gerekli tutumu sergileyemediğini ve çekicinin orada bulunmaması gerektiği bilgisini kaza tespit tutanağına geçirtemediğini, tutulan kaza tespit tutanağının kazanın oluş şeklini doğru bir şekilde göstermediğini, gerekli nitelikleri haiz olmayan kaza tespit tutanağında yazılı olan ihlallere itibar edilmemesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına kazanın oluş şeklinin gerçeğe uygun bir şekilde geçirilmediği değerlendirmesinin ekspertiz raporunda da bulunduğunu, dosya kapsamında bulunan 05.12.2023 tarihli Trafik Sigortası Ekspertiz Raporunda "Kaza anlaşmalı tutanaklı 2 araçlı kazadır. Tutanakta sigortalı vasıtanın geri geri gelerek arkasında park halinde bulunan araca ön kısımdan çarptığı belirtilmiştir.
Gönderilen olay yeri resimlerinde sigortalı kantarın rampa kısmında durmaktadır. Sigortalı geri geri çarpacak olsa idi daha hızlı çarpıp daha fazla zarar vermesi gerekir idi. Olay yerini gösteren kamera görüntüsü talep edildi ancak kayıt bulunmadığı iletildi. Tutanak ile kazanın oluş şeklinin uyumsuz olduğu kanaatindeyiz bu nedenle araştırmaya alınmış araştırma neticesinde gerekli bilgi ve belgeler iletilmediğinden hasar ret edilmiştir." şeklinde bir değerlendirme yer aldığını, açıkça görüldüğü üzere tutanağın kazanın oluş şekline uygun tutulmadığını ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı aleyhine yazılan ihlale itibar edilmemesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere, atanan ekspertiz yapılan inceleme ve kontrollerde aracın sol ön ve yan kısımlarında ilgili kazadan bağımsız olarak, başka bir tarihte oluşan hasar onarımları olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, bunun üzerine hasarların ayrıştırılmış ve sol ön ve yan olarak ikiye ayrılmış olduğunu, ancak raporda da belirtildiği üzere karşı aracın kaza öncesinde hem sol ön hem de yan kısımlarında hasarlarının mevcut olduğunu, yani daha önce hasar almış her iki bölge için de onarım bedellerinin belirtilmesi ve bunun da davalıdan ve sigorta şirketinden talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira aracın her iki kısmında da kaza kaynaklı olmayan hasarların mevcut olduğunu ve davalı dava dosyasına konu kazadan kaynaklı olmayan bir hasar onarımını karşılamak zorunda olmadığını, dava değeri olarak istenen bedelin yer aldığı proforma fatura incelendiğinde yapılan onarımların aracın sol kısımlarına yönelik olduğu açıkça görüleceğini, zira dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere istenen bu onarımların davaya konu kazadan bağımsız, başka bir tarihte oluşan hasarlar olduğunu, bu hasarların davalıdan talep edilmesinin hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, bu hususlara ek olarak proforma faturaya itibar edilmemesi gerektiğini, zira proforma fatura niteliği itibari ile bir taslak yerine geçmekte olup yönlendirmeye açık olduğunu, bu sebeple dava dosyasında delil olarak itibar edilip hükme esas alınması sağlıklı ve hakkaniyetli olamayacağını, ayrıca hasarın kaza kaynaklı olduğunu ve davalının kusuru ile gerçekleştiğini kabul etmemekle birlikte davanın muhatabının davalı olmadığını, 17.05.2023 düzenleme tarihli sigorta poliçesinden anlaşıldığı üzere 16.08.2023 tarihli kazada davalının davalı sigorta şirketi sigortalısı olduğunu, dosyaya eklenen sigorta evraklarından poliçenin satış nedeniyle 12.09.2023 tarihinde iptal edildiğinin gözüktüğünü, tarihler incelendiğinde kaza tarihinde davalının davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunun açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep konusu, poliçe gereği sigorta şirketinin yasal sorumluluğunda olup davalı taraf sıfatını haiz olmadığını, davalıdan haksız olarak talep edilen hasar onarım bedelleri konulu işbu davanın reddi gerektiğini, zira davalı kendi kusuru ile sebebiyet vermediği kazadan sorumlu tutulamayacağı gibi kaza kaynaklı olmayan başka bir tarihte meydana gelen hasarların davalıdan talep edilmesinin kötü niyetlilik olup TMK temel ilkelerinden olan iyi niyet kuralına aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu sebeplerde davanın öncelikle yetkili Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, açılan hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. 18/06/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar ile davalı ... vekilinin yetki itirazının dava konusu haksız fiilin meydana geldiği yer itibariyle Mahkememizin yetkili mahkeme olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Tramer kayıtları, kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 16.08.2023 tarihinde davalı ...'ın adına kayıtlı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının adına kayıtlı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde dava konusu kazanın meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile 18.05.2023-18.05.2024 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği,
Mahkememizce adli trafik ve otomotiv uzmanı bilirkişi ile sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j maddesi hükmü gereği kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı adına kayıtlı aracın trafik kurallarına uygun şekilde park halinde olduğu sırada karıştığı kazada etken olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta yedek parça ve işçilik maliyeti olmak üzere KDV dahil toplam 57.036,24 TL hasar bedeli hesaplandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kazada poliçe limiti dahilinde hasar bedelinden sorumlu olduğu, hasar edelinin poliçesi teminat limiti dahilinde olduğu, bilirkişi raporunun açık, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek değer arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜ ile; 57.036,24 TL hasar bedeli alacağının davalı ... yönünden 16.08.2023 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 02/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.896,14 TL ilam harcından 974,04 TL peşin harcın mahsubu ile 2.922,10 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından davada sarf edilen 1.401,64 TL harç, 184,00 TL posta gideri, 65,00 TL tebligat gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.650,64 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
7.Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)